<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>Siyaset</title>
         <link>https://www.yerelpolitika.com/siyaset-haberleri/</link>
         <description>En güncel {kategoribaslik} Haberleri.Son dakika {kategoribaslik} haberlerini buradan takip edebilirsiniz. En son {kategoribaslik} haberleri anında burada.</description><item>
			<title><![CDATA[Gümrükçü yeni il yönetimiyle Atatürk Anıt'ına çelenk bıraktı ]]></title>
			<description><![CDATA[Yeni İl Yöenetimi ile Atatürk Anıtı'na çelenk bırakan CHP'li Güç, “Bu kadro bu işi layıkıyla yapacak; İzmir’e yakışacak, İzmirli’ye yakışacak, Atatürk’e yakışacak bir kadro” dedi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP atanmış İl Başkanı Utku Gümrükçü, il yönetimi belli olduktan sonra Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk heykeline çelenk bıraktı. Çelenk sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Gümrükçü, CHP eski İl Başkanı Çağatay Güç’ün CHP Grubuna Meclis'e başkanlık etmesine tepki göstererek, “Çağatay Bey, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında herhangi bir çalışmaya başkanlık yapamaz. Kendisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin yetkilisi değildir. Üyelik görevleri askıya alınmıştır” dedi.
 
“Önce ideolojik sonra örgütsel mücadele edeceğiz” 

CHP içinde mücadeleye devam edeceklerini ifade eden Gümrükçü, “Cumhuriyet Halk Partisi, 102 yıllık tarihiyle geçmişten gelen ve geleceğe uzanan bir ulu çınar. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yeni görevlendirilen İzmir İl Yönetimi bu süreçte çok güzel çalışmalar yapacak. Çok başarılı işlerin altına imza atacak. Ama öncelikle hep birlikte görevimiz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin aleyhine hareket eden arkadaşlarla içeride önce ideolojik, sonra örgütsel mücadele yürütmek. Biz Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişinden geliyoruz. Ben burada belki 5., belki 6. Çelenk koyma törenine katılıyorum ama ilk defa il başkanı olarak bulunuyorum. Şu anki yönetim, son 25 yılın parti tarihinin içinden gelmiş isimlerden oluşuyor. Ben 21 yaşında 2003 yılında İl Yönetim Kurulu üyesi seçilmiştim, çarşaf listeyle. 
Buradaki arkadaşların tamamı tabandan gelen, partide emeği olan, alın teri olan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinde belirli kesimleri, grupları, tabanı temsil eden parti emekçileri ve çok büyük bir tecrübe barındırıyorlar içlerinde. Zaten en küçük bir eleştiri olmamasından yönetimin kadrosunun güçlü olmasını anlarsınız. Yakın zamanda partide aktif görev almış, adını vermeyeyim, bir arkadaşa denk geldim. Cumhuriyet Halk Partisi ailesinin çatısı altında kalmaya devam edeceğini düşündüğümüz bir arkadaş, “Şampiyonlar Ligi, A takımı” diye nitelendirdi. Bu kadro sahayı biliyor. Bu kadro ekip çalışmasını biliyor. Bu kadronun kendi ilçesinde, kendi mahallesinde, kendi çevresinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne katkısı olduğunu da bütün İzmir biliyor. Bu kadroyla biz CHP çatısı altında kalan, kalacak olan, altı oka inanan, Mustafa Kemal Atatürk’e devrimlerine inanan, Cumhuriyeti yaşatmak için Cumhuriyet Halk Partisi’nin korunması gerektiğine inanan bütün partili arkadaşlarımızla birlikte yürüyeceğiz” dedi. 

“Atatürk’e yakışacak bir kadro”
 
Gümrükçü, “Onlar arasında yapacağımız ayrımın tek gerekçesi partiye sadakatleri olacak. CHP’ye sadakati olan herkes, her arkadaşımız bizim yol arkadaşımız. Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılan her arkadaşımız da bizim siyasi rakibimiz olacak. Biz partinin birliğini, bütünlüğünü sağlamakla görevliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin geçmişini geleceğe taşımakla görevliyiz. Bu kadro bu işi layıkıyla yapacak; İzmir’e yakışacak, İzmirli’ye yakışacak, Atatürk’e yakışacak bir kadro. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum” diye konuştu. 

“İlçe başkalarını bekliyoruz”
 
Gümrükçü, “Önümüzdeki günlerde o işlere bakacağız.  Daha dün ilk toplantımızı yaptık. Bugün çelengimizi koyduk. Biraz hayırlı olsun talebi yüksek. Sivil toplum örgütlerinden geliyorsunuz zaten, bir aydır ben misafir kabul ediyorum. Yönetim atanınca hızlanacaktır ama şunu bekliyoruz mevcut ilçe örgütlerinden: partinin adabı gereği, bir yönetim göreve geldiğinde, bir üst yönetim göreve geldiğinde, ilçe örgütleri “ona hayırlı olsun” derler, yönetimlerini çiçeklerini alır gelirler, başarı dileklerini iletirler. Beklentimiz o yönde” diye konuştu. 

Güç’e cevap
 
CHP eski İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün Meclis’te CHP Grubuna başkanlık etmesi hakkında konuşan Gümrükçü, “Çağatay Bey, Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında herhangi bir çalışmaya başkanlık yapamaz. Kendisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin yetkilisi değildir. Üyelik görevleri askıya alınmıştır. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partili bile diyemeyiz şu an. Tabii ki durumuna partinin yetkili organları, Yüksek Disiplin Kurulu karar verecektir. O ayrı bir süreç, kişinin çalışmaları ayrı bir süreç. Yapılan toplantı grup toplantısı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi’nde grup toplantısının yerine ve saatine il başkanı karar verir. Ben öyle bir toplantı kararı almadım. Zaten gördüğüm kadarıyla da katılım da çok sınırlı oldu. Öyle estirdikleri rüzgar kadar bir şey yok. Şimdi bu konuları sonra konuşacağız. Bizim meclis üyelerimizle, ilçe örgütlerimizle, belediye başkanlarımızla bir problemimiz yok. Ama dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında kalanlarla... Ayrılırlarsa siyasi rekabet oluşur, o rekabette de durumuna şartlarına bakarız” değerlendirmesinde bulundu. 

Başarıra tepki 
 
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın kendisi hakkındaki ‘yarasa’ benzetmesine tepki gösteren Güç, “Kötü söz sahibine aittir. Yani bir partiliye, gençliğini 26 yılını Cumhuriyet Halk Partisi’ne vermiş bir kişiye partinin hangi kademesinde olsun böyle bir söz söylemek hiçbir Cumhuriyet Halk Partili’ye yakışmaz. Zannımca beyefendi de Cumhuriyet Halk Partisi üyesi değildir artık” diyerek sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/gumrukcu-yeni-il-yonetimiyle-ataturk-anit-ina-celenk-birakti-990.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/gumrukcu-yeni-il-yonetimiyle-ataturk-anit-ina-celenk-birakti-990.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/gumrukcu-yeni-il-yonetimiyle-ataturk-anit-ina-celenk-birakti-990-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/gumrukcu-yeni-il-yonetimiyle-ataturk-anit-ina-celenk-birakti-990.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/gumrukcu-yeni-il-yonetimiyle-ataturk-anit-ina-celenk-birakti/1609/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Jul 2026 11:26:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Seferihisar Başkanvekili ilk turda belli oldu: Yeni isim Gümüş ]]></title>
			<description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırılan İsmail Yetişkin’in yerine yapılan seçimi, CHP Grubu’nun adayı emekli asker Fuat Gümüş ilk turda kazandı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in, İçişleri Bakanlığı tarafından tutuklu yargılanması nedeniyle görevden uzaklaştırılmasının ardından boşalan makam için belediye meclisinde olağanüstü oturum ile başkanvekilliği seçimi gerçekleştirildi. Belediye Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca meclis salonunda toplanan heyeti, Belediye Meclisi 2. Başkanvekili Hüseyin Kocaer yönetti. Seçim süreci öncesinde, mecliste çoğunluğu elinde bulunduran Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grubu'nun adayı Fuat Gümüş olurken, Ak Partili Ümit Cingöz ve Zafer Partili Çağatay Rasim Çağır da aday olan diğer iki isim oldu. 

CHP adayını ön seçimle belirledi 

Adaylık öncesi CHP içerisinde yoğun bir kulis faaliyeti yürütüldü. Sabah saatlerinde parti grubunda gerçekleştirilen temayül ve ön seçimde büyük bir rekabet yaşandı. Toplam 6 adayın yer aldığı CHP içindeki ön seçimin ilk turunda en çok ayı alan adaylar, ikinci tur için bir kez daha yarıştı. İkinci turda Fuat Gümüş ile Ceren Türker Uykal arasında geçen yarışı, 9 oy alan emekli asker Fuat Gümüş kazandı. Sürpriz olarak değerlendirilen bu sonucun ardından Gümüş, CHP Grubu'nun resmi başkanvekili adayı olarak ilan edildi.

Seçim ilk turda bitti 

Grup içi aday belirleme sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Seferihisar Belediye Meclisi’ndeki resmi oylama safhasına geçildi. Oturumu yöneten Hüseyin Kocaer’in paylaştığı bilgilere göre, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Grubu resmi bir aday çıkarmadı. Ancak Ak Partili Ümit Cingöz aday oldu. Muhalefet kanadında başka aday olan isim ise Zafer Partisi Meclis Üyesi Çağatay Rasim Çağır olarak açıklandı.

Meclis üye tam sayısının katılımıyla gizli zarf usulüne göre gerçekleştirilen resmi seçimin ilk turunda toplam 23 oy kullanıldı. CHP Grubu'nun meclisteki matematiksel üstünlüğü ve firesiz hareket etmesiyle sandıktan çıkan sonuçlar ilk turda netleşti. Kullanılan oyların 17'sini almayı başaran CHP’nin adayı Fuat Gümüş, yasanın aradığı nitelikli çoğunluğu ilk turda yakalayarak Seferihisar Belediyesi’nin yeni başkanvekili seçildi. Diğer adaylardan Zafer Partili Çağatay Rasim Çağır 1 oy alırken, resmi aday çıkarmayan AK Parti Grubu’ndan Ümit Cingöz’e ise sandıktan sürpriz 1 oy çıktı. Geriye kalan 4 oy ise meclis üyeleri tarafından boş olarak tescil edildi.

Gümüş, Seferihisar'ın başkanvekili oldu

İlk turda seçimi kazanan Fuat Gümüş, sonuçların ilan edilmesinin ardından tebrikleri kabul etti. Kısa bir teşekkür konuşması yapan Gümüş, idari ve hukuki süreç nedeniyle yaşanan bu olağanüstü dönemi Seferihisar halkına hizmet bilinciyle, şeffaf ve tüm partilerle uyum içerisinde yürüteceklerini vurguladı. Siyasi parti temsilcilerinin de yeni başkanvekiline başarı dileklerini ilettiği meclis oturumu, sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/seferihisar-baskanvekili-ilk-turda-belli-oldu-yeni-isim-gumus-5534.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/seferihisar-baskanvekili-ilk-turda-belli-oldu-yeni-isim-gumus-5534.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/seferihisar-baskanvekili-ilk-turda-belli-oldu-yeni-isim-gumus-5534-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/seferihisar-baskanvekili-ilk-turda-belli-oldu-yeni-isim-gumus-5534.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/seferihisar-baskanvekili-ilk-turda-belli-oldu-yeni-isim-gumus/1556/</link>
			<pubDate>Mon, 06 Jul 2026 11:17:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’den milli güvenlik gündemine ilişkin kapsamlı değerlendirme]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Seçilmiş İzmir İl Başkanlığı'nda düzenlenen aylık milli güvenlik bilgilendirme toplantısında, Türkiye'nin savunma politikaları, dış politika gelişmeleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Toplantının açılışında, Balyoz davası sürecinde yaşamını yitiren Amiral Cem Aziz Çakmak başta olmak üzere hayatını kaybeden askeri personel anıldı. Açıklamada, milli güvenlik alanındaki sorunların takip edilmeye devam edileceği vurgulandı.

CHP, açıklamasında askeri sağlık sisteminin yeniden yapılandırılması, askeri eğitimde yaşanan gerileme, personel temin ve terfi süreçlerinde liyakatin esas alınması, hava savunma sistemlerinin güçlendirilmesi, savunma sanayisindeki yapısal sorunların giderilmesi ve emekli askeri personelin özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirtti.

Açıklamada ayrıca, NATO Zirvesi öncesinde Türkiye'nin ittifak içindeki rolüne ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Türkiye'nin NATO yükümlülüklerini yerine getirirken egemenlik hakları, Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Karadeniz'deki denge, Kıbrıs Türklerinin hakları ile Ege ve Doğu Akdeniz'deki milli menfaatlerinden taviz vermemesi gerektiği ifade edildi.

Karadeniz'de ticaret gemilerine yönelik insansız hava aracı saldırılarının güvenlik açısından risk oluşturduğu belirtilen açıklamada, Türkiye bağlantılı gemilerin güvenliği için diplomatik girişimlerin artırılması ve caydırıcı tedbirlerin güçlendirilmesi çağrısı yapıldı. Karadeniz kıyılarına düşen kontrol dışı insansız hava araçlarının da yeni nesil tehditlerin boyutunu ortaya koyduğu değerlendirmesi yapıldı.

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs başlıklarında ise Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin temel alınmadığı hiçbir çözüm modelinin kabul edilemeyeceği ifade edilirken, bölgedeki enerji ve ulaştırma projelerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik ve askeri boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Suriye'deki güvenlik ortamına da değinilen açıklamada, ülkede istikrarın sağlanabilmesi için silahlı yapıların devlet çatısı altında bütünleştirilmesinin önem taşıdığı kaydedildi. İran ile ABD arasındaki ilişkilerde ise kısa vadede çatışma riskinin azaldığı ancak nükleer program ve yaptırımlar başta olmak üzere temel anlaşmazlıkların sürdüğü ifade edildi.

Savunma sanayisine ilişkin değerlendirmelerde, yeni platform üretiminin yanı sıra harekât ihtiyaçlarına uygun konsept geliştirilmesinin önemine dikkat çekildi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin nakliye uçağı, deniz helikopteri ve TCG Anadolu için uygun nakliye helikopteri ihtiyacının öncelikli olduğu belirtilirken, milli hava savunma sistemlerinin geliştirilmesine yönelik yatırımların artırılması gerektiği vurgulandı.

Muharip hava gücünün güçlendirilmesi kapsamında KAAN projesinin hızlandırılması, EF-2000 Typhoon tedariki, F-16 ÖZGÜR modernizasyonu ve insansız muharip hava araçlarının envantere alınmasının öncelikli hedefler arasında yer alması gerektiği ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, askeri sağlık sisteminin yeniden kurulmasının önemine dikkat çekilerek, NATO üyesi ülkeler arasında askeri sağlık sistemi bulunmayan tek ülkenin Türkiye olduğu görüşü dile getirildi. Şehit aileleri ve gazilerin sorunlarının çözümü ile muvazzaf ve emekli askeri personelin ekonomik ve özlük haklarının iyileştirilmesi çağrısında bulunuldu.

Toplantıda, milli güvenlik politikalarının şeffaflık, liyakat ve kurumsal planlama anlayışıyla yürütülmesi gerektiği vurgulanırken, kamuoyunun yakından takip ettiği savunma ve güvenlik konularında çözüm odaklı yaklaşım çağrısı yapıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/chp-den-milli-guvenlik-gundemine-iliskin-kapsamli-degerlendirme-3403.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/chp-den-milli-guvenlik-gundemine-iliskin-kapsamli-degerlendirme-3403.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/chp-den-milli-guvenlik-gundemine-iliskin-kapsamli-degerlendirme-3403-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/07/chp-den-milli-guvenlik-gundemine-iliskin-kapsamli-degerlendirme-3403.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-den-milli-guvenlik-gundemine-iliskin-kapsamli-degerlendirme/1553/</link>
			<pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:35:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir'de İmar ve Rüşvet Depremi: Balçova ve Seferihisar Belediye Başkanları Gözaltında]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir'de Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, annesi Meryem Yiğit ve Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 24 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İmar usulsüzlükleri iddialarıyla 25 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, bir belediye başkan yardımcısının makam odasında ruhsatsız silah ve şüphelilerin adreslerinde yüklü miktarda döviz ele geçirildi.İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında, inşaat ve imar konularındaki usulsüzlük iddialarına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonun en dikkat çeken isimlerinden biri Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit oldu. Emniyet güçlerinin eş zamanlı baskınlarında Başkan Onur Yiğit ile birlikte, annesi ve Medifema Hastanesi Yönetim Kurulu Üyesi Meryem Yiğit de yakalanarak gözaltına alındı.

İmar İşlemlerinde Rüşvet Ağı İddiası

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordine ettiği soruşturmada, belediye görevlileri ve müteahhitlerin imar ve inşaat konularında usulsüzlük yaptıkları öne sürüldü. Şüphelilerin, söz konusu işlemler karşılığında elden ve banka hesapları üzerinden rüşvet alışverişinde bulundukları tespit edildi. Soruşturma dosyasında Onur Yiğit'in yanı sıra; Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Seferihisar Belediye Başkan Yardımcıları İnanç Karabulut ve Nuriye Hepterlikçi, İzmir Büyükşehir Meclis Üyesi Doğuş Bayır ile çok sayıda belediye çalışanı, yapı denetim firması yetkilisi ve müteahhit yer aldı.

Seçim Öncesi Milletvekiline Para Transferi İddiası

Mali suçlar kapsamında incelenen dosyada siyasi finansman hareketleri de rapora yansıdı. İddialara göre, şüpheli konumundaki belediye başkan adayları ve birinci derece yakınlarının, 31 Mart 2024 yerel seçimleri öncesinde sistemli bir şekilde 28. Dönem Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’ya para gönderdikleri saptandı.

Makam Odasından Ruhsatsız Silah Çıktı

Hakkında yakalama kararı verilen 26 şüpheliden 24'ü emniyet güçlerince gözaltına alınırken, şüphelilerin adreslerinde ve iş yerlerinde yapılan aramalarda suç delillerine el konuldu. Seferihisar Belediye Başkan Yardımcısı İnanç Karabulut’un belediye binasındaki makam odasında ve şüphelilerden Mustafa Durak’ın evinde birer adet ruhsatsız tabanca bulundu. Aramalarda ayrıca 21 bin 395 sterlin ve incelenmek üzere çok sayıda dijital materyal ele geçirildi.

İki Şüpheli Aranıyor

Operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı bulunan işletme sahibi Akın Emre İldeniz ve gayrimenkul firması sahibi Kutlay Gözübatık'ın firari olduğu, yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Dosyada adı geçen yapı denetim firması sahibi Turgut Safyürek'in ise operasyondan önce, 15 Haziran 2026 tarihinde yurt dışına çıktığı belirlendi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-de-imar-ve-rusvet-depremi-balcova-ve-seferihisar-belediye-baskanlari-gozaltinda-2841.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-de-imar-ve-rusvet-depremi-balcova-ve-seferihisar-belediye-baskanlari-gozaltinda-2841.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-de-imar-ve-rusvet-depremi-balcova-ve-seferihisar-belediye-baskanlari-gozaltinda-2841-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-de-imar-ve-rusvet-depremi-balcova-ve-seferihisar-belediye-baskanlari-gozaltinda-2841.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/izmir-de-imar-ve-rusvet-depremi-balcova-ve-seferihisar-belediye-baskanlari-gozaltinda/1517/</link>
			<pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:45:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Önce ofis dedi, sonra 'çay içer göndeririz' çıkışını yaptı: Başkan Güç'ün tutarsızlığı!]]></title>
			<description><![CDATA[Şimdilerde mutlak butlan kararıyla çalkalanan CHP'nin İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, aynı konuyla ilgili bir haftada iki farklı açıklama yaparak partilerin de kamuoyunun da kafasını karıştırdı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin yargı sürecinde dönüm noktası 21 Mayıs 2026 tarihinde yaşanmıştı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı kaldırarak kurultayın "mutlak butlan" nedeniyle hükümsüz olduğuna hükmetmişti. Aynı kararda kurultay öncesindeki parti yönetimine dönülmesi yönünde bir karar daha veren mahkeme, genel başkanlığa Kemal Kılıçdaroğlu'nu getirmişti. Bu karar sonrası parti içi tartışmaların yaşandığı dönemde peş peşe iki farklı açıklama yapan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün süreç karşısında alacağı tavır da kafaları karıştırdı.

Önce 'yeni parti' dedi

Geçtiğimiz günlerde Bornova'da ilçe yöneticileri ve üyeleriyle bir araya gelen Çağatay Güç, katılmış olduğu toplantıda "yeni partiye" geçeceğine ilişkin sinyaller vermiş, yeni partinin binası için ofis baktığını, hatta yerin hazır olduğunu ifade etmişti. Toplantı sonrası kendisine sorulan "ofis" sorularını yanıtsız bırakan Güç, dün gerçekleştirdiği toplantı sonrası tam tersi bir açıklama yaptı.

Toplantı sonrası 'çay içer göndeririz' dedi

İki gün içerisinde peş peşe toplantılar gerçekleştiren Güç'ün, ilk toplantıyı yaptığı yönetim kuruluna "görevden alınmasını beklediğini, alınması halinde tutulan yeni ofisten çalışmaları sürdüreceğini" bildirdiği iddia edildi. Ardından ilçe başkanlarıyla toplantı yapan Güç'ün, ilçe başkanlarına "istifa etmeyeceğiz, görevimizin başındayız" dediği de gelen kulis bilgileri arasında yer aldı. İlçe başkanlarının "ofis" sorusuna "ofis tutmadık" yanıtını veren Güç, toplantı sonrası basına ise şu ifadeleri kullandı:

"Burada biri çıkıp da 'Ben atandım, il başkanıyım' diyerek gelirse, çayımızı içer ve gider. Biz seçilmiş il ve ilçe başkanları olarak görevimizin başındayız. Öyle bir kişinin gelip de 'Kapıları açın, ben göreve geldim' deme şansı yok. Böyle bir durumda kendisini misafir eder, çayını ikram eder ve uğurlarız."

Güç'ün peş peşe birbirinden farklı bir yol çizdiği iddiaları ise hem örgütte hem de kamuoyunda kafaları karıştırdı.

Benzer bir süreci genel merkez yaşamıştı

Öte yandan benzer bir belirsizlik, mahkeme kararına kadar CHP Genel Merkezi'nde de yaşanmıştı. Önce "mutlak butlan çıkmaz" diyen Özgür Özel, kararın çıkmasının ardından "sonuna kadar direneceğiz" açıklamasını yapmıştı. Ancak kararın hemen ardından "grup başkanı" seçilme hamlesi, parti kulislerinde "kararı tanımış oldu" şeklinde yorumlanmıştı. Güç'ün yedek bir ofis tuttuğuna ilişkin iddialar da benzer şekilde yorumlanmaya başlandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/once-ofis-dedi-sonra-cay-icer-gondeririz-cikisini-yapti-baskan-guc-un-tutarsizligi-2553.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/once-ofis-dedi-sonra-cay-icer-gondeririz-cikisini-yapti-baskan-guc-un-tutarsizligi-2553.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/once-ofis-dedi-sonra-cay-icer-gondeririz-cikisini-yapti-baskan-guc-un-tutarsizligi-2553-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/once-ofis-dedi-sonra-cay-icer-gondeririz-cikisini-yapti-baskan-guc-un-tutarsizligi-2553.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/once-ofis-dedi-sonra-cay-icer-gondeririz-cikisini-yapti-baskan-guc-un-tutarsizligi/1489/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:46:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tacettin Bayır'dan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'e Sert Uyarı: "Siyasi Acemiliğinin Kurbanı Oldu, Tek Çözüm Kurultay"]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir eski Milletvekili ve İl eski Başkanı Tacettin Bayır, partisi içinde yaşanan hukuki ve siyasi krizin İzmir yansımalarını değerlendirdi. İz TV'de yayınlanan "Manşet Var" programına konuk olan Bayır, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç'ün eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sert açıklamalarını eleştirerek, partideki mevcut krizin aşılması için ivedilikle kurultaya gidilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA["Kişisel Düşüncenle 200 Bin CHP Üyesini Bağlayamazsın"
İl Başkanı Çağatay Güç’ün yaptığı açıklamaların üslubuna dikkat çeken Bayır, bu uyarıları Güç'ün kendisine de bizzat ilettiğini ifade etti. İl başkanlığı makamının sorumluluklarına değinen Bayır, şunları söyledi:

"Kendisine çıkışının ve ifadelerinin Çağatay Güç olarak kalabileceğini söyledim. Ama sen şu anda CHP İzmir İl Başkanısın. Ağzından çıkan kelimeler İzmir'deki 200 bin CHP üyesini bağlar. Gazeteci sorduğunda, 'Buna Çağatay Güç olarak mı, İl Başkanı olarak mı cevap vereyim?' demelisin. Geçmişte 13 yıl genel başkanlık yapmış, kurultayda defalarca seçim kazanmış bir insana o şekilde konuşamazsın. İl başkanı o kentin babasıdır, kucaklayanıdır; tüm üyelere eşit mesafede ve saygılı olmalıdır."

"Göstermelik Sandıkla Gelen İl Başkanı Hata Yapar"
Çağatay Güç'ün açıklamalarındaki sertliğin altında "siyasi acemilik" yattığını savunan Bayır, mevcut il başkanlığı seçim sistemini de topa tuttu. Atama usulüyle yapılan kongreleri eleştiren Bayır, "Genel Merkez bir kağıda yazıyor, 'Bu adam il başkanı olacak' diyor. Göstermelik sandık koyuyorlar. Başka aday çıkmaya kalkarsa Genel Merkez müsaade etmiyor diye engelliyorlar. Böyle il başkanı seçilmez. Çağatay Güç'ün şanssızlığı, ilk defa Genel Merkez tarafından işaret edilmesi ve geçmişte bir parti görevi deneyimi olmamasıdır. O zaman bu hatalara düşmezdi" ifadelerini kullandı.

"Ancak Aksaçlı, Abi Formülü Olursa Görevden Kaçmam"
Kamuoyunda Çağatay Güç'ün görevden alınacağı ve yerine yeni bir ismin atanacağı yönündeki kulis bilgilerini de değerlendiren Bayır, olası bir teklif durumunda kendi tavrının ne olacağını açıkladı. Mevcut bir il başkanı varken bu tür konuların tartışılmasını doğru bulmadığını belirten tecrübeli siyasetçi, "Sanki İzmir'de yetişmiş eleman yokmuş gibi geçmişte bu görevi yapmış birinin tekrar talip olması diğer partililere haksızlıktır. Ancak çok büyük bir çıkmaz olur, 4 isim arasında karar verilemez ve herkesin üzerinde uzlaşacağı 'bir abi, bir aksaçlı' aranırsa, böyle bir görevlendirmeye hayır diyemeyiz" dedi.

"Yasa Mevcut Genel Başkanı Tanıyor, Tek Çare Kurultay"
CHP içindeki "mutlak butlan" süreci ve art arda gelen Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) sevklerine de değinen Bayır, hukuki tablonun Kemal Kılıçdaroğlu'ndan yana işlediğine dikkat çekti.

Bayır, TBMM'nin mevcut yönetimin aldığı kararları tanıdığını ve grup başkanvekillerinin Meclis sitesinden düşürüldüğünü hatırlatarak yaklaşan tehlikeye şu sözlerle işaret etti:
"Durum gösteriyor ki yasal olarak yetkiyi şu anki mevcut başkan Kemal Kılıçdaroğlu kullanabiliyor ve bunu Meclis de tanıdı. Bundan sonra milletvekilliği düşürülmesinden tutun, bazı büyükşehir belediye başkanlarının disipline verilmesine kadar süreç işleyebilir. Ancak bu sıkıntılar bu şekilde aşılamaz. Bana göre yapılması gereken şey; seçime girme hakkını kaybetmeyecek tarihi geçirmeden, partinin en hızlı biçimde bir kurultaya gitmesidir."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/tacettin-bayir-dan-izmir-il-baskani-cagatay-guc-e-sert-uyari-siyasi-acemiliginin-kurbani-oldu-tek-cozum-kurultay-680.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/tacettin-bayir-dan-izmir-il-baskani-cagatay-guc-e-sert-uyari-siyasi-acemiliginin-kurbani-oldu-tek-cozum-kurultay-680.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/tacettin-bayir-dan-izmir-il-baskani-cagatay-guc-e-sert-uyari-siyasi-acemiliginin-kurbani-oldu-tek-cozum-kurultay-680-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/tacettin-bayir-dan-izmir-il-baskani-cagatay-guc-e-sert-uyari-siyasi-acemiliginin-kurbani-oldu-tek-cozum-kurultay-680.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/tacettin-bayir-dan-izmir-il-baskani-cagatay-guc-e-sert-uyari-siyasi-acemiliginin-kurbani-oldu-tek-cozum-kurultay/1488/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 14:01:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Eski Milletvekili Tacettin Bayır: "CHP’deki Süreç Gerçek Gündemi Perdeliyor, Çözüm Kurultay"]]></title>
			<description><![CDATA[CHP İzmir eski Milletvekili ve İl eski Başkanı Tacettin Bayır, katıldığı televizyon programında parti içinde yaşanan "mutlak butlan" davası, yeni parti kurma iddiaları, İzmir il başkanlığı kulisleri ve yerel yönetimlere yönelik operasyonlar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Sürecin ekonomik gündemi gölgelediğini belirten Bayır, yaşanan inatlaşmaların partiye ve cumhurbaşkanlığı seçimine zarar vereceğini ifade ederek ivedi bir kurultay ve ön seçim çağrısında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA["Gerçek Gündem Halkın Önünden Kaçırılıyor"
İz TV’de yayınlanan "Manşet Var" programında konuşan Tacettin Bayır, CHP bünyesinde devam eden "mutlak butlan" davası ve hukuki tartışmaların yapay bir algı süreci olduğunu savundu. Yapılan işlemlerin büyük bölümünün hukuki değil siyasi olduğunu ileri süren Bayır, "Türkiye'deki gerçek gündem halkın önünden kaçırılmış durumda. Türkiye'deki işsizlik, ekonomik anlamda mutfaktaki yangın, hayat pahalılığı, Türk parasının alım gücünün azalması, enflasyon gibi asıl halkın meselesi olan meseleleri medyanın önünden çekip aldılar" dedi.

"1994 Senaryosu Yeniden Sahnelenmek İsteniyor"
Muhalefetin bölünmesi amacıyla geçmişteki yerel seçim senaryolarının yeniden devreye sokulduğunu iddia eden Bayır, 1994 yerel seçimlerinde sosyal demokrat partilerin ayrı ayrı seçime girmesi nedeniyle İstanbul ve Ankara'nın kaybedildiğini hatırlattı. Güncel süreçte de benzer bir parçalama stratejisinin izlendiğini öne süren Bayır, "Adaylar üzerinden yarıştırarak Mansurcular, İmamoğlucular diye ikiye bölmek; eski genel başkana yetki verilmesiyle mevcut yönetim arasında inatlaşma yaratmak ve partiyi karpuz gibi ikiye bölmek istiyorlar. Böylelikle bu ayrışmadan yeni bir parti doğsun ve iki ayrı sol parti olarak seçime gidilsin hesabı yapılıyor" ifadelerini kullandı.

"Yeni Parti Kurma Fikri Gözden Geçirilmeli"
Genel Başkan Özgür Özel’in yeni parti kurulabileceğine yönelik basına yansıyan açıklamalarına değinen Bayır, bu adımın partiye büyük zarar vereceğini ve seçimlerin kaybedilmesine yol açacağını belirtti. 103 yıllık parti çınarından kolay kopuşlar olmayacağını vurgulayan Bayır, "Bu fikrini, yeni parti kurma fikrini Sayın Özgür Özel'in gözden geçirmesini tavsiye ederim" diyerek taraflara birleştirici olma çağrısında bulundu.

"İzmir İl Başkanlığı Atama Yöntemiyle Olmamalı"
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün süreçteki sert açıklamalarını ve üslubunu eleştiren Bayır, il başkanlarının kentteki tüm üyeleri bağlayıcı bir sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini söyledi. İl başkanlığı seçim yöntemlerine de eleştiri getiren Bayır, "Genel Merkez yazıyor bir kağıda, bu adam İzmir İl Başkanı olacak diye. Göstermelik sandık koyuyorlar. Başka aday çıkmaya kalkarsa engelleniyor, tek adayla kongreye gidiliyor. Çağatay Güç'ün de şanssızlığı ilk defa Genel Merkez tarafından işaret edilmesi ve siyasi acemiliğidir" dedi. Kendisine yönelik olası bir il başkanlığı teklifi iddialarına ise mevcut bir başkan varken bunu tartışmayı doğru bulmadığını, ancak çok büyük bir kriz anında "abi" veya "aksaçlı" formülüyle ortak karar çıkması durumunda göreve hayır diyemeyeceğini belirtti.

"Operasyonlar Sandıkta Kazanılamayan Yerleri Hedef Alıyor"
İzmir'deki Güzelbahçe ve Buca belediyelerine yönelik gerçekleştirilen operasyonları ve tutuklama süreçlerini değerlendiren Bayır, yargı sisteminin işleyiş biçimini eleştirdi. Suçluluğu kanıtlanana kadar kişilerin suçsuz sayılması ilkesinin ihlal edildiğini savunan Bayır, gizli tanık beyanlarıyla uzun süreli tutukluluklar yaşandığını ifade etti. İktidar partisinin sandıkta kazanamadığı yerleri meclis üyesi transferleri ve hukuki süreçlerle ele geçirme stratejisi yürüttüğünü iddia eden Bayır, CHP’nin İzmir’de eriyen bir oy grafiği olduğunu, bunun panzehirinin ise adayların ön seçim sandığıyla doğrudan örgüte sorularak belirlenmesi olduğunu vurguladı.

"Siyasete Bu Kadar Zaman Ayırmazdım"
Aktif siyasi yaşamının bundan sonraki döneminde unvan talebi olmadan "abi" ve denge unsuru olarak danışmanlık rolüyle devam edeceğini kaydeden Bayır, geçmişe dönmesi halinde siyasete bu kadar zaman ayırmayacağını dile getirdi. 8 yıllık milletvekilliği döneminde maaşına dokunmayarak kız çocuklarına burs olarak dağıttığını belirten Bayır, siyasi faaliyetleri nedeniyle 47 yıllık aile şirketinde ticari kayıplar yaşadığını ve büyük hayal kırıklıklarıyla karşılaştığını sözlerine ekledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/eski-milletvekili-tacettin-bayir-chp-deki-surec-gercek-gundemi-perdeliyor-cozum-kurultay-6677.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/eski-milletvekili-tacettin-bayir-chp-deki-surec-gercek-gundemi-perdeliyor-cozum-kurultay-6677.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/eski-milletvekili-tacettin-bayir-chp-deki-surec-gercek-gundemi-perdeliyor-cozum-kurultay-6677-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/eski-milletvekili-tacettin-bayir-chp-deki-surec-gercek-gundemi-perdeliyor-cozum-kurultay-6677.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/eski-milletvekili-tacettin-bayir-chp-deki-surec-gercek-gundemi-perdeliyor-cozum-kurultay/1487/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Jun 2026 13:55:32 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir Ekonomi Kulübü’nde Türkiye’nin NATO üyeliği, milli güvenliği ve jeopolitik geleceği masaya yatırıldı]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen “Ortak Gelecek İçin Ortak Akıl İle Vizyon Arayışları” toplantısının bu akşamki konuğu, 22. Dönem İzmir Milletvekili ve Türkiye Cumhuriyeti’nin önceki dönem Endonezya Büyükelçisi Dr. Zekeriya Akçam oldu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Dr. Akçam, “Milli Güvenliğin Ekonomik Boyutu: Türkiye’nin NATO Üyeliği” başlıklı kapsamlı sunumunda, milli güvenlik ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi, küresel güç dengelerinde yaşanan dönüşümleri, NATO’nun güncel rolünü, savunma harcamalarının ekonomik etkilerini ve Türkiye’nin değişen jeopolitik konumunu çok boyutlu bir perspektifle değerlendirdi.

İş dünyası, bürokrasi, akademi ve sivil toplum çevrelerinden çok sayıda davetlinin katıldığı toplantının açılış konuşmasını İzmir Ekonomi Kulübü Başkanı Dr. Sıddık Topaloğlu gerçekleştirdi. Programın moderatörlüğünü ise İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Attila Acar üstlendi.

Toplantıda ekonomik güç ile milli güvenlik politikaları arasındaki ilişki, Türkiye’nin NATO içindeki stratejik konumu, savunma sanayisindeki yapılanmanın anlamı, bölgesel ve küresel güvenlik riskleri, uluslararası askeri ittifakların ekonomik sonuçları ve Türkiye’nin dış politika tercihlerinin arka planı üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.

“NATO, Küresel Güç Mimarisi ve Türkiye’nin Stratejik Tercihi”

Toplantıda konuşan Dr. Zekeriya Akçam, NATO gibi bir askeri ittifaka dahil olma zarureti veya mecburiyetinintarihi kökenlerininbüyük güçlerin Osmanlı egemenliğindeki bölgeler üzerinde -özellikle Boğazlar ve Akdeniz bağlamında- hakimiyet mücadelesine giriştiği 1853-56 Kırım Savaşı’ndan itibaren başlatılması gerektiğine dikkat çekti. NATO’nunsadece bir ortaksavunma paktı olmadığını; aynı zamanda BM ve Vaşington kurumları olarak anılan (IMF, Dünya Bankası) ile küresel ticaret ve finansı yöneten bir düzenin ve ABD’de de askeri-endüstriyelkomplekse entegre bir yapılanmanın uzantısı olmasına dikkat çekti. Bu çatının aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen uluslararası sistemin ve ABD liderliğindeki küresel güç mimarisinin en önemli kurumsal araçlarından biri olduğunu ifade etti. NATO’nun ortaya çıkışınıtarihsel, jeopolitik ve jeo-ekonomik bir perspektifle değerlendiren Akçam, uluslararası siyasi sistemde imparatorlukların (Osmanlı, Avusturya-Macaristan gibi) tarih sahnesinden çekilmesi ve yeni güçlerin birer ulus-devletler olarak -Almanya, Japonya, ABD ve Sovyetler Birliği gibi- ortaya çıkışıyla birlikte barışı korumak için caydırıcılık oluşturmak maksadıyla askeri ittifakların, herhangi bir tek gücün bütün dünyaya hakimiyetini önlemek maksadı kurulduğunu belirtmiştir.

Türkiye’nin 18 Şubat 1952 tarihinde Yunanistan ile birlikte NATO’ya katılımını da bu konuyla birleştiren Dr. Akçam, bunun diplomatik bir tercihten öteye, dönemin uluslararası güç dengelerinin doğal bir sonucu olarak milli güvenlik endişelerini bertaraf etmek için yapıldığını belirtti. Devletlerin dış politika tercihlerini büyük ölçüde uluslararası sistemin siyasi yapısının belirlediğini ifade eden Akçam, Türkiye’nin NATO üyeliğinin de kendi tercihi bakımından bu bağlamda değerlendirilmesinin en isabetli yaklaşım olacağını söyledi. Yüksek politika alanı olarak adlandırılan savunma ve güvenlik alanında politika tercihlerini anlamak için Yapısal Gerçeklik veya Neo-realist teorinin yaklaşımlarını benimsemenin isabetli kararlar almakta kilit rol oynadığını ve politika yapıcıların da bu perspektiften hareket etmelerinin kendilerinin yanılgı payını en aza indireceğine inandığını vurgulamıştır.

Konuşmasında Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki dış politika anlayışına da değinen Akçam, uluslararası siyasi sistemin yapısının Mustafa Kemal Atatürk’ünçok taraflı, tarafsız, bağımsız, dengeli ve barış odaklı dış politika sürdürmesine fırsat tanıdığını ve bu tutumun Türkiye’nin hem bölgesel hem uluslararası konumunu güçlendirdiğini ifade etti. 1940’lı yılların savaş koşullarında Türkiye’nin ciddi ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını belirten Akçam, saldırı ihtimaline karşı nüfusunun neredeyse yüzde onunu silah altına almak zorunda kaldığını, bunun sonucu olarak üretimin düşmesiyle kıtlığın baş gösterdiğini ve sonunda varlık vergisine varan uç uygulamalara gitmek zorunda kaldığını belirtti. Diğer yandan Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’na fiilen katılmamasının kamu maliyesi ve bütçe dengeleri açısından krom başta olmak üzere ihracattan önemli avantajlar sağladığını belirten Akçam, savaş sonrasında ise ülkenin bu kez ekonomik kalkınma ve güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Savaş sırasında Hitler Almanyası’nın yarattığı tehdidin yerini savaş sonrasında Sovyet yayılmacılığı ve komünizm tehdidinin aldığını belirten Akçam, Türkiye’nin NATO üyeliğinin bu yeni uluslararası siyasi sistem içindeki dengelerin bir sonucu olduğunu dile getirdi.

Akçam, Türkiye’nin NATO’ya katılım kararının yalnızca askeri bir tercih değil, aynı zamanda dönemin güvenlik, ekonomi ve dış politika koşullarının şekillendirdiği stratejik bir zorunluluk olduğunu belirterek, bu sürecin yapısal gerçeklik (neorealizm) teorisi ışığında değerlendirilmesinin tarihsel gelişmelerin daha doğru anlaşılmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

“Yeni Küresel Riskler Karşısında NATO’nun Geleceği ve Türkiye’nin Stratejik Rolü”

Konuşmasının son bölümünde Dr. Zekeriya Akçam, uluslararası ilişkiler literatürünün temel kavramlarından biri olan “güvenlik ikilemi” ile ittifak politikasının temel dinamiklerine teşmil ederek, NATO gibi bir askeri ittifakta, ABD ile diğer müttefikleri arasındaki güç farkının iki-kutuplu dönemden sonra bir çeşit müttefiklik güvenlik ikilemi yarattığını ve her bir NATO müttefiğinin ABD karşısında bir çeşit terkedilme ve/veya tuzaklanma ikilemi yaşadığını, bu durumun NATO’nun devamlılığını ve zaruretini ortaya koyarken, zamanla ABD’nin dünya hakimiyetini kurarak uluslar arası siyasi sistemi tek-kutupluluğa dönüştürdüğü ifade etti. Bu yüzden NATO gibi kolektif bir savunma örgütünün yalnızca ortak tehditler nedeniyle değil, aynı zamanda üye ülkelerin karşılıklı güvenlik kaygıları nedeniyle de varlıklarını sürdürdüğünü ifade eden Akçam, Türkiye açısından Yunanistan ve İsrail örnekleri üzerinden bölgesel güvenlik dengelerini değerlendirdi. Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki gelişmeler ve İran meselesini gibi güncel örneklerin, uluslar arası siyasi sistemin yapısı olan ABD hakimiyetindeki tek-kutupluluğun artık sınırlarına gelindiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte NATO’nun işlevini yitireceğine yönelik beklentilerin gerçekleşmediğini vurgulayan Akçam, uluslararası ilişkilerde önemli ve belirleyici olan unsurun zenginlik değil güvenlik olduğunun bir kez daha anlaşıldığını vurgulamıştır. Liberal enternasyonalistlerin inandığı karşılıklı ekonomik bağımlılık ve demokratik barış teorilerinin uygulamada çökmesine örnek olarak Çin’in aynı zamanda askeri bir tehdit olarak yükselişini göstermiştir.Diğer yandan NATO üyesi ülkelerin uzun yıllar boyunca ekonomik kalkınma, demokratikleşme ve siyasi istikrar anlamında önemli mesafe kat ettiğini belirten Akçam, buna rağmen günümüzde düzensiz göç, uluslararası terörizmve bölgesel çatışmaların tarihin en uzun süren barış dönemine ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.

Bu nedenle NATO’nun gelecekte de uluslararası güvenlik mimarisinin en önemli unsurlarından biri olmaya devam edeceğini ifade eden Akçam, Türkiye’nin jeopolitik konumu, bölgesel etkisi ve güvenlik ihtiyaçları dikkate alındığında NATO üyeliğinin başka tercihler karşısında stratejik bir tercih olarak önemini koruduğunu vurguladı. Türkiye’nin hem kendi ulusal güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından ittifak içerisinde güçlü bir konumda bulunmasının büyük önem taşıdığını belirten Akçam, NATO üyeliğinin Türkiye’nin geleceği açısından da kritik bir güvenlik ve dış politika unsuru olmaya devam edeceğini ifade etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-ekonomi-kulubu-nde-turkiye-nin-nato-uyeligi-milli-guvenligi-ve-jeopolitik-gelecegi-masaya-yatirildi-4816.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-ekonomi-kulubu-nde-turkiye-nin-nato-uyeligi-milli-guvenligi-ve-jeopolitik-gelecegi-masaya-yatirildi-4816.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-ekonomi-kulubu-nde-turkiye-nin-nato-uyeligi-milli-guvenligi-ve-jeopolitik-gelecegi-masaya-yatirildi-4816-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/izmir-ekonomi-kulubu-nde-turkiye-nin-nato-uyeligi-milli-guvenligi-ve-jeopolitik-gelecegi-masaya-yatirildi-4816.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/izmir-ekonomi-kulubu-nde-turkiye-nin-nato-uyeligi-milli-guvenligi-ve-jeopolitik-gelecegi-masaya-yatirildi/1473/</link>
			<pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:34:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı'dan Başkan Tugay'a "Deniz Taksi" Eleştirisi]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ı, seçim döneminde vaat edilen ancak henüz hayata geçirilmeyen "Deniz Taksi" projesi üzerinden eleştirdi. Saygılı, projenin ilk 180 gün içinde faaliyete geçeceği sözünün verilmesine rağmen aradan geçen 798 günde somut bir adım atılmadığını ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın seçim vaatleri arasında yer alan projelerin durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Saygılı, İzmir ulaşımı için duyurulan ancak henüz başlatılmayan Deniz Taksi projesine dikkat çekti.

Başkan Tugay'ın adaylık sürecindeki vaatlerini hatırlatan Saygılı, "CHP belediyeciliğinde vaat var, icraat yok! İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, belediye başkan adaylığı döneminde ilk 180 gün içerisinde hayata geçireceğini duyurduğu Deniz Taksi projesini aradan geçen 798 güne rağmen hâlâ hayata geçiremedi." ifadelerini kullandı.

2020 Yılında da Aynı Söz Verilmişti

Cemil Tugay'ın ilçe belediye başkanlığı dönemini de hatırlatan Saygılı, söz konusu projenin Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde de gündeme getirildiğini belirtti.

Verilen sözlerin yerine getirilmediğini vurgulayan Saygılı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:


"Üstelik Sayın Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde de Şubat 2020’de yaptığı açıklamada Deniz Taksi uygulamasının aynı yılın Haziran ayında hizmete başlayacağını ilan etmişti. Aradan tam 6 yıl geçti. Ancak ortada ne Deniz Taksi var ne de verilen sözlerin gerçeğe dönüşmüş hali."

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/ak-parti-izmir-il-baskani-saygili-dan-baskan-tugay-a-deniz-taksi-elestirisi-4929.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/ak-parti-izmir-il-baskani-saygili-dan-baskan-tugay-a-deniz-taksi-elestirisi-4929.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/ak-parti-izmir-il-baskani-saygili-dan-baskan-tugay-a-deniz-taksi-elestirisi-4929-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/ak-parti-izmir-il-baskani-saygili-dan-baskan-tugay-a-deniz-taksi-elestirisi-4929.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/ak-parti-izmir-il-baskani-saygili-dan-baskan-tugay-a-deniz-taksi-elestirisi/1467/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:53:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP Grubu başladı: Kürsüde Özel var!]]></title>
			<description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında son gerginlik sebebi olan CHP Grup Toplantısı, saat 13.30 itibariyle başladı. Grup kürsüsüne ise, Özgür Özel çıktı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Yargı tarafından verilen mutlak butlan kararı sonrası yeniden genel başkanlığı makamına geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde Parti Sözcüsü Müslüm Sarı aracılığıyla bu hafta grupta kendisinin konuşacağını kamuoyuyla paylaşmıştı. Mutlak butlan kararı sonrası CHP Grubu tarafından Grup Başkanı seçilen Özgür Özel ise, bu hafta grup toplantısında konuşmayacak, Manisa Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Ferdi Zeyrek'in ölüm yıldönümü için Manisa'da olacaktı. Kılıçdaroğlu'nun grupta konuşma isteğinin ardından karar değiştiren Özel, grupta konuşma yapacak olan kişinin kendisi olduğunu açıklamıştı. Grup kürsüsüne kimin çıkacağına ilişkin tartışmalar dünden bugüne devam ederken, saat 13.30'da başlayan CHP Grubu, tartışmalara bir son verdi. CHP Grubu kürsüsüne Grup Başkanı Özgür Özel çıktı. 

 

Mansur Yavaş'tan çağrı geldi 

 

Grup toplantısına saatler kala bir çağrı yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın çağrı yaptığı isim CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu oldu. Yavaş, X üzerinden yaptığı çağrıda şu ifadeleri kullandı: 

 

"Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz. Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir. Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır."

 


Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz. Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir. Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır.


 

Kılıçdaroğlu, gruba saatler kala açıklama yaptı

Sabah saatlerinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) gelen Özgür Özel'in ardından herhangi bir gerilim yaşanmamasına ilişkin çağrı yapan Yavaş'a yanıt vererek, grup toplantısına saatler kala açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında değil, genel merkezde bir açıklama yapacağını iletti. Kılıçdaroğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

 

"Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum: Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız! Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum. Biz biriz ve birlikteyiz."

 


Mahkeme salonlarında da söyledim bugün buradan bir kez daha ilan ediyorum: Topyekün halk ayaklanması çığırtkanlığı yaparak bu partinin öz evlatlarını birbirine düşman etmek isteyenler bilsin ki; o kirli emellere asla geçit vermeyeceğiz! İç karışıklık yaratma çabaları, sadece dış müdahale heveslilerine zemin hazırlar. Biz bu oyunu bozarız! Şimdi kavga değil, omuz omuza durma vaktidir. Bütün yol arkadaşlarımı, bu köklü çınarın evlatlarını sükunete ve akla davet ediyorum. Gün, baba ocağına sahip çıkma günüdür! Tüm partililerimizi, ve yüreği bu ülke için çarpan her bir yurttaşımızı, saat 14.00’te omuz omuza bir grup toplantısı gerçekleştirmek üzere Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezimize, yani Baba Ocağımıza çağırıyorum. Biz biriz ve birlikteyiz.

Özel önce TBMM önünde konuştu  

 

TBMM Başkanlığı'nın kararıyla ziyaretçiye kapanan grup toplantısı öncesinde içeriye girmek isteyen partililere seslenen Özel, grup toplantısı öncesinde TBMM önünden şu ifadeleri kullanarak grup toplantısını izlemek için gelen partililerine seslendi: 

 

"Eğer siz olmasaydınız, baba ocağına bir pazar sabahı 07.00’de, partinin sokağından bile geçmemesi gereken, hepinizin gördüğü o tipler bugün de bu Meclis’in kapısına dayanacak, sanki Cumhuriyet Halk Partisi misafiriymiş gibi içeri sokulacaktı. Grup toplantısını provoke edecek, sabote edecek, gerekirse kaba kuvvetle ele geçirecek ve kürsüyü seçilmiş Genel Başkan’a değil, atanmış bir kararla gelen birisine vereceklerdi. Helal olsun size."

 

Kürsüye de Özel çıktı 

 

TBMM önünde gerçekleştirdiği açıklamasının ardından CHP Grubu adına konuşma yapan Özel, bu salı da kürsüye çıkan isim oldu. Özel, kürsüdeki açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 

 

"Değerli milletvekillerimiz, çok değerli konuklar bugün 13.30'da bu kürsüde kim olacak günlerdir bu tartışıldı, bu konuşuldu. Bugün burada konuşmayı kendi adıma bir zafer olarak görmüyorum. Ancak CHP'nin seçilmiş genel başkanının burada konuşması, Dikmen Kapısı önünde toplanan insanların, sizlerin demokrasi sevgisindendir. Biz seçene, seçilene saygılıyız. O nedenle bugün burada olanlar çok kıymetlidir. Vazgeçmemektir, teslim olmamaktır ve bencil bir duyguyla değil bütün ülkenin duygularıyla davranmanın zaferidir; hepinizi kutluyorum."

Açıklamalarına, "Bugün Ferdi Zeyrek'in ölüm yıldönümü. Ben geçen hafta, Ferdi'nin anması için Manisa'da olacağımı söylemiştim. Ancak bu açıklamanın ardından hemen bir açıklama yapıldı ve burada kürsüde konuşma yapacaklarını açıkladılar. Günlerce düşündüm peki buraya kim gelecekti, o genel merkezin kapısına gelenler gelecekti. Nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Milli irade burada tecelli eder" ifadeleriyle devam eden Özel, konuşmasını şu ifadelerle sürdürdü: 

 

"Anayasa ile yetkilerinin yağmalanmasına rağmen burası seçilmişlerin yeridir. Elinize aldığınız bayrağı bir kere bırakırsanız millet o bayrağı bir daha elinize vermez. En son Ferdi'nin sesi kulağıma geldi: 'Ağabey biz burayı hallederiz sen orada lazımsın' derdi. Ben bugün burada lazım olduğum için burada kaldım. O yüzden bu bir inatlaşma değil gereği budur. 3 yıl önce partimizde seçimi kazandık. Yüzde 25'lik cam tabandaydık ve yüzde 38'lere ulaştık. Hani CHP'nin iç işi diyorlar ya; CHP'nin iç işi falan değil kim karışır CHP'nin kurultayına. Son 4 kongreyi yok say, YSK'ya göre yok değil, ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın, bir asliye mahkemesini ikna edenin her şeyi yapabileceği bir duruma düşürdüler Türkiye'yi. İlk seçimde iktidarı alırlar, biz bu iktidarı veremeyiz, teslim edemeyiz, bütün mesele bu. Bunun üzerine oturuyor bu sistem."

 

Özel, 16 tapuyu hatırlattı 

 

Açıklamalarının devamında daha önce grup kürsüsünden açıkladığı ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'e ait olduğunu iddia etti 16 tapuyu hatırlatan Özel, şunları söyledi:

 

"16 tapuyu konuştuğumuz gün çıktı dedi: Muhittin Böcek çıkacak yakında ifade verecek. Ankara'daydım ve bunu ispatlayamadılar. Kendisi defalarca adaylık için para vermediğini açıkladı. En son Ferdi Zeyrek'e para verdim diye ifade verdi. Nasılsa ölmüş dediler. Partiyi lidersizleştiren bir hamle ile bu işi yapmaya çalıştılar."

 

Özel açıklamalarını CHP Grubu'nun kürsüsünden sürdürürken, Kılıçdaroğlu açıklama için CHP Genel Merkezi'ne geçti. Kılıçdaroğlu'nun açıklaması ise, saat 14.00 olarak duyuruldu. 

 

]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-grubu-basladi-kursude-ozel-var-2399.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-grubu-basladi-kursude-ozel-var-2399.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-grubu-basladi-kursude-ozel-var-2399-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-grubu-basladi-kursude-ozel-var-2399.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-grubu-basladi-kursude-ozel-var/1461/</link>
			<pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:21:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Güzelbahçe'de karar verildi: Başkanvekili için o isim!]]></title>
			<description><![CDATA[]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Güzelbahçe Belediyesi'nde yeni başkan: Ayşe Akın 

Tutuklu yargılanan Başkan Mustafa Günay'ın yerine başkanvekilliği yapacak olan isim, bugün saat 14.00'te yapılan üçüncü grup toplantısı ile belli oldu. İzmir ve Güzelbahçe Meclis Üyesi Altan İnanç yapılan grup toplantısında aday olmayacağını söylerken; adaylık talebini sürdüren Mehmet Eren 4 oy, tutuklu yargılanan Günay'ın işaret ettiği Ayşe Akın ise 9 oy alarak grubun başkan adayı olarak belirlendi. 

Güzelbahçe'de başka grup yok 

Toplamda 15 meclis üyesi, bir belediye başkanı olmak üzere 16 kişiden oluşan meclis grubunda meclis üyelerinden biri ve belediye başkanının tutuklanması nedeniyle 14 kişi kalmıştı. 14 meclis üyesinin tamamı CHP rozetine sahip olduğu için grup kararı alan parti yönetimi, meclis seçimine tek aday olarak girdi. 

Seçimin ilk turu tamamlandı 

Seçime tek aday olarak giren Ayşe Akın, 14 meclis üyesinin 9'unun oyunu alarak başkanvekili seçildi. Meclis üyelerinin 5'inin boş oy kullanması nedeniyle seçimin ikinci turu yapılarak seçim sonucu resmileştirildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/guzelbahce-de-karar-verildi-baskanvekili-icin-o-isim-299.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/guzelbahce-de-karar-verildi-baskanvekili-icin-o-isim-299.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/guzelbahce-de-karar-verildi-baskanvekili-icin-o-isim-299-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/guzelbahce-de-karar-verildi-baskanvekili-icin-o-isim-299.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/guzelbahce-de-karar-verildi-baskanvekili-icin-o-isim/1452/</link>
			<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:57:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP'de MYK toplandı: Salı günü grup kürsüsünde kim var?]]></title>
			<description><![CDATA[Mutlak butlan kararı 37. Kurultay'ın seçilmişleri ile yönetilmeye başlanmış olan CHP'den ilk MYK sonrası önemli açıklamalar geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin CHP kurultayına ilişkin verdiği "mutlak butlan" kararı sonrasında partide yönetim yeniden şekillendi. Kararla birlikte önceki dönem Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti meclisi üyeleri göreve dönerken, yeni Merkez Yönetim Kurulu (MYK) da oluşturuldu. Sürecin ardından CHP'nin yönetim kadroları netleşirken, parti sözcülüğü görevine gelen Müslim Sarı önemli açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu başkanlığında belirlenen 19 kişilik MYK'da Genel Sekreterlik görevine Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Orhan Sarıbal, İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına Bülent Kuşoğlu atanırken, Müslim Sarı hem Parti Sözcüsü hem de Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlendirildi. MYK'da ayrıca Semra Dinçer, Deniz Demir, Ali Rıza Erbay, Cemal Canpolat, Necdet Saraç, Yıldırım Kaya, Hasan Efe Uyar, Berhan Şimşek, Devrim Barış Çelik, Ahmet Hakan Uyanık, Nevaf Bilek, Adnan Demirci, Tahsin Tarhan ve Gamze Akkuş İlgezdi yer aldı. Ekonomi, Dış Politika ile Hukuk ve Seçim İşleri birimlerinin ise doğrudan genel başkana bağlı çalışacağı açıklandı.

 

İLK TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRİLDİ

 

Yeni MYK'nın belirlenmesinin ardından parti genel merkezindeki ilk toplantı da gerçekleştirildi. Gün boyu süren görüşmelerde yeni dönemin çalışma başlıkları, örgüt yapısı ve hukuki sürece ilişkin değerlendirmeler ele alındı.

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, mevcut hukuki tablo nedeniyle partinin kurultaya gitmesinin mümkün olmadığını savunarak, kurultay konusunda nihai kararın devam eden yargı sürecinin sonucuna bağlı olduğunu ifade etti. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ardından sürecin henüz tamamen sonuçlanmadığını belirten Sarı, Yargıtay aşamasının beklendiğini söylerken; CHP’li 111 milletvekilinin ortak bildiri ile kamuoyu ile paylaştığı gibi 12 Temmuz öncesi kurultay yapılmasının hukuken şart olmadığını da sözlerine ekledi. Sarı, sürecin hukuken ‘mücbir’ olduğunu değerlendirirken, mücbir durumlarda herhangi bir tarih sınırlamasının olamayacağını da belirtti.

Sarı ayrıca, yeni yönetimin önceliğinin parti örgütlerinin yeniden yapılandırılması, yerel yönetimlerle koordinasyonun güçlendirilmesi ve CHP'nin siyasi çalışmalarının kesintisiz sürdürülmesi olduğunu dile getirdi. Parti yönetiminin hukuki süreci yakından takip edeceğini belirten Sarı, MYK'nın önümüzdeki günlerde düzenli toplantılarla çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti.

 

TBMM GRUP TOPLANTISINI O İSİM YAPACAK

 

Geçtiğimiz günlerde parti içindeki hukuki ve siyasi tartışmaların bir diğer başlığını ise TBMM Grup Toplantısı oluşturmuştu. CHP Grup Başkanlığı’na Özgür Özel’in seçilmesinin ardından milletvekillerine gönderdiği yazıda grup toplantısının tarih, gündem ve yerinin Genel Başkan tarafından belirleneceğini ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, gerekli bilgilendirme yapılmadan toplantı gerçekleştirilmeyeceğini kamuoyu ile paylaşmıştı. Bu açıklama, parti kulislerinde yeni yönetim ile Meclis Grubu arasındaki yetki tartışmalarını beraberinde getirirken, dün gerçekleştirilen grup toplantısına başkanlığı Özgür Özel yapmıştı. Bu duruma ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunmayan Sarı, bir sonraki grup toplantısının Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında gerçekleşeceğini söyledi. Sarı’nın paylaştığına göre, 9 Haziran günü TBMM kürsüsünde olacak olan Kılıçdaroğlu, 11 Haziran’da ise parti meclisini toplayacak.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-de-myk-toplandi-sali-gunu-grup-kursusunde-kim-var-7879.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-de-myk-toplandi-sali-gunu-grup-kursusunde-kim-var-7879.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-de-myk-toplandi-sali-gunu-grup-kursusunde-kim-var-7879-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-de-myk-toplandi-sali-gunu-grup-kursusunde-kim-var-7879.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-de-myk-toplandi-sali-gunu-grup-kursusunde-kim-var/1446/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP Buca ilçe başkanı Suat Bulut basın açıklaması]]></title>
			<description><![CDATA[Bugün sabaha karşı gerçekleştirilen operasyonla, Buca Belediye Başkanımız Sayın Görkem Duman ve çok sayıda Belediye çalışanımızın gözaltına alınmasını büyük bir kaygı ve dikkatle takip ediyoruz.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, yoksulluk ve derinleşen toplumsal sorunlar karşısında çözüm üretmesi gereken iktidarın, yine halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını ve yerel yöneticileri hedef alan görüntülerle gündeme gelmesi, kamuoyunda ciddi soru işaretleri yaratmaktadır.

 

Elbette hiç kimse hukukun üstünde değildir. Ancak hukuk; adalet üretmek için vardır, siyasi baskı aracı olarak kullanılmak için değil.

 

Bugün yaşananlar, toplumun geniş kesimlerinde adalet duygusunu zedeleyen yeni bir tablo ortaya çıkarmıştır. Çünkü hakkında işlem yapılan kişiler, çağrıldıkları takdirde gidip ifade verebilecek konumdayken, sabaha karşı düzenlenen operasyonlarla gözaltına alınmaları; özellikle de halkın iradesiyle seçilmiş kişilere yönelik olması nedeniyle toplum vicdanını derinden yaralamaktadır.

 

Kamuoyunun cevabını beklediği önemli bir soru da şudur: Yargı, Türkiye’de herkese eşit mi işlemektedir?

 

Vatandaşlarımız, iktidar partisine mensup belediyeler hakkında gündeme gelen iddialarda aynı kararlılığı ve aynı hassasiyeti göremediğinde, doğal olarak adalet duygusu zedelenmektedir. Adaletin temel şartı; siyasi görüşe, parti kimliğine veya makama göre değil, herkese eşit uygulanmasıdır.

 

Demokratik bir hukuk devletinde esas olan; şeffaflık, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesidir. Ne yazık ki son yıllarda, özellikle muhalefet belediyelerine yönelik art arda gerçekleştirilen operasyonlar, toplumun geniş kesimlerinde yargının tarafsızlığına ilişkin kaygıları büyütmektedir.

 

Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeye saygı göstermek, demokrasinin en temel gereğidir. Seçilmiş yöneticilerin görevlerini yapamaz hâle getirilmesi, yalnızca kişilere değil, onlara oy veren milyonlarca yurttaşın iradesine yönelik bir müdahale olarak algılanmaktadır.

 

Bizler hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve halkın iradesini savunmaya devam edeceğiz. Adalet; siyasi hesaplarla değil, evrensel hukuk ilkeleriyle işletilmelidir.

 

Hiç kimse yargılanamaz değildir. Ancak hiç kimse de siyasi tartışmaların gölgesinde peşinen suçlu ilan edilemez.

 

Demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz.

 

Halkın iradesi susturulamaz.

CHP BUCA İLÇE BAŞKANI

SUAT BULUT
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-buca-ilce-baskani-suat-bulut-basin-aciklamasi-830.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-buca-ilce-baskani-suat-bulut-basin-aciklamasi-830.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-buca-ilce-baskani-suat-bulut-basin-aciklamasi-830-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/06/chp-buca-ilce-baskani-suat-bulut-basin-aciklamasi-830.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-buca-ilce-baskani-suat-bulut-basin-aciklamasi/1435/</link>
			<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:34:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı:]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nın düzenlediği Daraltılmış İl Danışma Meclisi ve Bayramlaşma programında konuşan İl Başkanı Bilal Saygılı, ‘’ Biz büyük bir davanın mensuplarıyız. Bu dava; millete efendi olma değil, millete hizmetkâr olma davasıdır. Liderliğini Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bu kutlu yürüyüşte bizlere düşen görev çok nettir: Daha fazla çalışmak, daha fazla sahada olmak, daha fazla gönüle dokunmak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bizim bir hedefimiz var! Bizim bir iddiamız var! İzmir’de daha güçlü olacağız! İzmir’de daha fazla gönle gireceğiz! İzmir’de AK Parti bayrağını daha da yukarıya taşıyacağız! Ama bunun yolu bellidir: Daha çok çalışacağız! Daha çok sahada olacağız! Daha çok gönül kazanacağız! Unutmayın! Bu hareketin mayasında samimiyet vardır. Bu hareketin ruhunda millet sevgisi vardır.’’


AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nın düzenlediği Daraltılmış İl Danışma Meclisi ve Bayramlaşma programı İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, Ana Kademe, Kadın ve Gençlik Kolları İl Yürütme ve Yönetim Kurulları, İlçe Başkanları, Büyükşehir Meclis Üyeleri ve İlçe Teşkilat Başkanları’nın katılımıyla gerçekleşti. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı burada yaptığı konuşmada, ‘’Bugün sizlerle bir araya gelmekten gerçekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Çünkü biz aynı davaya gönül vermiş, aynı yolda yürüyen, aynı yükü omuzlayan bir aileyiz. Bu salonda bulunan her bir kardeşimin emeğini, gayretini, fedakârlığını çok iyi biliyorum. Allah hepinizden razı olsun. Biz büyük bir davanın mensuplarıyız. Bu dava; millete efendi olma değil, millete hizmetkâr olma davasıdır. Bu dava; makamların, koltukların değil; gönüllerin davasıdır. Liderliğini Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı bu kutlu yürüyüşte bizlere düşen görev çok nettir: Daha fazla çalışmak, daha fazla sahada olmak, daha fazla gönüle dokunmak!’’ dedi.

Biz sahadayız! Biz milletimizin yanındayız!

Başkan konuşmasını şu şekilde sürdürdü, ‘’30 ilçemizde ilçe başkanlıklarımızı tek tek ziyaret ettik. Teşkilatlarımızla buluştuk, hasbihal ettik, istişare ettik. Üç kadememizin uyumunu, mahalle yönetimlerimizin teşekkülünü, ilçe danışma meclislerimizin planlamasını ve yönetim kurullarımızın haftalık, disiplinli şekilde toplanmasını bizzat ele aldık. Çünkü biz şunu çok iyi biliyoruz: Teşkilat güçlü olursa, dava güçlü olur! Bugün 30 ilçemizin 1297 mahallesinde mahalle başkanlarımız görevinin başındadır. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu, İzmir’in her sokağında, her mahallesinde AK Parti’nin nefesi var demektir! Sandık yönetim kurullarımızın oluşturulmasına yönelik çalışmalarımız da kararlılıkla devam ediyor. Biz sandığı seçimden seçime hatırlayanlardan değiliz! Biz sandığı, milletin namusu gibi gören bir anlayışın temsilcileriyiz! Biz sahadayız! Biz milletimizin yanındayız! Hanelerdeyiz, esnafın yanındayız, gençlerimizin, kadınlarımızın, büyüklerimizin yanındayız. Düğünde de biz varız, taziyede de biz varız, ihtiyaç anında da biz varız! İşte AK Parti budur! İşte teşkilat olmak budur! Genel Merkez Teşkilat Başkanlığımızın hedefi doğrultusunda ülke genelinde 2 milyon haneye ulaşma hedefi konulmuştur. Biz İzmir teşkilatı olarak bu hedefin de üzerine çıktık. 357 takım hedefiyle yola çıkıp 491 çalışma takımıyla sahada aktif olarak yer aldık. Bu, İzmir teşkilatının azminin ve kararlılığının göstergesidir. Bu, sıradan bir başarı değildir. Bu, inanmış kadroların eseridir! Bu, “yarın seçim varmış gibi çalışan” bir teşkilatın eseridir! Bu çalışmalarla sadece üyelerimizi ziyaret etmiyoruz. Aynı zamanda davamıza yeni gönüller kazandırıyoruz. Üye bilgilerimizi güncelliyoruz. Bu kutlu yürüyüşte “ben de varım” diyen kardeşlerimizi tespit ediyoruz.

Bu hareketin lideri, milletle yürüyen, milletle konuşan, milletle dertlenen bir liderdir.

‘’Geçtiğimiz ay İl Koordinatörümüz Sayın Adnan Günnar’ın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz strateji toplantılarında ortaya koyduğumuz tablo hepimizi gururlandırmıştır.’’ diyerek sözlerine devam eden AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, ‘’İlçe yönetimlerimizin %95’i, mahalle başkanlarımızın %88’i bu toplantılarda yer aldı. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu, İzmir teşkilatının dimdik ayakta olduğunu gösterir! Bu, bu davaya gönül verenlerin ne kadar kararlı olduğunu gösterir! Bizim bir hedefimiz var! Bizim bir iddiamız var! İzmir’de daha güçlü olacağız! İzmir’de daha fazla gönle gireceğiz! İzmir’de AK Parti bayrağını daha da yukarıya taşıyacağız! Ama bunun yolu bellidir: Daha çok çalışacağız! Daha çok sahada olacağız! Daha çok gönül kazanacağız! Unutmayın! Bu hareketin mayasında samimiyet vardır. Bu hareketin ruhunda millet sevgisi vardır. Bu hareketin lideri, milletle yürüyen, milletle konuşan, milletle dertlenen bir liderdir. Ve bizler o liderin yol arkadaşlarıyız! Bugün burada bir kez daha söz veriyoruz: Durmak yok! Yorulmak yok! Geriye düşmek yok! İzmir’de sıkılmadık el bırakmayacağız! Çalınmadık kapı bırakmayacağız! Girilmedik gönül bırakmayacağız! Allah birliğimizi daim eylesin. Rabbim bu kutlu davada bizleri mahcup etmesin. Yolumuz açık olsun, davamız kutlu olsun! Bu vesileyle; paylaşmanın, kardeşliğin, dayanışmanın ve teslimiyetin en güzel şekilde yaşanacağı mübarek Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyor, önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz Kurban Bayramınızı şimdiden en kalbi duygularımla kutluyorum. Hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.’’
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-bilal-saygili-9920.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-bilal-saygili-9920.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-bilal-saygili-9920-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-bilal-saygili-9920.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/ak-parti-izmir-il-baskani-bilal-saygili/1412/</link>
			<pubDate>Tue, 19 May 2026 16:57:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay’dan Bayraklı’ya müjdeler]]></title>
			<description><![CDATA[Bayraklı Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışı ile yeni araç filosunun tanıtım törenine katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’li belediyelerin tüm baskı ve engellemelere rağmen hedeflerine kararlılıkla yürüdüğünü vurguladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise Bayraklı’da uluslararası yarışmalara ev sahipliği yapacak atletizm pistini hayata geçireceklerini açıkladı. Tugay ayrıca, Bayraklı Belediyesi önündeki yolu yeraltına alarak ilçe sakinlerini kesintisiz şekilde denizle buluşturma sözünü de yerine getireceklerini ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Bayraklı Belediyesi tarafından yaptırılan Ferdi Zeyrek Spor Kompleksi’nin açılışı ve yeni araç filosunun tanıtım törenine katıldı. Törende İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, CHP Genel Başkan Yardımcıları, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, milletvekilleri, merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi ve Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek, ilçe belediye başkanları, parti yöneticileri ve yurttaşlar da yer aldı.

“Meslek Fabrikası, sosyal demokrat belediyecilik projesi”

Törende konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el koyulan Meslek Fabrikası binasına değirenek, “Burada kamu yararına kullanılan, 531 kursun verildiği, 10 binlerce kursiyerin eğitim gördüğü, binlerce kişinin mezuniyetten sonra istihdam olanağı bulduğu tam bir sosyal demokrat belediyecilik projesi başlatılmış. Bu projenin yapıldığı binayı polisle kuşatanlar ve içini boşaltmaya çalışanlar maalesef seçimlerde ‘İzmir’i seviyoruz, İzmir’le sorunumuz yok, yaşam biçimine itirazımız yok’ deyip, seçimde kazanamayınca İzmir’e karşı hırslananlar ve kin duyanlardır. Bunlar İzmir’de böyle bir kamu hizmeti verilmesini engellemeye çalışanlardır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, İl Başkanımız Çağatay Güç ve örgütümüzün gösterdiği hassasiyet ve kamuoyunda yarattıkları farkındalık, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin gerçek yüzünü bütün İzmir ve Türkiye’ye gösterdi. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

“Gücünü şehrin aleyhine kullanıyor”

İzmir’in cumhuriyeti cumhuriyet yapan her değerin olduğu bir şehir olduğunu vurgulayan Başkan Özel, şöyle konuştu: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesini emanet ettiği şehirdesiniz. Bu şehirde fakir bir ailenin çocuğu tırnaklarıyla kazıyarak belediye başkanı olacak, yoksul ailelerin, mütevazı ailelerin evlatları bu şehirde siyaset yapacak, siz de onlara engel olmaya çalışacaksınız, o şehre husumet duyacaksınız, bu şehrin hizmetlerini, tahsisleri, verilen kredileri engelleyeceksiniz, Meslek Fabrikası’nın yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması için kulis yapacaksınız.  Yazıklar olsun.”

“Sosyal yardımlar 5 kat arttı”

CHP’li belediyeler olarak saldırılara rağmen belirledikleri hedeflere doğru yürüdüklerini söyleyen Başkan Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi, 5 yılda bin kreş hedefi koydu, 25 ayda Türkiye’de 802’nci kreşimizi açmış durumdayız. Yoksul öğrencileri tarikatların ellerine itmek için yurt yapmayanlara inat, 5 yılda 100 öğrenci yurdu hedefi koyduk, 2 yılda 78 öğrenci yurdu yapıldı” dedi. Başkan Özel, sosyal yardımların da yaklaşık 5 kat arttığını kaydetti.

“Büyük gurur duyuyoruz”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir’in tarihi bir gün yaşadığını belirterek “Cumhuriyet Halk Partili belediyeler olarak İzmir’de yaşam kalitesini artıran, her alanda halkın ihtiyaçlarını karşılayan pek çok yeni projeyi hayata geçirmekten büyük gurur duyuyoruz. Açılış maratonumuzun ilk durağı Bayraklı. Bayraklı, geçmişten bugüne pek çok sorunun biriktirdiği ama insanlarının çok kıymetli olduğuna inandığımız bir ilçemiz. Buraya yapılan hizmetleri özenle ve dayanışma ile gerçekleştirmeye çok çaba gösteriyoruz. İrfan Başkan göreve gelirken yaptığı işe ne kadar sahip çıkacağını biliyordum. O yüzden onun ortaya çıkardığı eserleri izlerken gerçekten gururlandığımı ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

“Ata’mızın mirasına yakışır bir tesis”

Spor kompleksinin, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in adını taşıdığını belirten Başkan Tugay, “Bayraklı Belediyemiz, uzun yıllardır atıl durumda bulunan yaklaşık 40 bin metrekarelik alanı yeniden düzenledi, Ferdi Zeyrek Spor Kompleksine dönüştürdü. Burası dört mahallenin ortak kullanım alanı niteliği taşıyor. Yani geniş bir kitleye hitap ediyor. FIFA standartlarında halı sahası ve basketbol sahasıyla, voleybol ve tenis kortuyla, yürüyüş ve koşu parkuruyla aktif bir merkez yarattılar. Yüzlerce ağaç ve bitki dikildi, şehrin ortasında adeta bir vaha oluştu. İzmir’de sporun kalbinin attığı yerlerden birisi, burası olacak. Çocuklar, gençler ve her yaştan İzmirli buradan dilediği gibi yararlanacak. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız yaklaşırken, ‘Bütün ümidim gençliktedir’ diyen Ata’mızın mirasına yakışır bir tesis kazanmış olduk. 10 yıl önce Batman’da şehit düşen Aybüke Öğretmenimiz de unutulmadı. Şenay Aybüke Yalçın Parkı, yenilenerek hizmete açılıyor” ifadelerine yer verdi.

“Bize çok çalışmak yakışır”

Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin arı gibi çalıştığını dile getiren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hep söylüyoruz; bize çok çalışmak yakışır. Kentlerde yarattığımız farkı, halkımızın talep ve ihtiyaçlarını karşılayan hizmetlerimizi, projelerimizi yandaş medyada göremezsiniz ama bugün İzmir’deki açılış maratonumuza kimse kayıtsız kalamayacak. Herkesin yaşamına dokunan işler, karşılarına çıkacak. O işlerden biri de Bayraklı Belediyemizin tamamen kendi imkânlarıyla, öz kaynaklarıyla hizmet filosuna kazandırdığı 38 yeni araç. Asfalt, yol bakımı, temizlik gibi pek çok saha hizmetinde kullanılan bu araçlarla yaşam kalitesini artıran çalışmalar yapılacak. Belediyemizin teknik hizmet kapasitesi artacak.”

Atletizm pisti müjdesi

Başkan Önal’ın yaptığı çalışmalara ek olarak Bayraklı’da pek çok iş yürüttüklerini sözlerine ekleyen Başkan Tugay, “En ucuz Kent Lokantası Yamanlar Mahallesi’nde... 4 çeşit yemeği 25 liraya veriyoruz. Bayraklı’da son yıllarda yapılan en geniş kapsamlı asfalt serimine devam ediyoruz. Bayraklı’nın genç bir nüfusu var. Bayraklı’da İzmirlilerin hizmetine sunmak amacıyla uluslararası yarışmaların yapılacağı atletizm pistini hayata geçireceğiz. Seçimde verdiğimiz sözleri unutmadık, hepsi birer birer hayata geçecek. Bayraklı Belediyesi önündeki yolu yeraltına almak, Bayraklı halkını yürüyerek denizle buluşturmak da verdiğimiz bir sözdür ve yerine getireceğiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın; Bayraklı İzmir’in göz bebeği ilçelerinden biridir ve hakkını alacak. Bu şehre vermedikleri değeri veriyoruz. Halkımıza seslenmek istiyorum; biz sizin aranızdan çıkan sizlerin evlatlarıyız. İzmir’in boynunu asla eğdirmeyeceğiz” diye belirtti.

“Bugün bir umudu büyütüyoruz”

Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal da “Bugün sadece bir açılışı değil Bayraklı’nın geleceğine dair güçlü bir iradeyi ortaya koyuyoruz. Çalışmalarımızın her biri emeğin, planlamanın, dayanışmanın ve sorumluluk duygusunun sonucudur. Günü kurtaran değil geleceği kurtaran bir anlayışla yola çıktık. Bugün açılışını yaptığımız spor kompleksinin bizleri için anlamı çok büyük. Ferdi Başkan insanlara umut evren, kente yüreğini koyan çok kıymetli bir ağabeyimizdi. Bugün bir umudu büyütüyoruz” diyerek atıl durumda kalan 40 bin metrekarelik alanın toplumun her kesiminin nefes alacağı, yaşayan bir alana dönüştüğünü vurguladı. Alanda halı saha, basket sahası, çocuk parkı ve yeşil alanların bulunduğunu kaydeden Başkan Önal, 38 yeni aracın da belediyenin araç filosuna katıldığını duyurdu.

“Vefasından dolayı teşekkür ediyorum”

Merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi ve Ferdi Zeyrek Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Nurcan Zeyrek da “Burada olmak bana kendimi hem özel hissettiriyor hem de çok duygulanıyorum. Başkanımıza, böyle bir yapıyı eşimin adına Bayraklı’ya kazandırdığı için bu vefasından dolayı çok teşekkür ediyorum. Genel Başkanımız Özgür Özel’i de bu süreçte bize kendimizi yalnız hissettirmediği, dostluğu, vefası, samimiyeti için hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-dan-bayrakli-ya-mujdeler-1242.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-dan-bayrakli-ya-mujdeler-1242.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-dan-bayrakli-ya-mujdeler-1242-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-dan-bayrakli-ya-mujdeler-1242.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-tugay-dan-bayrakli-ya-mujdeler/1399/</link>
			<pubDate>Fri, 15 May 2026 14:39:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Sayglı'dan Tugay'a 'Yatırım' çıkışı!]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın hükümetin İzmir'e yatırım yapmadığına yönelik açıklamalarına, ''“Bir yalanı sürekli söylerseniz insanlar inanır…” Bu sözler, Cemil Tugay’ın geçtiğimiz günlerde, Joseph Goebbels üzerinden verdiği örnekle kurduğu cümlelerdir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Propaganda yöntemlerine atıf yapacak kadar bu alanı yakından takip ettiği anlaşılıyor ki; İzmir’de ortaya koyduğu iletişim tarzı da tam olarak bu yaklaşıma uymaktadır. İzmir bizim gözbebeğimiz. Bu şehir için bahane üretmiyoruz, yalan üretmiyoruz; hizmet üretiyoruz. Peki propaganda yöntemleri okumaktan İzmir’le ilgilenemeyenler nasıl biliniyor? İşçisi maaş alamadığı için eylem yaparken, belediye başkanının tatilde olmasıyla… Uşak’ta kamuoyuna yansıyan tartışmalı ilişkiler ve buna bağlı oluşturulan bankamatik kadro iddialarıyla… Çöp dağlarıyla… Yollardaki çukurlarla… İşçilere yönelik baskı ve tehdit iddialarıyla… Gerçek ortada." ifadelerini kullandı.


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, yaptığı açıklamada şunları söyledi, ''“Bir yalanı sürekli söylerseniz insanlar inanır…” Bu sözler, Cemil Tugay’ın geçtiğimiz günlerde, Joseph Goebbels üzerinden verdiği örnekle kurduğu cümlelerdir. Propaganda yöntemlerine atıf yapacak kadar bu alanı yakından takip ettiği anlaşılıyor ki; İzmir’de ortaya koyduğu iletişim tarzı da tam olarak bu yaklaşıma uymaktadır. Ancak bu dil, sadece talihsiz değil; aynı zamanda siyasi nezaket sınırlarını zorlayan bir yaklaşımdır. Asıl soru şudur: Kim gerçeği söylüyor, kim tekrar ederek algı üretmeye çalışıyor? Tablo açık. Aynı rakamlar, aynı çarpıtmalar, aynı tekrar… Biz her defasında somut verilerle konuşuyoruz; ama aynı söylemler ısrarla sürdürülüyor. Gerçekler ise nettir. Rakamlarla konuşur, yoruma ihtiyaç bırakmaz. 2025 yılında İzmir’de toplanan vergi 950 milyar TL. Ancak bunun yaklaşık 330 milyar TL’si, üretim merkezi İzmir’de olduğu için 81 ilde tüketilen tütün ürünlerinden kaynaklanıyor. Gerçek tablo: 620 milyar TL. Bu rakama karşılık sadece 2025 yılında; İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne 70 milyar TL, ilçe belediyelerine ise yaklaşık 60 milyar TL olmak üzere toplamda 130 milyar TL kaynak aktarılmıştır. Yani belediye bütçelerinin yaklaşık %95’i merkezi idare tarafından sağlanmaktadır. Bugün İzmir’de on binlerce kamu çalışanı görev yapıyor. Maaşlar düzenli ödeniyor, tüm yükümlülükler eksiksiz yerine getiriliyor. Kamu tarafında kriz değil, istikrar var.''

CHP’li belediyeler ise hizmet üretmek yerine kaos ve sorun üretmeye devam ediyor

Başkan Saygılı, açıklamasını şu şekilde sürdürdü, ''Biz ne yapıyoruz? İzmir bizim gözbebeğimiz. Bu şehir için bahane üretmiyoruz, yalan üretmiyoruz; hizmet üretiyoruz. Peki, yalanlar tekrarlanıyorsa… Bugün İzmir’in dört bir yanında yükselen devlet yatırımları bir illüzyon mu? Şehir hastanesi ve ilçe devlet hastaneleri, stadyumlar, otoyollar… Bunlar birer serap mı? Peki propaganda yöntemleri okumaktan İzmir’le ilgilenemeyenler nasıl biliniyor? İşçisi maaş alamadığı için eylem yaparken, belediye başkanının tatilde olmasıyla… Uşak’ta kamuoyuna yansıyan tartışmalı ilişkiler ve buna bağlı oluşturulan bankamatik kadro iddialarıyla… Çöp dağlarıyla… Yollardaki çukurlarla… İşçilere yönelik baskı ve tehdit iddialarıyla… Gerçek ortada. AK Parti hükümetimiz İzmir’e değer veriyor, yatırım üstüne yatırım yapıyor; CHP’li belediyeler ise hizmet üretmek yerine kaos ve sorun üretmeye devam ediyor. Sonuç açık: Rakamlar konuşur, gerçekler kalır. Ve eğer ortada bir yalan varsa, onun faili asla AK Parti olamaz.''
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-saygli-dan-tugay-a-yatirim-cikisi-3017.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-saygli-dan-tugay-a-yatirim-cikisi-3017.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-saygli-dan-tugay-a-yatirim-cikisi-3017-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/ak-parti-izmir-il-baskani-saygli-dan-tugay-a-yatirim-cikisi-3017.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/ak-parti-izmir-il-baskani-saygli-dan-tugay-a-yatirim-cikisi/1368/</link>
			<pubDate>Sat, 09 May 2026 11:15:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“İzmir’in spor kimliği güçlenmeli”]]></title>
			<description><![CDATA[Kentlerdeki çok boyutlu sorunları ortak akılla çözmek için konsey ve kurulların kurulmasına öncülük eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Spor Konseyi’nin ilk toplantısında önemli konulara değindi.  Tugay, “Aynı hedefe doğru yürüdüğümüz bir süreci tasarlayalım. İzmir’in spor kimliği güçlenmeli” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın önderliğinde, İzmir Planlama Ajansı’nın (İZPA) koordinasyonunda kurulan İzmir Spor Konseyi’nin ilk toplantısı yapıldı. Turizm Konseyi, Tarım ve Çevre Konseyi, Yapay Zekâ Konseyi, Zeytin Konseyi, Arkeoloji Kurulu, Gastronomi ve Gıda Konseyi, Yapı Teknolojileri Konseyi, Eğitim Konseyi gibi yapıları kurarak kamu, özel sektör ve akademiyi bir araya getiren Başkan Tugay, bu kez “spor kenti İzmir” için ortak aklı devreye soktu.

Kentin spor altyapısı ve tesis kapasitesinin değerlendirilmesi, spor hizmetlerine erişilebilirliğin artırılması, aktif yaşam kültürünün yaygınlaştırılması, kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliklerinin geliştirilmesi amacıyla kurulan konseyin ilk toplantısı İzQ Girişimcilik Merkezi’nde yapıldı. Programa Büyükşehir Belediyesi çatısı altında faaliyet gösteren ilgili birimlerin temsilcileri, akademisyenler, spor kulüplerinin yöneticileri ve milli sporcular katıldı.

“Bir masa etrafında konuşabilmemiz lazım”

Spor Konseyi’nin önemine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, “Belediye pek çok farklı alanda çalışma yapsa da kentin gelişmesi konusunda yapacakları önem kazanıyor. Bir de şehrin aklı ve iradesi var. Bu akıl, sektörel ya da tematik olarak belli konularda birikimi olan kurumların aklıdır. İzmir’in geleceğini hangi konu başlığında konuşuyorsak, orada kent iradesinin olması gerekir. Farklı kurum ve kişilerin bir masa etrafında bazı şeyleri konuşabilmesi gerekir. Bu, katılımcı bir yönetim anlayışıdır. Biz bunu benimsedik. Yurttaşların, şehrimizin kurumlarının bir araya geldiği konseyler kurarak, bu konseyler üzerinden bir şeyleri hep beraber ilerletelim diye düşündük” dedi.

“Hangi branşlarda öne çıkacağız?”

Kurumlar ve kişiler arasında kopukluk yaşanmaması gerektiğini ifade eden Başkan Tugay, “Birisinin bu çağrıyı yapması ve bu tür buluşmaları sağlaması gerekiyordu. Biz bunu yaparken belediyeye yardımcı olun demiyoruz. Konu o değil, biz beraber bir karar verelim istiyoruz. Aynı hedefe doğru yürüdüğümüz bir süreci tasarlayalım. Bu olmayacak bir şey değil. Bugün İzmir’in sporda olduğu yeri ve gelecekte olması gereken yeri konuşacağız. İzmir’in spor kimliği güçlenmeli. Hangi branşlarda öne çıkacağız, hangi başarıları hedefleyeceğiz? Bunların tanımlaması yok. İzmir futbolun mu, basketbolun mu, voleybolun mu şehridir? Önceliğin ne olduğuna karar vermemiz lazım” ifadelerini kullandı.

Tesisleşmenin önemine dikkat çekti, fon kurulmasını önerdi

İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener ise “Sporun temelinde tesis yatıyor. Yetenek olsun niyet olsun, tesis olmadığında olmuyor. Ben bir spor sevdalısıyım. Spor artık bir endüstri. Spor ekonomi demek. Tesis olarak baktığımızda da İzmir’de yarı yola gelmedik. İzmir’in futbol ekonomisinden alacağı payı artırması gerekiyor. Milli maçlara, önemli organizasyonlara ev sahipliği yapmak apayrı bir öneme sahip” dedi. Başkan Özgener, spor fonu kurulması yönünde öneride bulundu.

Başarı ve altyapı vurgusu

Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Sepil de “Mahmut Başkan’a katılıyorum; tesisleşme şart. Cemil Başkan da doğru söylüyor; yöntem ne olmalı? Nasıl bir sıralamayla gideceğiz? Buradaki en önemli şey önce İzmir’i inandırmak. Sporda neredeyiz? Bunu sorgulamalıyız. Üniversite, federasyonlarla olan iş birlikleri çok önemli. Doğru ekonomiyi kurmadan hiçbir şey çözülmüyor. Başarı sağlayıp gündem yaratmamız gerekiyor. Başarıyı teşvik ettiğimizde arkasından altyapı gelir” diye konuştu.

“Çocukları keşfetmek ve yetiştirebilmek lazım”

Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi, eski milli basketbolcu Hüseyin Beşok da, altyapının önemine vurgu yaparak “Basketbol olarak baktığım zaman çocukların antrenman yapabileceği yerleri kazandırmamız lazım. İzmir’in merkezinde salonlar olabilir. İzmir’in gelişmesi için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum. Burası sporcu kökeni olan bir yer. Çocukları keşfetmek ve yetiştirebilmek lazım. Büyük tesisler yapılabiliyorsa ne mutlu ama daha fazla antrenman salonları yapmak lazım” dedi.

Karşıyaka Spor Kulübü eski Başkanı Turgay Büyükkarcı, “Spor yasası çok yetersiz, mutlaka değişmesi lazım. Altyapı zaten kaçınılmaz, tesisleşme önemli. Büyük bir organizasyon alamıyoruz. Salonumuz yok” diye konuştu. 

Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Arslan, “Kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerinin bir arada olduğu ortak akıl toplantısında olmak güzel” dedi. 

“Lobiye ihtiyacımız var”

Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici de, İzmir’de bakanlık aracılığıyla yapılan yatırımlardan söz ederek, tesisleşme ve spor ekonomisine değindi. Atletizm Federasyonu eski Başkanı ve milli atlet Semra Aksu, İzmir’in 1971 Akdeniz Oyunları ve 2005 Dünya Üniversite Yaz Oyunları organizasyonlarına ev sahipliğini yaptığını hatırlatarak, “İzmir o zaman tesislerine kavuştu. Bizim tesisleşmemiz için lobiye ihtiyacımız var. Federasyon başkanlıklarında İzmir olarak yokuz. Yönetim kurullarında bile yokuz” ifadelerini kullandı. 

Türkiye Yüzme Federasyonu Teknik Kurul Üyesi Türker Oktay, “Bizim ülke olarak bir spor kültürü eksiğimiz var. Tesisleşme bu işin başında” dedi.

“Öncelik analiz”

Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahtiyar Özçaldıran, “Hangi yönde güçlüyüz, hangi yönde zayıfız? Analizini yapmalıyız. Bir il her konuda başarılı olamaz. Dünyanın hiçbir yerinde yok öyle bir şey. Biz toplumsal olarak İzmir halkına ve çocuklarına dokunmalıyız” dedi. 

“Spor elçisi gibi kullanabilirsiniz”

Milli ultramaraton yüzücüsü Bengisu Avcı ise “Neyle başlayabiliriz denildi, elimizde başarılı sporcu ve hikayelerimiz var. Sporcuları spor elçisi gibi kullanabilirsiniz. Yurt dışındaki organizasyonlara İzmir’deki sporcuları gönderebiliriz. İzmir tanıtımına çok güzel katkı sağlayabiliriz” ifadelerini kullandı.

Katılımcı kurumlar

İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Sepil, Karşıyaka Spor Kulübü Önceki Dönem Başkanı Turgay Büyükkarcı, Dokuz Eylül Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fethi Arslan, Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahtiyar Özçaldıran, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Dairesi Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Berkhan Alptekin, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, Türkiye Basketbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi eski milli basketbolcu Hüseyin Beşok, Atletizm Federasyonu eski Başkanı eski milli atlet Semra Aksu, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcı Emre Kızılgüneşler, Uluslararası Atletizm Hakemi Kazım Metin Levent, Okçuluk Milli Takım eski antrenörü Cumhur Yavaş, Uluslararası Atletizm Hakemi, Atletizm İl Temsilcisi ve emekli beden eğitimi öğretmeni Hikmet Öncel, milli jimnastikçi Ferhat Arıcan, Türkiye Yüzme Federasyonu Teknik Kurul Üyesi Türker Oktay, İZVAK Yönetim Kurulu Üyesi Aktuğ Sönmez, milli ultramaraton yüzücüsü Bengisu Avcı ve İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-in-spor-kimligi-guclenmeli-2546.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-in-spor-kimligi-guclenmeli-2546.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-in-spor-kimligi-guclenmeli-2546-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-in-spor-kimligi-guclenmeli-2546.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/izmir-in-spor-kimligi-guclenmeli/1358/</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 10:00:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay: 1 milyar doları bulan kredi 2 senedir imza bekliyor]]></title>
			<description><![CDATA[-İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Halk TV'de konuk olarak katıldığı programda önemli açıklamalarda bulundu. Tugay, İzmir'in 2025 yılında 951 milyar lira vergi ödediğini karşılığında kente sadece  32 milyar liralık yatırım yapıldığını söyledi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[-Onaylanmayan yurt dışı krediler hakkında da konuşan Tugay, “İzmir Büyükşehir Belediyesi kredibilitesi yüksek bir belediye; mevzuat gereği bir imza atacaklar. Ancak 2 senedir toplam 1 milyar doları bulan kredimiz için onay alamadık” ifadelerini kullandı.  

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Halk TV'de Kürşad Oğuz'un sunduğu Rota programının konuğu oldu. CHP'nin kurultay davasının ertelenmesi konusuyla konuşmasına başlayan Başkan Dr. Cemil Tugay, “İnandığım şey neyse onun için mücadele ettim. Bu mücadele çok temiz, pırıl pırıl, tertemiz, bir gram lekesi olmayan bir mücadeledir. Benim şahit olduğum hiçbir ahlaksız şey olmamıştır” dedi.

Kurultay davalarının bilinçli şekilde ertelendiğini belirten Tugay, “Bitirmiyor, sakız gibi uzatıyorlar. Bunlar gerçekten mide bulandıran, insanların kafasını karıştırmayı amaçlayan, dünya tarihine en kötü siyaset örneği olarak geçecek çok derin hukuksuzluklardır. Yanlış asla sonsuza kadar süremez, bu da öyle ya da böyle bitecek” dedi.  

“Canımızı mı alacaksınız?”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası’na Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmasının ardından başlayan direniş hakkında konuşan Başkan Tugay, “İzmir halkı birisini belediye başkanı seçtiği zaman, o belediye başkanının iradesine herkesin saygı göstermesi gerekiyor. En başta merkezi hükümet saygı gösterecek.  Başka türlüsünün adı demokrasi olamaz. Öyle bir şey yok. Biz bir irade gösterelim diye seçildik. Öyle ensemize her vurulduğunda, ağzımızdan her lokmamız alındığında kenara pusalım, kaçalım, sinelim, boyun eğelim diye değil. Türkiye'de hiç kimsenin sindirilmeyi, ürkütülmeyi, korkak bir şekilde kenara kaçmayı savunduğunu, bunu doğru bulduğunu zannetmiyorum. Böyle hava estirildi, sanki herkes her şeyden korkuyor diye.  Kimse bir şeyden korkmuyor. Canımızı mı alacaksınız? Koca bir halktan bahsediyoruz ve her kesiminde problem var. Sanayicisi yatırım yapamıyor. İşçisi de, esnafı da, memuru da, çiftçisi de hepsi perişan. Kemeraltı'nda 2018'den bugüne kadar 3 bin 800 tane dükkan kapanmış. Bu bir felakettir” şeklinde konuştu.  

“Etik dışı”

Meslek Fabrikası’nın tapusunun habersiz bir şekilde Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçtiğini  söyleyen Başkan Tugay, “Etik dışı bir şey, ahlakla bağdaşmaz bir şey. Biz dava açmışız, dava sürüyor, buna rağmen sabahın 5'inde 600-700 polisle basıyor, binayı ablukaya alıyorlar, ellerinde kalkanlarla, başlarında kasklarla, gazlarla, coplarla, silahlarla bekliyorlar. Kimden neyi koruyorlar? O binayı İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin elinden almak için yapıyorlar bunu. Bir kamu kurumunun, bir başka kamu kurumunun elindeki malı böyle zorla alması Türkiye tarihinde ilktir. O yüzden ben Meslek Fabrikası ile ilgili pek çok konuşmamda şunu söyledim; 'Bu hata, kötülük, yanlış normalleştirilmemeli'. Onun için itiraz ettik” dedi. Tugay, Meslek Fabrikası'nın on binlerce insana eğitim verdiğinin altını çizdi.

Meslek Fabrikası'na el konulmasına itiraz edince, karşı taraftan açıklamalar geldiğine vurgu yapan Tugay, “Önce üniversiteye vereceğiz dediler, sonra Yeşilay'a vereceğiz dediler, en son da kütüphane olacak dediler. Ne olacağını kimse bilmiyor ama bir kılıfa uydurmaya çalışıyorlar. Bıraksaydınız biz orayı Meslek Fabrikası olarak kullanmaya devam etseydik... Elbette buna itiraz edeceğiz. Bunu nasıl kabul edelim? Kabul edeceksek bu koltuklarda neden oturuyoruz?” dedi. 

“Sabah kalkınca ilk ona bakıyoruz”

Sistematik olarak muhalif düşüncede olan herkesi sindirmeyi amaçlayan bir anlayışın hakim olduğunu söyleyen Tugay, “Sabah kalkınca bugün herhangi bir belediyeye operasyon olmuş mu diye bakıyoruz. O kadar çok yaşadık ki bunu. İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne de yaptılar” dedi ve kooperatif davalarını hatırlattı. Tugay, birçok insanın suçsuz şekilde hapishanede bulunduğunu söyledi.

“Mavişehir'de belediye hizmet alanını peşkeş çektiler”

Tugay, “Benim önerim; siyasi mücadelemizi daha da güçlendirelim. Çok fazla yanlış iş oluyor, hem İzmir'de hem Türkiye'de. Bunları kamuoyu bilsin. Yakın zamanda Mavişehir'de inanılmaz rahatsız edici şekilde bir belediye hizmet alanını özel şahsa peşkeş çektiler. Hiç olmadık şekilde yaptılar. Buna benzer o kadar çok şey oluyor ki. Bunları herkes anlatmalı, konuşmalı, ayrı ayrı itiraz etmeli” dedi.

“Zulmün sonu gelmez”

İktidarın AKP’li belediyelere desteklerini hatırlatan Tugay, “Yapılan yatırımlara bakın, epey bir yatırımı hükümet eliyle yapıyorlar. Hibeler veriliyor, istedikleri krediler sağlanıyor, yurt dışı kredileri onaylanıyor. Onlara her türlü kolaylık sağlanıyor. Niye, çünkü bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin şehirleri. Biz kimin şehriyiz? Biz hangi ülkenin şehriyiz? O vergileri sadece AK Partili belediyelerin olduğu şehirlerden mi topluyorsunuz? İzmir'den 2025 yılında tam 951 milyar lira vergi toplanmış. Yapılan yatırım ise 32 milyar. Bunun sonrasında, İzmir yatırımda 77. sırada. Bunu unutmasın kimse, bu zulüm bugün banadır yarın onadır, öbür gün sizedir, herkesedir. Zulmün sonu gelmez” dedi.

“Kefil istemiyoruz”

Arıtma, yağmur suyu ayrıştırma, çöp bertaraf ve ulaşım gibi birçok projede uluslararası krediler bulduklarını söyleyen Tugay, “Yurt dışındaki bankalar bu kredileri istediğimizde bize veriyorlar, ön anlaşmaları yapıyoruz. Ancak mevzuat gereği bunu gidip Maliye Bakanlığı'na onaylatmanız lazım. Mevzuat böyle. Maliye onayladığı zaman da buna kefil olduğu anlamına gelmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi kredibilitesi yüksek bir belediye. Borcuna sadık bir belediye. Sadece mevzuat gereği bir imza atacaklar. 2 senedir toplamda 1 milyar doları bulan kredimiz onaylanmadı” dedi.

“Bize o krediyi vermeyenler utanmıyorlar”

Buca Metrosu'nun İzmir'in tarihinde yapılmış en büyük proje olduğunu söyleyen Tugay, proje hakkında bilgi verdi. 2 yıl önce yüzde 2 tamamlanma seviyesinde olan projenin yüzde 50'ye yaklaştığını kaydeden Tugay, “Zorluklara rağmen çok hızlı bir şekilde ilerledi ve ilerleyecek. Buna kredi kullanmayalım mı? Anlaşması yapılmış ama ek anlaşmalar yapılması gerekiyor. Araçlar için yine kredi gerekiyor. Uluslararası bankalar diyor ki, 'Biz vereceğiz ama siz alamıyorsunuz.' Çiğli'de arıtma tesisimiz var, üniteler var. 4. faz eksikti. İnanılmaz hızla onu yaptırdık. Bir kredi anlaşması yapılmıştı, sadece imza atacaklardı. Vermediler krediyi ama biz o arıtmayı yapmak zorundaydık. Körfezde sorun olacak diye endişeliydik. Yaptık, bitirdik, hala kredi orada duruyor. Bize o krediyi vermeyenler utanmıyorlar” dedi. Onat Tüneli hakkında da bilgi veren Tugay, “Buca Metrosu ve Onat Tüneli bittiğinde İzmir'in trafik sorunu yüzde 25 iyileşecek. O iki proje onun için önemli” dedi.

“Dışarıdan seyreden değil, katkı veren insan olmak istedim”

Başkan Tugay, öğrenim hayatını anlatırken duygusal anlar yaşadı. Çocukluğundan itibaren çalıştığını, pazarcılık ve işportacılık yaptığını anlatan Tugay, annesinin kendisini okutmak için harcadığı emekleri anlattı. Babasının öğretmenlik yaparken annesinin çalışmadığını hatırlatan Tugay, “Onurlu insanlardık, kimseye el açmadık. Ciddi bir hayat mücadelesi verdik. Ben evin en büyük çocuğuyum, sıkıntılı dönemde aileme destek olmak için çıkıp sokakta çalışmayı tercih ettim. Simit de sattım, çıraklık da yaptım, gazete de sattım. En çok pazarcılık, işportacılık yaptım. Ben o günlerde galiba hayatı öğrendim, insanları tanıdım, zorluklarla mücadele etmeyi öğrendim. O günlerde aslında korkmamayı da öğrendim. Sizin üzerinize gelen bir şeye karşı dik durabilmeyi öğrendim. Ben bu memleketin bir şekilde zor şartlarda yetişmiş çocuklarından biriyim aslında. Tıp fakültesini kendi emeğimle kazandım. Belki annem izliyordur. Dershaneye gitmem gerekiyordu, dershaneye verecek paramız yoktu. Annem babama dedi ki 'Ben oğlumu dershaneye göndereceğim, göndermek için dikiş dikeceğim’. Mahalleye gelip de şile bezinden kesilmiş kalıplı kumaşlar veriyorlardı, onları evdeki kadınlar dikiş makinesiyle dikiyorlardı, onun karşılığında bir para veriyorlardı. Oradan gelir elde edebiliyordu ev kadınları. Annem ben bunu yapacağım dedi, bir dikiş makinesi vardı, gece uyurken annemin o dikiş makinesi sesini unutmuyorum. Annem beni dershaneye gönderdi, üniversiteyi kazandım kendi emeğimle bütün öğrenim hayatım boyunca hiç kalmadan, fakültemi bitirdim, mecburi hizmetimi de yaptım, pratisyen doktorluğumu da yaptım. Çalıştım, kendi emeğimle TUS'u kazandım. Senelerce kendi emeğimle uzmanlık eğitimi aldım. Bütün meslek yaşantım boyunca hem iyi bir doktor hem iyi bir insan olmaya, hizmet ettiğim insanlara elimden geleni yapmaya çalıştım” dedi.

Siyasete girme sebebinin ülkenin gidişatı karşısında bir şey yapma isteği olduğunu belirten Tugay,

“Kariyer sahibi, para kazanan bir insan oldum ama siyasete girme sebebim belediye başkanı olmak değildi. Milletvekilliği de değildi, ben plastik cerrahi uzmanıydım ve bir mesleğim vardı, işimi severek yapıyordum. Ama sıkıntılarla büyüyen insanlar var benim gibi. Onlar zor hayatlar yaşarken, işin içinde bir sürü yanlışlıklar, haksızlıklar varken, ben dışarıdan seyreden adam değil de, katkı veren insan olmak istedim. Gittim onun için partiye üye oldum. Partide beni seven insanların teşvik etmesiyle belediye başkan adaylığına başvurdum” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-1-milyar-dolari-bulan-kredi-2-senedir-imza-bekliyor-2824.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-1-milyar-dolari-bulan-kredi-2-senedir-imza-bekliyor-2824.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-1-milyar-dolari-bulan-kredi-2-senedir-imza-bekliyor-2824-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/baskan-tugay-1-milyar-dolari-bulan-kredi-2-senedir-imza-bekliyor-2824.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-tugay-1-milyar-dolari-bulan-kredi-2-senedir-imza-bekliyor/1356/</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 09:43:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Erken seçim Türkiye'nin kurtuluşu olacak]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ÖzgürÖzel’in verdiği erken seçim startı sonrasında saha çalışmalarındaki mesaisini artırarak sürdürüyor.Güç ve beraberindeki heyet Seferihisar’da esnaf oda başkanları, sivil toplum kuruluşları ve ilçe esnafıyla bir araya geldi, semt pazarında üreticiler ve vatandaşlarla buluştu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Pazarcı esnafının “Bıçak kemiği geçti, bizi bu iktidardan kurtarın artık” isyanı sonrası konuşan CHP İzmir İl Başkanı Güç, “CHP olarak yüzde 40’ın üzerinde oy alıyoruz, AKP ise yüzde 20’nin altında. Baş aşağı gidiyorlar. Seçim sandığı gelecek, AKP tümden gidecek” dedi. Partisinin ilçe başkanlığı ziyareti sonrasında CHP Seferihisar İlçe Başkanı Rahmi Tezel Çınar, İlçe Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, İl ve İlçe Yöneticileri ile birlikte çarşı esnafına ziyaretlerde bulunan Güç, esnafın sorunlarını dinlerken esnaftan da sık sık erken seçim talebi geldi. Erken seçimin öncelikle
milletin talebi olduğunu ve bunu Seferihisar’da bir kez daha gördüklerini belirten Güç, şunları söyledi: Erken seçim Türkiye’nin ve milletimizin kurtuluşu olacak.
Artık iş o noktaya geldi ki mızrak çuvala sığmıyor. Oynanmış rakamlara rağmen enflasyon canavarını artık dizginleyemiyorlar. Baskılanmasına rağmen TÜİK’in açıkladığı rakamlarla bile yıllık enflasyon yüzde 50’nin üzerinde. Bu düzen artık sürdürülemez. İnsanlar kısa vadede bile önünü göremiyor. Artık vatandaşın dayanacak gücü, bu iktidara tahammülü kalmadı. AKP bu durumun farkında ve sokağa
çıkamıyor, esnafın yüzüne bakamıyorlar. Erken seçim Türkiye’nin ve milletimiz kurtuluşu olacak. Biraz ironik bir durum ama erken seçim aslında AKP için de kurtuluş olacak. Onları da bu beceriksizlikten, bu iş bilmezlikten CHP iktidarıyla kurtarmış olacağız.
İlçede semt pazarını da ziyaret ederek pazarcı esnafı ve üreticilerle konuşan, pazara gelen
vatandaşlarla sohbet eden Çağatay Güç; pazarcı esnafının “Bıçak kemiği geçti, bizi bu iktidardan kurtarın” isyanı sonrasında, “Biz seçim olana kadar erken seçim mottosuyla sahada olacağız. Genel Başkanımız erken seçim startını verdi. Gittiğimiz her yerde her kesimden insanımız bunu istiyor. Biz zaten CHP İzmir örgütü olarak topyekûn sahadaydık. Tüm Türkiye’nin beklediği seçim sandığının
geleceği o pazar gününe kadar da sahada milletimizle birlikte olmaya; iktidarımızın çözümlerini,memleketin kısa sürede tüm dertlerinden nasıl kurtulacağını anlatmaya devam edeceğiz” dedi. Seçim sadece ekonomik düzelme için değil toplumsal barış için de şart Seferihisar’da STK ziyaretleri de gerçekleştiren CHP heyeti; Seferihisar Esnaf Odası ve Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Rüştü Çelikgil, Şoförler Odası Başkanı Hasan Fehmi Abacı, Alevi Kültür Dernekleri Seferihisar Şube Başkanı Serap Alev Selçuk’u da ziyaret etti. STK ziyaretlerinde konuşan Güç, şunları dile getirdi:
Oda ve STK’larımız bu ülke demokrasisinin yapı taşları. Maalesef günümüz iktidarı bu kültürümüzde bile yandaşlık anlayışıyla hareket ediyor. Esnaf halinden şikâyet ederse esnaf düşman. Madenci hak ararsa madenci düşman, sendika düşman. İnanç özgürlüğü isteyen, laiklik için eylem yapan olursa onlar da düşman. Biz CHP iktidarımızda bu düşmanlık anlayışına son vereceğiz. Toplumun tüm örgütlü
kesimleri özgürce ses yükseltip hakkını arayacak, farklılıklarımız zenginliğimizdir çünkü. İktidarın engellemeye çalıştığı, ötekileştirdiği bizim zenginliğimiz olacak. Erken seçim sadece ekonomik düzelme için değil, toplumsal barışımız için de şart. STK’larımızın erken seçim talebini de çok haklı görüyor ve gereği için mesai gözetmeksizin çalışıyoruz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/erken-secim-turkiye-nin-kurtulusu-olacak-5673.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/erken-secim-turkiye-nin-kurtulusu-olacak-5673.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/erken-secim-turkiye-nin-kurtulusu-olacak-5673-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/erken-secim-turkiye-nin-kurtulusu-olacak-5673.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/erken-secim-turkiye-nin-kurtulusu-olacak/1355/</link>
			<pubDate>Wed, 06 May 2026 15:20:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İzmir’de “Türk Dünyasında Ortak Türk Medyası: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” Paneli Gerçekleştirildi]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir’de, Türk dünyasında medya alanında iş birliklerinin geliştirilmesi, ortak iletişim dilinin güçlendirilmesi ve bu alanda farkındalık sağlanması amacıyla “Türk Dünyasında Ortak Türk Medyası: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir panel düzenlendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen EÜ Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü tarafından düzenlenen panelde Türk devletleri arasındaki enformasyon akışının güçlendirilmesi, küresel dezenformasyonla mücadele ve ortak yayıncılık politikalarının geliştirilmesi gibi stratejik konular tüm boyutlarıyla ele alındı.

Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen panele, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa ALCI, Cumhurbaşkanlığıİletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu YÜKSEL, Ege Üniversitesi rektör yardımcıları Prof. Dr. Murat BOYACI, Prof. Dr. Aydoğan SAVRAN, Prof. Dr. Tahir YAĞDI, Ege Üniversitesi Genel Sekreteri Prof. Dr. M. Bahattin TANYOLAÇ, Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Atıf AKGÜN,Türk Dünyasındangelen temsilciler, medya mensupları, kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı.Açılış konuşmalarını Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa ALCIveCumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu YÜKSEL’inyaptığı panelde, Türk dünyasında ortak medya yapısının geliştirilmesine yönelik mevcut sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.

İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu YÜKSEL, İletişim Başkanlığı öncülüğünde Türkiye iletişim modeli ile halkla ilişkilerden kamu diplomasisine kadar stratejik ve bütüncül bir model kurgulandığını, bu kapsamda Türk dünyası ile ilişkilerin daha sistematik bir vizyonda takip edildiğini, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde medya ve enformasyon alanında yapılan toplantıların ve işbirliklerinin stratejik önem taşıdığını, Türk dünyası 2040 vizyonu doğrultusundayürütülen çalışmalarınortak bir medya platformunun kurulması, haber ajanslarının ortaklaşa faaliyet yürütebilmesi, algı yönetimindeve dezenformasyonla mücadelede farkındalık yaratabilmek ve ortak tarih ile kültür üzerine güçlü bir gelecek inşa etmek adına kritik bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Konvansiyonel medyadan kopuş sonrasında yeni medya platformlarında ve dijital mecralarda yaşanan sanal tehditlerin ve siber saldırıların artışına dikkat çeken YÜKSEL, dijital mahremiyet ve siber vatan kavramı üzerinden farklı coğrafyalarda yaşayan Türk devletlerinin medya alanında işbirliğine giderek yeni projeler üretmesi gerektiğini, yeni mecralar ve yeni bütçeler tesis edilerek Türk dünyasına ait ortak bir reklam ekosisteminin önemli olduğunu ifade etti. Genç nüfusun önceliklendirilerek tüm toplumun medya okuryazarlığı konusunda donanımlı hale getirilmesi ve dezenformasyon konusunda farkındalık seviyesinin yükseltilmesinin amaçlandığını belirten YÜKSEL,Türk dünyasında medya alanındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik İletişim Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen oturumda gazeteciler Zafer Karatay, Gülsüm Khalilova, Gülsüm Mustafova, MeruertPambetova, Dr. Murtaza Alive AgilAlesger bölge ülkeleri arasındaki medya entegrasyonuna ilişkin deneyimlerini ve çözüm önerilerini paylaştı.

Panel, katılımcıların görüş ve değerlendirmelerinin ardından sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-de-turk-dunyasinda-ortak-turk-medyasi-sorunlar-ve-cozum-onerileri-paneli-gerceklestirildi-9608.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-de-turk-dunyasinda-ortak-turk-medyasi-sorunlar-ve-cozum-onerileri-paneli-gerceklestirildi-9608.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-de-turk-dunyasinda-ortak-turk-medyasi-sorunlar-ve-cozum-onerileri-paneli-gerceklestirildi-9608-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/izmir-de-turk-dunyasinda-ortak-turk-medyasi-sorunlar-ve-cozum-onerileri-paneli-gerceklestirildi-9608.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/izmir-de-turk-dunyasinda-ortak-turk-medyasi-sorunlar-ve-cozum-onerileri-paneli-gerceklestirildi/1346/</link>
			<pubDate>Tue, 05 May 2026 10:04:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP sahaya indi: “Halkın iktidarını kuruyoruz!”]]></title>
			<description><![CDATA[CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Halkın iktidarını kuruyoruz” sloganıyla başlatılan saha çalışmaları kapsamında Bornova’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin ev sahipliğindeki programda CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan ile birlikte esnaf ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelinerek vatandaşların sorunları dinlendi. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ziyaretlerde, sahada halkla birebir temasın ve yerinde çözüm üretmenin önemi vurgulandı. Yoğun program, Başkan Eşki’nin CHP ilçe başkanlarına iki yıllık çalışmalarını anlattığı toplantıyla son buldu.

Yoğun katılımla Bornova çıkarması

CHP’nin 4 Mayıs’ta “Halkın iktidarını kuruyoruz!” sloganıyla sahaya inme kararı doğrultusunda, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ilk programını Bornova’da gerçekleştirdi. Ziyaretlere CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan da katıldı. Programda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, CHP Bornova İlçe Başkanı Ertürk Çapın, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Yağmur Yurdakul Özkan ile CHP eski Genel Sekreteri, önceki dönem milletvekili Prof. Dr. Kamil Okyay Sındır ve meclis üyeleri yer aldı.

Akıllı şehir vizyonunu anlattı

Programın ilk durağı Bornova Belediyesi Akıllı Şehir ve İnovasyon Merkezi oldu. Başkan Ömer Eşki, Bornova’nın dijital ikizi projesine ilişkin sunum gerçekleştirdi.
Eşki, “Teknolojiyle güçlenen bir Bornova inşa ediyoruz. Hem vatandaşımıza daha hızlı hizmet sunmak hem de kaynaklarımızı doğru kullanmak için dijital dönüşümü önceliklendiriyoruz” dedi.

Sivil toplum ve esnafla buluşma

Heyet daha sonra Bornova Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aziz Talas ile bir araya geldi, ardından ADD Bornova Şubesi Başkanı Mübeccel Timaç ziyaret edildi.
Bornova Çarşı’da gerçekleştirilen esnaf ziyaretlerinde işletme işletme gezilerek vatandaşların sorunları dinlendi. Ayrıca Bornova Giritli ve Mübadiller Derneği ile CHP Bornova İlçe örgütünün tarihi çarşı girişindeki çadırı da ziyaret edildi.

“Sahada, halkla birlikteyiz”

Çağatay Güç, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak sahadayız, halkımızla birlikteyiz. İzmir’den başlattığımız bu süreçle vatandaşlarımızın sorunlarını yerinde dinleyerek çözüm üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

CHP İzmir Milletvekili Ednan Arslan ise, “Ekonomik zorlukların arttığı bu dönemde esnafımızın ve vatandaşlarımızın yanında olmak bizim en önemli sorumluluğumuz” dedi.

Günün sonunda kapsamlı değerlendirme toplantısı

Programın sonunda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Dr. Sırrı Aydoğan Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve İzmir’deki CHP ilçe başkanlarına hitap etti. Eşki, görevde bulunduğu iki yıllık süreçte hayata geçirilen projeler, yatırımlar ve çalışmalar hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Bornova’da sosyal belediyecilikten dijital dönüşüme kadar birçok alanda yürütülen çalışmaların aktarıldığı toplantıda, önümüzdeki döneme ilişkin hedefler de paylaşıldı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/chp-sahaya-indi-halkin-iktidarini-kuruyoruz-672.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/chp-sahaya-indi-halkin-iktidarini-kuruyoruz-672.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/chp-sahaya-indi-halkin-iktidarini-kuruyoruz-672-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/05/chp-sahaya-indi-halkin-iktidarini-kuruyoruz-672.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-sahaya-indi-halkin-iktidarini-kuruyoruz/1345/</link>
			<pubDate>Tue, 05 May 2026 09:40:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["2019'dan beri her yıl bir öncekinden daha kötü bir tablo var"]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, savaş nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının asfalt hizmetlerinde yavaşlamaya neden olacağını açıklayan İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yüklenerek, ‘’Yol yapımındaki başarısızlığın sebebi gerçekten Şubat 2026’da başlayan savaş mı? Asıl savaş sizin İzmir’e hizmet ve eser vermemek için verdiğiniz mücadele. Rakamlar ortada]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[2019’da 1 milyon 757 bin ton asfalt. 2020’de 929 bin ton. 2021’de 958 bin ton. 2022’de 773 bin ton. 2023’te 662 bin ton. 2024’te 473 bin ton. 2025’te 387 bin ton. Yani her yıl bir öncekinden daha kötü bir tablo. Yavaşlığın sebebi Hürmüz Boğazı değil CHP’nin bir türlü doymak bilmeyen siyasi kadroları. Yol yapmayan bankamatik memuru kadroları açan, şehrine hizmet etmeyen ama eziyet eden bir belediyecilik anlayışı." ifadelerini kullandı.


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi bürokratının, savaş nedeni ile Hürmüz Boğazının kapalı olması nedeniyle asfalt hizmetlerinde yavaşlama olacağına yönelik açıklamalarına rakamlarla cevap verdi. Başkan Saygılı, " İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin asfalttan sorumlu genel müdürü, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması nedeniyle asfalt hizmetlerinde yavaşlama yaşandığını açıklamış. Peki CHP’li belediyenin son 7 yıldaki performansına baktığımızda, en temel belediyecilik hizmeti olan yol yapımındaki başarısızlığın sebebi gerçekten Şubat 2026’da başlayan savaş mı? Asıl savaş sizin kendi içinizde. Asıl savaş sizin İzmir’e hizmet ve eser vermemek için verdiğiniz mücadele. Yavaşlığın sebebi Hürmüz Boğazı değil CHP’nin bir türlü doymak bilmeyen siyasi kadroları. Yol yapmayan bankamatik memuru kadroları açan, şehrine hizmet etmeyen ama eziyet eden bir belediyecilik anlayışı. Rakamlar ortada: 2019’da 1 milyon 757 bin ton asfalt. 2020’de 929 bin ton. 2021’de 958 bin ton. 2022’de 773 bin ton. 2023’te 662 bin ton. 2024’te 473 bin ton. 2025’te ise sadece 387 bin ton… Yani her yıl bir öncekinden daha kötü bir tablo… Adım adım dibe vuran bir belediyecilik yönetimi! Çalışma, üretme ve planlamada sınıfta kaldınız. 2025 yılı için hedef 1 milyon 300 bin ton asfalt dökmekti. Gerçekleşen rakam sadece 387 bin ton. Aradaki fark hüsrandır. İzmir için bu hüsran da CHP’nin ta kendisidir. İzmir'in dört bir yanı neden çukur, rakamlar açıklıyor. Ortada ne plan var ne icraat var ne de verilen sözlerin karşılığı var. Beceriksizliklerini örtmek için devamlı her konuda mazeret var." ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/2019-dan-beri-her-yil-bir-oncekinden-daha-kotu-bir-tablo-var-9952.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/2019-dan-beri-her-yil-bir-oncekinden-daha-kotu-bir-tablo-var-9952.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/2019-dan-beri-her-yil-bir-oncekinden-daha-kotu-bir-tablo-var-9952-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/2019-dan-beri-her-yil-bir-oncekinden-daha-kotu-bir-tablo-var-9952.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/2019-dan-beri-her-yil-bir-oncekinden-daha-kotu-bir-tablo-var/1323/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Apr 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tüm Emekliler Sendikası'ndan İktidara Ek Zam ve İntibak Yasası Çağrısı]]></title>
			<description><![CDATA[Özel Haber-Tüm Emekliler Sendikası (Tüm Emekli-Sen), yayımladığı basın açıklamasıyla emekli maaşlarının enflasyon karşısında hızla eridiğini belirterek, iktidardan yeni bir bütçe ve yapısal düzenlemeler talep etti. Açıklamada, en düşük emekli aylığının memur maaşına eşitlenmesi, intibak yasasının çıkarılması ve tüm emeklilerin aylıklarına 20 bin lira seyyanen zam yapılması istendi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Batuhan Yiğit-Tüm Emekli-Sen tarafından kamuoyu ile paylaşılan açıklamada, altı ayda bir gerçekleştirilen maaş zamlarının son üç ay içinde alım gücünü yitirdiği vurgulandı. Emekli ve çalışan maaşlarının üç ayda bir gerçek enflasyon oranında artırılması gerektiği belirtilen açıklamada, iktidara "Asgari değil, insanca bir yaşam istiyoruz" sözleriyle seslenildi.

Seyyanen Zam ve İntibak Talebi

Sendika, 5510 sayılı yasanın mevcut emekli aylıklarında düşüşe neden olduğunu belirterek ekonomik ve sosyal taleplerini şu şekilde sıraladı:


Memurlara sağlanan seyyanen ödeneğin tüm emeklilere de verilmesi.

En düşük emekli aylığının, en düşük memur maaşına eşitlenerek kademelendirilmesi.

İntibak yasasının vakit kaybetmeden çıkarılması.

dereceye ulaşmış tüm memurlara ve memur emeklilerine 3600 ek gösterge uygulanarak mevcut eşitsizliğin giderilmesi.

Bayram ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine yükseltilmesi.


Sağlık ve Sendikalaşma Hakkı Vurgusu

Açıklamanın devamında, sağlık hizmetlerinin kolay erişilebilir ve tamamen ücretsiz olması gerektiği ifade edildi. Emeklilik hakkının uzun mücadeleler sonucu elde edilen yasal bir hak olduğu hatırlatılarak, emeklilerin sendikalaşma sürecinin önündeki engellerin kaldırılması ve toplu sözleşme görüşmelerine emekli temsilcilerinin de dahil edilmesi talep edildi. Sosyal devlet politikalarına dikkat çekilen metinde, yaşlı bakım ve huzurevlerinin sayısının artırılması ve sokakta barınma sorunu yaşayan vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi gerektiği de vurgulandı.

"Gerçek Yaşam Maliyetine Göre Zam Yapılsın"

Açıklama, Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon verileri eleştirilerek şu ifadelerle noktalandı: "TÜİK'in enflasyon verilerine göre değil, gerçek yaşam maliyetine göre tüm emeklilerin aylıklarına 20 bin lira seyyanen zam yapılmasını istiyoruz. Sefalete teslim olmak istemiyoruz."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/tum-emekliler-sendikasi-ndan-iktidara-ek-zam-ve-intibak-yasasi-cagrisi-1187.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/tum-emekliler-sendikasi-ndan-iktidara-ek-zam-ve-intibak-yasasi-cagrisi-1187.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/tum-emekliler-sendikasi-ndan-iktidara-ek-zam-ve-intibak-yasasi-cagrisi-1187-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/tum-emekliler-sendikasi-ndan-iktidara-ek-zam-ve-intibak-yasasi-cagrisi-1187.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/tum-emekliler-sendikasi-ndan-iktidara-ek-zam-ve-intibak-yasasi-cagrisi/1300/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 16:46:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay teşekkür turuna Balçova’da devam etti]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulan Meslek Fabrikası'na yönelik başlattığı nöbette kendisine destek veren ilçe belediyeleri ile CHP örgütüne teşekkür turuna Balçova ile devam etti. Başkan Tugay, demokrasi ve kamu mallarına sahip çıkma vurgusu yaparak mücadele ve dayanışma mesajı verdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulan Meslek Fabrikası’na yönelik başlattığı nöbette kendisine destek veren İzmirlilere teşekkür turuna Balçova ile devam etti. CHP Balçova İlçe Başkanlığı’nı ziyaret eden Başkan Tugay daha sonra Balçova Belediyesi’ne geçerek Başkan Onur Yiğit ile bir araya geldi.

Tugay: Bir yanlışı Türkiye’ye duyurduk

CHP Balçova İlçe Başkanlığı ziyaretinde Meslek Fabrikası sürecine ilişkin konuşan Başkan Tugay, İzmir’de ortaya konan güçlü tepkiyle “çok açık bir yanlışın Türkiye’ye duyurulduğunu” söyledi. Tugay, belediyenin mal varlığına sahip çıkma sorumluluğuyla hareket ettiklerini belirterek, gösterilen dayanışmanın kendileri için önemli olduğunu ifade etti. Türkiye’nin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar yaşandığını ancak İzmir’deki güçlü itirazın dikkat çektiğini vurguladı. “Bu yanlış uygulamayı görünür kıldık” diyen Tugay, “O gün orada yanımızda olduğunuz için, CHP kimliği ve duruşuyla; bize, yapılan eyleme sahip çıktığınız için her birinize yürekten teşekkür ediyorum” dedi.    

“Her zaman halkın yanındayız”

Ülke genelinde ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Başkan Tugay,  emekli, üretici ve gençlerin zorlandığını söyleyerek, gençlerde geleceğe dair umutsuzluğun arttığını ve işsizlik sorununun derinleştiğini vurguladı. Belediyenin sosyal hizmet alanında ihtiyaç duyan herkesin yanında olduğunu belirten Başkan Tugay, “Ne zaman insanlar yardım istese yanlarına koşarız. Balçova’da da bu alanda çalışmalar yürütüyoruz” dedi. 

“Yanlışa itiraz edeceğiz”

Yanlışa karşı itiraz edilmesi gerektiğini vurgulan Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı: “Kafanıza göre kanun çıkarıp malımıza mülkümüze el koyamazsınız. Meslek Fabrikası’nda olduğu gibi itiraz edeceğiz. Bu ülkeden ne demokrasinin silinmesine, ne adaletin elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz.”

“Mücadeleyi büyüterek sürdüreceğiz”

Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, İzmir’in önemli ve öncü bir kent olduğunu vurgulayarak, burada atılan adımların ülke genelinde siyasi sürece katkı sağlayabileceğini ifade etti. CHP Balçova İlçe Başkanı Murat Aküzüm ise son dönemde zor günler yaşandığını belirterek, dayanışma ve direnişi bir sorumluluk olarak gördüklerini söyledi. Aküzüm, bu mücadeleyi büyüterek sürdürme kararlılığında olduklarını dile getirdi.

Tugay Onur Yiğit’i makamında ziyaret etti

CHP Balçova İlçe Başkanlığı ziyaretinin ardından Başkan Tugay, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit’in konuğu oldu. Tugay, “Onur Yiğit Balçova’nın tarihine geçen bir başkan olacak. Çok uzun yıllardır çözülmemiş sorunlara el attı. Mütevazi, gösterişsiz bir tarzı var ama inanılmaz başarılı bir belediye başkanı. Halkıyla çok iç içe olan bir başkan, bunu görünce çok da mutlu oluyorum. Onur Yiğit bu ülkede için daha çok şey yapacak. Balçova’ya çok iyi sahip çıkıyor” dedi. Yiğit ise, halkla iç içe güzel bir uyum yakaladıklarını belirterek, en büyük gücün bu olduğunu ve bu şekilde problemlerin de çözüldüğünü söyledi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-tesekkur-turuna-balcova-da-devam-etti-3777.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-tesekkur-turuna-balcova-da-devam-etti-3777.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-tesekkur-turuna-balcova-da-devam-etti-3777-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-tesekkur-turuna-balcova-da-devam-etti-3777.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-tugay-tesekkur-turuna-balcova-da-devam-etti/1297/</link>
			<pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:15:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay'dan Menderes'e teşekkür turu]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulan Meslek Fabrikası'na yönelik başlattığı direnişte kendisine destek veren ilçe belediyeleri ile CHP örgütüne teşekkür turunu Menderes'ten başlattı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulan Meslek Fabrikası'na yönelik başlattığı direnişte kendisine destek veren İzmirlilere teşekkür turuna çıktı. Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek ile bir araya gelen Başkan Tugay, daha sonra CHP Menderes İlçe Başkanı Mehmet Emin Işık ile ilçe örgütünü ziyaret etti. CHP İlçe Başkanlığı'nda partililerle buluşan ve Meslek Fabrikası direnişinde CHP örgütünün sağlam bir duruş gösterdiğini vurgulayan Başkan Tugay, “CHP örgütünün Meslek Fabrikası için verdiği mücadele, İzmir adına ve savunduğumuz değerler adına çok değerli. O nedenle CHP il ve ilçe örgütlerine içten bir şekilde bu mücadelenin içerisinde yer aldıkları için teşekkür ediyorum” dedi.

Eşit hizmet anlayışı ile çalıştıklarını anlattı

Görev yaparken kimseyi diğerinden ayırmadan, her yere eşit hizmet götürme anlayışı ile çalıştıklarının altını çizen Başkan Tugay, “Hiçbir mahallemizde, köyümüzde 'Buradan bize oy çıkmaz' veya 'Çok oy aldık' diye bakmayız. Göreve başladığımız günden bu yana herkese eşit şekilde yaklaşıyoruz. Bu anlayışla çalışıyoruz ve çalışmak zorundayız” diye konuştu.

Cumhuriyet, demokrasi, insan hakları ve hukuk devletine karşı yapılan her eylemin hayati olduğunu da vurgulayan Başkan Tugay, “Belediye başkanları kente hizmet için çalışır. Ama ondan önce cumhuriyet idealine sahip olmak ve o mücadeleyi her zaman önde tutmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Elinden tutulmamış olanların elinden tutacağız”

CHP'nin bir üyesi olmaktan onur duyduğunu belirten Tugay, "Atatürk'ün çizgisinde, cumhuriyet değerlerini savunan, halkın hakkını savunan biri olmaktan her zaman onur duydum. Bütün yaşamım boyunca böyle oldu. Özgürlüğün, hakkın ve hukukun değerini biliyorum. Onlar kaybedilirse, insanların ne hale geldiğini geçmişte de bu topraklardaki insanlar gördü. Bugün de dünyanın başka yerlerinde, başka insanlar yaşıyor. İnsanlar özgürlüğüne, hakkına, hukukuna sahip çıkacak. Haksızlığa asla boyun eğmeyecek. Kapısına gidilmemiş olanların, kapısına gideceğiz. Elinden tutulmamış olanların elinden tutacağız. Yüreğine dokunulmamış insanların, yüreğine dokunacağız.”

 

“Senelerdir biriken birçok sorunu çözüyoruz”

Her gün halkın içerisinde olduğunu belirten Tugay, “Şu anda İzmir tarihinde yapılmadığı kadar çok altyapı çalışması yapılıyor. Ulaşımla ilgili projelerimiz sürüyor. Bir şeyleri oturup izlemiyoruz. Her şeyin üzerine gidiyoruz. Senelerdir biriken birçok sorunu çözüyoruz” dedi.

İzmir'den toplanan vergilerin, sadece yüzde 3'ünün kente yatırım olarak döndüğünü ifade eden Tugay, “Siz bu düşmanlığı yaptıkça İzmirli sizi sevmeyecek. Yaptığınız o hataların hepsini konuşacağız. Bu seçimi ve bundan sonra yapılacak seçimleri kazanacağız. Türkiye'ye umut vereceğiz” dedi.

Başkan Tugay'a ilçeye sunduğu hizmetlerden dolayı teşekkür etti

Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek de Başkan Tugay'ın kendilerine sürekli destek verdiğini belirterek, “Başkanımızın bir eli sürekli Menderes'te. Her zaman bizim yanımızda. Sorunlara çözüm odaklı yaklaşan başkanımıza, verdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

CHP Menderes İlçe Başkanı Mehmet Emin Işık ise “Bugün bizlerle burada olduğunuz ve mücadelemizde bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum” dedi.

İlçede Tugay'a, Meslek Fabrikası direnişi esnasında polis barikatlarının önünde çekilen ve direnişin simgesine dönüşen fotoğrafı da hediye edildi.

Köyleri ziyaret etti

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, daha sonra Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek ile Değirmendere ve Çamönü mahallelerini ziyaret ederek vatandaşlarla  sohbet etti, sorunları ve beklentileri dinledi. Yapılan hizmetler ve hayata geçirilecek projeler hakkında da bilgi verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-menderes-e-tesekkur-turu-4914.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-menderes-e-tesekkur-turu-4914.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-menderes-e-tesekkur-turu-4914-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-menderes-e-tesekkur-turu-4914.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-tugay-dan-menderes-e-tesekkur-turu/1290/</link>
			<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:52:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay: Enerji güvenliği için şehirler kendi sistemlerini kurmalı]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İEKKK toplantısında enerji güvenliğinin önemine dikkat çekti. Kritik kamu yapılarının kendi enerji sistemlerine sahip olması gerektiğini vurgulayan Tugay, şehirde ortak akıl ve iş birliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde yapılan İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 145’inci toplantısına katıldı. Kentin sorunlarının ve ihtiyaçlarının masaya yatırıldığı buluşmanın açılışı İEKKK Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer tarafından yapıldı. İzmir Planlama Ajansı’ndan (İZPA) şehir plancısı Dr. Esra Kut Görgün “Enerji Güvenliği Raporu” başlığı altında sunum yaptı. Sunumun ardından konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, küresel krizlere karşı şehirlerin dirençli olması gerektiğini, bu sorumluluğun yalnızca kamu yönetimlerine değil, kentin tüm dinamiklerine ait olduğunu söyledi. Enerji güvenliğinin kritik bir başlık olduğuna dikkat çeken Tugay, olası bir enerji krizinin şehirleri doğrudan etkileyebileceğini ifade etti.

“Kritik yapıların kendi enerji sistemi olsun”

Başkan Dr. Cemil Tugay, şehirlerin kendi enerji güvenliğini sağlamasının önemine dikkat çekerek, belediye binaları ve hizmet alanlarında bu yönde çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Kültürpark’ın enerjisinin kendi içinde karşılanmasının planlandığını belirten Tugay, itfaiye, ESHOT ve İZDENİZ gibi kritik birimlerin de kendi enerji sistemlerine sahip olmasını hedeflediklerini ifade etti. Tugay, “Ama bunu şehrimizdeki sanayi kuruluşları başta olmak üzere, hastaneler, eğitim kurumlarının da düşünmesi gerekiyor” dedi.

“Bir şehrin dinamizminin olması lazım”

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kurum içinde yapay zeka kullanımını teşvik etiklerini belirten Tugay, “Dijital Deneyim Merkezi oluşturduk, eğitimlere başlıyoruz. Bu merkezden herkes yararlanabilir, katkı da verebilir. Enerji Konseyi de kuruyoruz. Burada temel olarak şehrimizin enerji verimliliğiyle ilgili ihtiyaç tartışılacak. Ayrıca enerji güvenliği hayati başlık olacak ve konuşulacak. İzmir’de herkes kendi köşesinde bir şeylerle ilgileniyor, bir şeyler yapmaya çalışıyor ama birbirine güç verecek şekilde bir iş birliği yapılamıyor. Böyle bir yapı yok. Bunu sağlamak zorundayız. Bir şehrin dinamizminin olması lazım. Şehrin farklı kişi ve kurumlarının bir arada olması lazım. Bir araya gelmenin gücü çok daha iyi anlaşılıyor” diye konuştu.

Enerji konusu gündeme geldi

Toplantıda İzmir Ticaret Borsası (İTB) Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü “Tarım-Gıda Kobilerinin Yenilenebilir Enerji Toplulukları ile Desteklenmesi” sunumuyla önemli bilgiler paylaştı. Enerjide kurumların, ülkelerin ve şehirlerin kendi kendine yeten duruma gelmesinin önemine dikkat çekildi.

“Yönetemediğimiz bir borç durumu yok”

Programın sonunda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin finansal yapısı üzerinden bilgilendirme yapan Başkan Tugay, borç konusuyla ilgili çarpıtmaların yapıldığını belirterek “Geçen iki yıl Büyükşehir Belediyesi’nin en fazla borç ödediği dönem oldu. Bu borçlanmanın en önemli nedeni SGK borçları dahil pek çok borcun sürekli yüksek faize maruz kalması. Yüksek faiz nedeniyle bunları yaşıyoruz. Toplam borca baktığınızda bunun önemli bir kısmı da ödeme tarihi gelmemiş olanlar. 10 yıl ödeyeceğimiz metro, tramvay kredileri, İZBAN kredileri var. Yönetemediğimiz bir borç durumu yok. Gayet sağlam, sağlıklı bir şekilde gidiyoruz ve her geçen gün daha iyiye gidiyoruz” dedi.

Karşıyaka Stadı konuşuldu

Karşıyaka Stadı ile ilgili de konuşan Başkan Tugay, “Bu stat iki buçuk-üç sene içinde tamamlanacak. Bir takım ödeme kolaylıkları, krediler, belki sponsorluklarla bu yük hafifletilecek. Ama en ağır haliyle bile İzmir Büyükşehir Belediyesi için hiç de büyük bir iş değil. Opera Binası’nın maliyetinden daha düşük. O yüzden altından kalkılamayacak bir durum değil” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali-182.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali-182.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali-182-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali-182.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-tugay-enerji-guvenligi-icin-sehirler-kendi-sistemlerini-kurmali/1281/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:21:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay'dan Eşki'ye destek]]></title>
			<description><![CDATA[Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Eşki'ye destek için İzmir Adliyesi'nde bulunan ve süreci yakından takip eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, adaletin sağlanması için çalışan herkese çok teşekkür ederek, ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“Başkanımız görevinin başında olacak. Daha çok çalışacağız. Daha iyi şeyler yapacağız. Birbirimize destek olacağız. İzmir halkı bilsin ki bizler hizmet için buradayız,  daha iyisini yapmak için mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’nin İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasının ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay bir değerlendirme yaptı. İzmir Adliyesi'nde süreci yakından takip eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ile CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, karardan duydukları memnuniyeti dile getirdi.

“Adaletin sağlanması için çalışan herkese çok teşekkür ediyorum”
Başkan Tugay, süreci başından beri takip ettiğini belirterek tutuklama için herhangi bir somut gerekçe bulunmadığını ve bu sonucun beklenen bir gelişme olduğunu ifade etti. CHP’li belediye başkanlarına yönelik bazı kararların siyasi gerekçeler taşıdığı yönünde endişeleri olduğunu dile getiren Tugay, “Ancak nihayetinde doğru bir kararla arkadaşlarımız serbest kaldı. Adaletin sağlanması için emek veren herkese teşekkür ediyorum. Hukukun adaleti tesis etmesi hepimiz için çok değerli. Mücadelemizin en önemli unsurlarından biri, herkesin hakkını ve hukukunu gözeten bir sistemin doğru işlemesidir. Bugün süreç olumlu bir şekilde sonuçlandı” dedi. Ömer Eşki’nin görevine döneceğini belirten Tugay, “Başkanımızı yeniden görevinin başında görmek bizi mutlu edecek. Daha çok çalışacak, daha iyi işler yapacak ve birbirimize destek olacağız. İzmir halkı bilsin ki bizler hizmet için buradayız; daha iyisini yapmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

“Umuyoruz ki bir daha böyle süreçler yaşanmaz”
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, dosyada herhangi bir somut unsur bulunmadığının hukukçular tarafından dile getirildiğini belirterek, “Tüm arkadaşlarımız serbest bırakıldı. Onun  mutluluğunu yaşıyoruz. Umuyoruz ki bir daha böyle süreçler yaşanmaz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-eski-ye-destek-1189.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-eski-ye-destek-1189.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-eski-ye-destek-1189-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/baskan-tugay-dan-eski-ye-destek-1189.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-tugay-dan-eski-ye-destek/1249/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:21:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["CHP Milletvekili Veli Ağbaba’ya bir diyet mi ödemektedir"]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti Gaziemir Belediye Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca, belediyedeki bankamatik personel iddialarını gündeme taşıyarak Belediye Başkanı Ünal Işık’a sorular yöneltti. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Atmaca, Yalçın Barkın Ulutaş isimli şahsın 15 Aralık 2025 tarihinde Özel Kalem Müdürü olarak istisnai kadrodan atandığını belirterek, "Bu şahsın Antalya’da olduğu, işe gelmeden maaş aldığı ifade ediliyor. Bu durum HTS kayıtlarıyla incelenmelidir. Bu yaptığı Gaziemir’e ve Gaziemirli gençlere ihanettir. Kendisinin adaylaşma sürecinde Veli Ağbaba’nın bir katkısı olmuş mudur? CHP Milletvekili Veli Ağbaba’ya bir diyet mi ödemektedir?" çıkışında bulundu 


Gaziemir Belediye Meclisi'nin Nisan ayı oturumunda konuşan AK Partili Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca, belediyedeki bankamatik personel iddialarını gündeme taşıyarak, Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık'a sorular yöneltti. Atmaca yaptığı açıklamada, “Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın sevgilisinin Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki tarafından bankamatik olarak işe alınması, CHP Kemalpaşa İlçe Başkanı’nın 2024 yılında İZDOĞA ‘da bankamatik çalışanı olduğu iddiasının üzerinden henüz çok fazla zaman geçmemesine rağmen, Gaziemir Belediyesi’nde başka bir bankamatik skandalı mı yaşanıyor? 2 ya da 3 meclis toplantısında Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık’a özel kalem müdürü olarak istisnai kadrodan atama yapıp yapmadığını sorduk. Kendisi bu konuda yetkinin kendisinde olduğunu ifade ederek sorularımızı cevapsız bıraktı. Oysa 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 49. Maddesinde ; “Belediye personeli, belediye başkanı tarafından atanır. Birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına yapılan atamalar ilk toplantıda belediye meclisinin bilgisine sunulur” denilmesine rağmen sorularımızı neden cevaplamadı? Tarafımıza gelen bilgiye göre, Yalçın Barkın Ulutaş isimli kişinin 15.12.2025 tarihinde Gaziemir Belediyesi Özel Kalem Müdürü olarak istisnai kadrodan atamasının yapıldığı anlaşılmıştır." dedi

150 bin nüfuslu ilçede liyakatli genç mi kalmadı?

Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık’ın liyakati göz ardı ettiğini öne süren Atmaca, İlçedeki gençlerin durumuna dikkat çekerek, "Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, ısrarlı sorularımıza rağmen bu ismi neden açıklamadı? Bu şahıs neden hiçbir meclis toplantısına katılmadı? Bize iletilen bilgilere göre şahsın Antalya’da bulunduğu ifade edilmiştir. İşe gelip gelmediği, bankamatik olarak çalışıp çalışmadığı HTS kayıtlarıyla tespit edilmelidir. Gaziemir Belediye Başkanı bu konuda neden suskunluğunu korumuştur? Gaziemirli seçmenin oylarıyla başkan seçilen Ünal Işık, 150 bin nüfuslu Gaziemir’de bu göreve layık başka bir genç bulamadı mı? Bu yaptığı Gaziemir’e ve Gaziemirli gençlere ihanettir. Kendisinin adaylaşma sürecinde Veli Ağbaba’nın bir katkısı olmuş mudur? CHP Milletvekili Veli Ağbaba’ya bir diyet mi ödemektedir? Konuyu kamuoyunun takdirine bırakıyoruz." ifadelerini kullandı
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/chp-milletvekili-veli-agbaba-ya-bir-diyet-mi-odemektedir-538.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/chp-milletvekili-veli-agbaba-ya-bir-diyet-mi-odemektedir-538.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/chp-milletvekili-veli-agbaba-ya-bir-diyet-mi-odemektedir-538-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/chp-milletvekili-veli-agbaba-ya-bir-diyet-mi-odemektedir-538.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-milletvekili-veli-agbaba-ya-bir-diyet-mi-odemektedir/1248/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Apr 2026 10:13:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Meslek Fabrikası önünde gece nöbeti]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Meslek Fabrikası’na yönelik el koyma girişimine karşı başlatılan nöbet, perşembe gecesi de sürdü. Başkan Dr. Cemil Tugay öncülüğünde bir araya gelen yurttaşlar, türkülerle dayanışmayı büyüttü. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da mücadeleye katıldı. Tanal, pense ile binayı çevreleyen polis barikatlarını birbirine bağlayan plastik kelepçeleri kesti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Meslek Fabrikası nöbeti, perşembe gecesi de sürdü. Sabah saatlerine kadar Meslek Fabrikası önünde nöbet tutan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, CHP İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın ile ilçe belediye başkanları da eşlik etti. Tepecik Müzisyenler Derneği üyeleri ise nöbete seslendirdikleri şarkılarla destek verdi. Soğuk havaya rağmen alandan ayrılmayan katılımcılar, omuz omuza vererek direnişi büyüttü. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da nöbete destek verdi. Tanal, penseyle polis barikatlarını birbirine bağlayan plastik kelepçeleri kesti. Türkiye sınırlarının bu şekilde korunmadığını ifade ederek uygulamaya tepki gösteren Tanal, polis yetkilileri ile görüşme talebinde bulundu. 

“Kamu kurumu polis tarafından işgal edildi”

CHP'nin Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Meslek Fabrikası önünde yaptığı açıklamada, “Türkiye'nin sınırlarında böyle tedbirler yok. Bir sürü bariyerle kapatılmış. Sınırlarımız böyle korunmuyor” dedi. Meslek Fabrikası'nın bir eğitim kurumu olduğunu vurgulayan Mahmut Tanal, “Kur’an’ın ilk ayeti ‘oku’.. Niye oku? İnsanları cehaletten kurtarmak için. Anayasaya göre kimse eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. Burada insanların bir meslek edinmesi için, işsiz kalmaması ve çalışabilmesi için meslek kursları veriliyor. Kurs verilmesi maalesef engellenmeye çalışılıyor” diye konuştu.

“Buraya müdahale edemezsin”

40 yıllık avukat olduğunu anımsatarak tahliye prosedürünün şartlarına değinen Mahmut Tanal, şunları söyledi: “İki türlü tahliye var. Birincisi sulh hukuk mahkemelerinde karar alınır. Bir diğeri de 3091 yasa uyarınca yapılır. Bu yasa diyor ki 'Bir kişi sizin mülkünüzü işgal etmiş ise 15 gün içerisinde kaymakamlığa müracaat edersin. Onu tahliye edersin.' Ancak eğer o mülkle ilgili davalar açılmış ise orasını tahliye edemezsin. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kaymakamlığın işleminin iptali için dava açmış. Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne dava açmış. İdari mahkeme yürütmeyi durdurma kararı almış. Tekrar itiraz edilmiş. 3091 sayılı yasanın 14'üncü maddesi diyor ki, 'Burada dava açılmışsa, kaymakam olarak senin görevin bitti. Buraya müdahale edemezsin.' Ne yapması lazım? Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tahliye davası açacak. Tahliye kararını alacak. İcra memuruyla birlikte gelip anahtarı isteyecek.”

Mahmut Tanal'dan bakanlara çağrı

Yapılanın bir gasp olduğunu vurgulayan Tanal, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “Geliyor zorla 'Ben içeri girdim, seni almıyorum' diyor. Bu örnek kötü bir örnek. O zaman tüm mal sahipleri ansızın gidecekler, kiracının evinin anahtarını çıkaracaklar, ‘Hadi kardeşim sen buraya giremezsin’ diyecekler. Şu anda devletin, emniyetin, kaymakamın yaptığı bu. İçeride belediyenin 300 milyona yakın malzemesi var. Hukuk devletini ihlal ediyorlar. Kanunsuz emir. Bu kanunsuz emri yerine getiren de suç işliyor. Onun için buradan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sesleniyoruz. Bu kararları bir daha gözden geçirsinler. Bu hukuka aykırıdır. Lütfen bu hukuka aykırı işlemden vazgeçsinler. Belediyeye ait olan bu taşınmazı teslim etsinler ve burada kursiyer olan öğrenciler kursuna, eğitimlerine devam etsinler.”

“Hukuksuz uygulamalardan vazgeçin”

Mahmut Tanal, bu uygulamanın düşmanlar tarafından dahi yapılamayacağını belirterek, “Savaş halinde olan Ukrayna-Rusya savaşında bu yok. Savaş halinde olan Amerika-İran savaşında bu yok. 2026'nın Türkiye’sinde eğitim kurumu bu şekilde kapatılmış durumda. 'Yaparsa AKP yapar' diyorlar ya. AKP eğitim kurumlarını böyle polis kuvvetiyle kapatıyor. Bu despotluktur, otoriterliktir. Aynı şekilde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına sesleniyoruz. Tahliye hükümleri böyle zorbayla uygulanmaz. Bu bir zorbalıktır” dedi.

“Ülkeyi kimsenin itibarsızlaştırmaya hakkı yok”

Hukuksuz uygulamalardan bir an önce vazgeçilmesi çağrısında bulunan, sonuç alamadıkları takdirde İzmir Valiliği ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşeceklerini de açıklayan Tanal, “Bu işgal tam kanunsuzluk halidir. Dünyadaki itibarımızı zedeliyor. Ülkeyi kimsenin itibarsızlaştırmaya hakkı yok. Yazık günah. Polislerin görevi bu mudur? Hukuksuzluktan bir an önce vazgeçin diyeceğiz. Eğer vazgeçmeyeceklerse genel nerkezimizle görüşüp ayrı bir yol haritası çizeceğiz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/meslek-fabrikasi-onunde-gece-nobeti-3274.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/meslek-fabrikasi-onunde-gece-nobeti-3274.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/meslek-fabrikasi-onunde-gece-nobeti-3274-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/04/meslek-fabrikasi-onunde-gece-nobeti-3274.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/meslek-fabrikasi-onunde-gece-nobeti/1245/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 10:28:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[''Belediyeyi yönetenlerin önceliğini hizmet değil, siyasi tartışmalar'']]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin Bergama'da 2021 yılında başladığı ve 1 yılda bitecek denen Sebze ve Meyve Hali'nin 5 yıldır bitilemediğini ve atıl bırakıldığını belirtip, CHP yönetimine yüklenerek,  ''Kaba inşaatı bitmiş, kaderine terk edilmiş bir yapı ve heba edilen milyonlarca liralık kamu kaynağı… Bu tablo bir istisna değil, bir yönetim anlayışının sonucudur.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir’in gerçek sorunlarına çözüm üretmesi gerekenler, bugün enerjisini hizmete değil, hukuka meydan okumaya harcıyor. İzmir’in her köşesinde yarım kalan projeler, geciken yatırımlar ve artan sorunlar varken; belediyeyi yönetenlerin önceliğini hizmet değil, siyasi tartışmalar haline getirmesi kabul edilemez.'' ifadelerini kullandı.


AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2021 yılında başladığı, 1 yılda bitirilecek denen ancak aradan 5 yıl geçmesine rağmen bitmeyen Bergama Sebze ve Meyve Hali üzerinden CHP yönetimine yüklendi. Atıl bırakılan binanın görüntülerini de paylaşan Başkan Saygılı, şu ifadelere yer verdi, ''İzmir’imiz yıllardır hizmet bekliyor, CHP’li belediyecilik ise ne yazık ki bu beklentilere cevap üretmek yerine algı üretmeyi tercih ediyor. Bergama’da 2021 yılında büyük vaatlerle başlatılan, “1 yılda bitecek” denilen Sebze ve Meyve Hali projesi… Aradan 5 yıl geçti. 2026’dayız. Ortada ne tamamlanmış bir eser var ne de Bergamalıya, İzmirliye kazandırılmış bir hizmet. Kaba inşaatı bitmiş, kaderine terk edilmiş bir yapı ve heba edilen milyonlarca liralık kamu kaynağı… Bu tablo bir istisna değil, bir yönetim anlayışının sonucudur. CHP belediyeciliği; planlama yerine günü kurtaran, sorumluluk almak yerine mazeret üreten, hizmet üretmek yerine algı inşa eden bir anlayışa dönüşmüştür. Daha da vahimi; İzmir’in gerçek sorunlarına çözüm üretmesi gerekenler, bugün enerjisini hizmete değil, hukuka meydan okumaya harcıyor. Hukuki olarak Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ait olan bir bina önünde nöbet tutarak siyaset yapanlar, İzmir’in sokaklarında çözüm bekleyen vatandaşın sesini duymuyor. İzmir’in her köşesinde yarım kalan projeler, geciken yatırımlar ve artan sorunlar varken; belediyeyi yönetenlerin önceliğini hizmet değil, siyasi tartışmalar haline getirmesi kabul edilemez. Şehir yönetmek; polemikle, sloganla, vitrinlik projelerle değil; akılla, disiplinle ve millete karşı duyulan sorumluluk bilinciyle olur. Ancak bugün İzmir’de gördüğümüz tablo, bu sorumluluğun ne yazık ki geri plana itildiğini açıkça ortaya koymaktadır.''
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/belediyeyi-yonetenlerin-onceligini-hizmet-degil-siyasi-tartismalar-7262.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/belediyeyi-yonetenlerin-onceligini-hizmet-degil-siyasi-tartismalar-7262.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/belediyeyi-yonetenlerin-onceligini-hizmet-degil-siyasi-tartismalar-7262-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/belediyeyi-yonetenlerin-onceligini-hizmet-degil-siyasi-tartismalar-7262.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/belediyeyi-yonetenlerin-onceligini-hizmet-degil-siyasi-tartismalar/1189/</link>
			<pubDate>Tue, 24 Mar 2026 11:45:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[“İzmir’in hakkını sonuna kadar savunacağız”]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Meslek Fabrikası binasına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından haksız şekilde el konulma girişimine karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini söyledi. Sabah erken saatlerde Meslek Fabrikası binasına giden İzmir Büyükşehir Belediye Tugay, burada yaptığı açıklamada “Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir” dedi.
 
Yıllardır binlerce İzmirliye meslek edindiren ve istihdam olanağı sağlayan Meslek Fabrikası’nın hizmet verdiği binanın da aralarında olduğu bazı tesislere Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulması girişimine tepkiler sürüyor.  İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay sabah erken saatlerde Halkapınar’daki Meslek Fabrikası binasına giderek burada bir açıklama yaptı.
 
“Mesele çözülene kadar buradayım”
Anlamsız bir kavga ya da değersiz bir sürtüşmenin tarafı olmadıklarını ifade eden Başkan Tugay,   “Bizim derdimiz nettir, duruşumuz açıktır. Bu konuda haklıyız ve bu haklılığımızı defalarca kamuoyuyla paylaştık. Ben burada olmak zorundayım. Bu mesele çözülene kadar da buradan ayrılmak istemiyorum. Çünkü bu yalnızca bir bina meselesi değil; bu, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması meselesidir.” dedi.
 
“Sonuna kadar mücadele”
Destek veren, iyi niyetle yanında olan olan herkese teşekkür ettiğini belirten Tugay, “Ancak şunu da açıkça ifade etmek isterim ki; iyi niyetli insanların olduğu bir yerde bu şekilde bir uygulama kabul edilemez. Bu durumu büyük bir üzüntüyle karşılıyorum. Elimden gelen her şeyi yapacağım. Bu yanlış, bu hukuksuz ve bu kötü uygulamayı durdurmak için sonuna kadar mücadele edeceğim. Kendisine ‘İzmir milletvekiliyim’ deyip İzmir’in malını Vakıflara devretmeye çalışanların da bir an önce kendilerine gelmesini temenni ediyorum. Herkes kendi görevini yeniden sorgulamalıdır. Bizim görevimiz, bu kentin hakkını savunmaktır. Biz İzmirliyiz. Bu şehirde büyüdük, hayatımız burada geçti. İzmir’in değerlerini, insanların hassasiyetlerini çok iyi biliyoruz. Ve açıkça söylüyorum: İzmir’e bu yapılmaz” diye konuştu.
 
“Binanın Vakıflarla bir bağı yok”
Binanın tarihçesinden de bahseden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay şunları söyledi:
“Söz konusu yapı, 1908 yılında özel kişiler tarafından un fabrikası olarak inşa edilmiştir. Vakıflar tarafından yapılmış bir eser değildir ve vakıflarla herhangi bir bağı bulunmamaktadır. 1926 yılında ise dönemin Bakanlar Kurulu kararı ve Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla bu yapı kamulaştırılmış, yani bedeli ödenerek kamu mülkiyetine geçirilmiştir. 1940 yılından itibaren de tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescil edilmiş ve o tarihten bu yana kesintisiz şekilde belediyenin mülkü olarak kalmıştır. 2007 yılında Vakıflar tarafından tapuya bir şerh konulmuş, ancak bu süreçte yaklaşık 1 milyon 300 bin lira ödeme yapılarak söz konusu şerh kaldırılmıştır. Yani bugün itibarıyla tapuda Vakıflara ait herhangi bir hak ya da şerh bulunmamaktadır. Daha sonra yapı restore edilmiş ve restorasyonun ardından bugüne kadar “Meslek Fabrikası” olarak hizmet vermeye devam etmiştir. Özetle; ortada hukuki dayanağı olmayan, kamu vicdanını yaralayan bir müdahale söz konusudur. Biz buna karşı durmaya, İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz.”
 
“Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor”
Konuşmasında İzmirlilere de seslenen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir halkı bunu anlamalı; bu hukuksuzluklar bizi bitiriyor. Biz hizmet etmeye çalışıyoruz. İzmir’in dört bir köşesinde iyi şeyler yapalım, insanların yardımına koşalım, sorunlarını çözelim diye uğraşıyoruz. Göreve başladığımızdan beri adeta burnumuzdan getirmek için her şeyi yaptılar. ‘Belediye para kazanmasın, belediyenin imkanlarını kısıtlayalım, engel olabildiğimiz kadar engel olalım.’ Bin türlü yolla sürekli ayağımıza çelme takılıyor, sürekli engelleniyoruz. Ancak hiçbir şekilde vicdanım kabul etmiyor; eğer ‘buraya çökün, burayı alın’ dersem görevimi yapmamış olurum. O yüzden bireysel kararımdır. Gelen herkese çok teşekkür ediyorum. Kimseyi özel olarak çağırmadım. Herkes kendi duyarlılığı ile burada ama ben bu binayı başkalarının zorla almaması için elimden geleni yapacağım. İnsanlara söylüyoruz; ülkenize sahip çıkın. Eğer bunları yapmazsanız bunların arkası gelecek. Bu binanın hakkını savunmak, belediyenin hakkını savunmak benim görevim. Herkes bir daha kendi görevleri neler diye düşünsün.”
 
“Elimden geleni yapacağım”
İzmirlilerin duyarlı olduğunu dile getiren Başkan Tugay, “Biz İzmirliyiz. İzmir’de insanların duyarlılıklarını hepimiz biliyoruz ve İzmir’e bu yapılmaz. Memleketimizin hiçbir köşesinde hiçbir haksızlık yapılmamalı. İzmir gibi vatanına ve milletine bağlı insanların olduğu bir şehre, iyi yürekli insanların olduğu bir şehre bu yapılmaz. Bunu büyük üzüntüyle karşılıyorum. Bu yanlış, hukuksuz, kötü işi durdurmak için elimden geleni yapacağım. İnşallah ‘ben İzmir milletvekiliyim’ deyip de İzmir’in malını Vakıflara vermeye çalışanlar da biraz akıllarını başlarına toplar ve İzmir’in hakkına hukukuna sahip çıkmayı akıl ederler. Halkımızın anlayışına ihtiyacımız var. Halkımızın bizi doğru anlamasına ihtiyacımız var. Burada anlamsız bir kavga, gereksiz bir sürtüşme içinde değiliz. Çok haklı olduğumuz, haklılığımızı defalarca açıkladığım bir konuda burada olmak zorunda olduğumuzu söylüyorum. Ben burada olmak zorundayım ve bu konu çözülene kadar buradan gitmek istemiyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Umudun fabrikası
İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, kurulduğu günden bu yana 29 merkezde yürütülen çalışmalar kapsamında 5 bin 800 kurs açtı, 145 bin 77 kursiyere mesleki eğitim imkânı sunuldu. Özellikle Halkapınar Kurs Merkezi, 2016 yılından bu yana 531 kurstan 13 bin 149 mezun vererek istihdama önemli katkı sağladı. Meslek Fabrikası bünyesinde faaliyet gösteren Dijital Gençlik Merkezi ile 2025 yılı şubat ayından bu yana 385 genç dijital becerilerle geleceğe hazırlandı. İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla 37 bin 44 kişi açık iş ilanlarına yönlendirildi, bu süreçte 2 bin 694 yurttaş iş hayatına kazandırıldı.İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü, 35 alan ve 215 branşta eğitim faaliyetlerini sürdürüyor ve özellikle gençler ve kadınlar için mesleki gelişim ve istihdam odaklı çalışmalar yürütülüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi restore etti
1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile Meslek Fabrikası’nın Halkapınar’da yer alan binası, belediye mülkiyetine geçti ve uzun yıllar “un fabrikası" ve belediye deposu olarak kullanıldı. 2007 yılında İZSU mülkiyetindeki bina üzerinde bulunan “vakıf şerhi", bedeli ödenerek kaldırıldı ve mülkiyet tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne geçti. 2015-2017 yıllarında İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe halindeki tarihi binayı yaklaşık 17 milyon TL’lik büyük bir bütçeyle restore ederek "Meslek Fabrikası" adıyla hizmete açtı. Atıl durumda kalabilecek bir tarihî yapı kent yaşamına kazandırılarak İzmir halkının eğitim aldığı, üretim yaptığı ve meslek sahibi olduğu örnek bir kamusal mekâna dönüştürüldü. Bu yönüyle yapı yalnızca bir taşınmaz değil, İzmir halkının ortak emeğinin ve kamusal yararın somut bir örneği oldu.

Hukuki süreç
2025 yılının ekim ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü, belediyeye hiçbir tebligat veya bilgi vermeden Tapu Müdürlüğü üzerinden binayı kendi üzerine tescil ettirdi. Bu işlem, Vakıflar Yasası'nın 30. maddesine dayandırıldı. Bu yılın ocak ve şubat aylarında belediyenin mülkiyetin el değiştirdiğini öğrenmesi üzerine hukuki süreç başlatıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, “hukuksuz el koyma" iddiasıyla tapu iptal davası açtı. 25 Şubat’ta İzmir Büyükşehir Belediyesi resmi bir açıklama yaparak Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve bir gasilhane binasının belediyeden habersiz şekilde Vakıflara devredildiğini kamuoyuna duyurdu. Mart ayının başında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, mülkiyet ihtilafı nedeniyle bina için "ihtiyati tedbir" kararı aldı. 10 Mart’ta Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün itirazı üzerine mahkeme ihtiyati tedbir kararını kaldırdı. Bu durum, binanın tahliye edilmesinin önünü açtı. 18 Mart’ta Vakıflar Bölge Müdürlüğü, belediyeye binanın boşaltılması için tebligat gönderdi.

Eski un fabrikasıydı
Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası adıyla anılan bina, 1908’de Osmanlı vatandaşı olan Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edildi. 1914’de İzmir’in sadece un sektöründe değil, bütün sektörleri içinde en büyük işletmelerden biri haline geldi. İzmir’e ilk giren Türk süvari müfrezesi, Halkapınar’daki Tuzakoğlu Fabrikası önünde yoğun bir ateşle karşılaştı, fabrikadan açılan ateşte dört Türk eri şehit düştü. Binanın hemen yanında Cumhuriyet’in ilk yıllarında dikilmiş ve üzerinde ‘Vatan ve Namus’ yazan Dokuz Eylül ‘Şehitler Abidesi’ yer alıyor. 1922’den sonra İzmir Belediyesi’ne geçen bina, bir ara ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından da farklı alanlarda hizmet vererek günümüze kadar ulaştı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/izmir-in-hakkini-sonuna-kadar-savunacagiz-7811.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/izmir-in-hakkini-sonuna-kadar-savunacagiz-7811.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/izmir-in-hakkini-sonuna-kadar-savunacagiz-7811-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/izmir-in-hakkini-sonuna-kadar-savunacagiz-7811.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/izmir-in-hakkini-sonuna-kadar-savunacagiz/1184/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Mar 2026 10:24:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ceyda Bölünmez Çankırı: Adalet önünde hesaplaşacağız ]]></title>
			<description><![CDATA[Ak Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir’de Son Dakika isimli sosyal
medya hesabında hakkında yayınlanan iddialar ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Çankırı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“Kıymetli Hemşehrilerim, Değerli Basın Mensupları;

Dün akşam İzmir’in nabzını tutan, hakikatin peşinde koşan yerel ve ulusal basınımızın güzide temsilcileriyle, samimiyetin ve emeğin harmanlandığı şahane bir iftar sofrasında buluştuk. Davetimize icabet ederek soframızı şereflendiren, yoğun mesaileri nedeniyle aramızda olamayıp nazik mesajlarını ileten tüm basın emekçilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Ancak üzülerek görüyorum ki; İzmir’in gerçek gündemini konuşmamızdan rahatsız olanlar, yine kirli bir "algı operasyonu" için düğmeye basmış durumdalar. “İzmir’de Son Dakika” isimli sosyal medya hesapları üzerinden şahsımı hedef alan, hiçbir gerçekliği bulunmayan mesnetsiz iddialar ve sözde "tehdit" iftiralarıyla bir karalama girişiminde bulunulmuştur.

Hakikat Şudur:
Bu şahsın ve mecrasının sürekli olarak şahsımı hedef almasının sebebi mesleki bir kaygı değil, geçmişte müsaade etmediğim bir usulsüzlük zinciridir. Bu hesapların kullanıcısı olan söz konusu şahıs, geçmişte şahsi aracına taktırdığı "çakar lamba" ile trafikte usulsüzlük yaparken, emniyet güçlerimize karşı ismimi zikrederek, "Ceyda Bölünmez Çankırı'nın danışmanıyım" diyerek ayrıcalık talep etmiştir.

Bir Milletvekili olarak benim kendi aracımda dahi çakar lambası yokken, bir başkasının ismimi ve makamımızı kullanarak bu tür bir kanunsuzluğa yeltenmesine asla geçit vermedik, vermeyeceğiz!

Hukuksuzluğa "Dur" dediğimiz o gün başlayan husumet, bugün karşımıza "gazetecilik" maskesi takılmış bir tetikçilik olarak çıkmaktadır. Bunun adı gazetecilik değil, İzmir’in iradesine ipotek koymaya çalışan bir sosyal medya zorbalığıdır.

Şahsıma ait hesapları engellemek, gönderilerin altına gelen destek mesajlarını ve hakikatleri bir bir silmek, nasıl bir korkunun ve hangi hastalıklı algı operasyonunun ürünüdür?

Bu tavır açıkça şunu söylüyor: 'Ya benim tetikçiliğime boyun eğersiniz ya da sizi dijital dünyada yok sayarım.' Kendi mecralarında sahte bir gerçeklik algısı yaratıp, sadece duymak istediklerini bırakan, milletin sesini ve bizim cevabımızı sansürleyen bu zihniyet, İzmir kamuoyunu manipüle edebileceğini sanıyorsa büyük yanılıyor.

Bir sosyal medya hesabını, şantaj ve sansür sopası olarak kullanmak ancak zavallı bir acziyetin göstergesidir. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır ve hiçbir engel, hiçbir 'silme' tuşu bu hakikati karartmaya yetmeyecektir.

Yalan ve algılarla İzmirlinin gündemini meşgul etmek, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak bir basın faaliyeti değil, TCK kapsamında açık bir suçtur. İftira ve şantajla siyaseti dizayn edebileceğini sanan bu karanlık zihniyete karşı tüm hukuki süreçleri başlatıyorum. Adalet önünde hesaplaşacağız.

Kirli kalemlerin değil, tertemiz bir İzmir’in ve hakikatin yanında durmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygılarımla…”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/ceyda-bolunmez-cankiri-adalet-onunde-hesaplasacagiz-1199.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/ceyda-bolunmez-cankiri-adalet-onunde-hesaplasacagiz-1199.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/ceyda-bolunmez-cankiri-adalet-onunde-hesaplasacagiz-1199-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/ceyda-bolunmez-cankiri-adalet-onunde-hesaplasacagiz-1199.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/ceyda-bolunmez-cankiri-adalet-onunde-hesaplasacagiz/1175/</link>
			<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 12:33:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Menderes’te Görevden Almanın Ardından Dikkat Çeken Gelişme!]]></title>
			<description><![CDATA[Menderes Belediyesi’nde başkan yardımcısı Ayşegül Demir’in görevden alınmasıyla ilgili yeni gelişmeler yaşandı. Menderes Belediyesi’nin envanterinde bulunan sosyal yardım malzemelerinin ruhsatsız bir depoda tespit edilmesine yönelik Demir’in Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü hakkında tutanak tutmasına Belediye Başkanı İlkay Çiçek’ten tepki geldi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Menderes Belediyesi’nde geçtiğimiz günlerde yaşanan görevden almanın detayları ortaya çıkıyor. Belediyede uzun süredir İnsan Kaynakları Müdürü olarak görev yapan Ayşegül Demir’i başkan yardımcılığına getiren İlkay Çiçek, görev tanımı olarak da sahil bölgesi olarak bilinen Özdere-Gümüldür ve Ahmetbeyli’de görevlendirmişti. Belediyenin yönetim şemasında ise Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nde Demir’e görev verilmişti. Bir süre Demir ile birlikte çalışan Başkan Çiçek’in ani ayrılık kararıyla perde arkasında yaşananlar dikkat çekti. Olayla ilgili söylenenlere göre Menderes Belediyesi’nde görev yapan ve Nisan ayı meclisine raporu sunacak olan Denetim Komisyonu’nca Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün yetki ve denetiminde olan bir depo tespit edildi. Menderes’e bağlı Küner Mahallesi sınırlarında yer alan deponun ruhsatsız ve kaçak olduğu fark edilirken belediyenin depoya ramazan yardımlarının yanı sıra binlerce gıda kolisi, erzak paketi ve yiyecek depoladığı anlaşıldı.

Başkan yardımcısı tutanak hazırladı
Denetim komisyonu üyelerince durumun Belediye Başkan Yardımcısı Demir’e bildirilmesi ile yönetim harekete geçti. Yönetim kayıt dışı depo skandalını kapatmak isterken, Belediye Başkanı İlkay Çiçek’in sözlü olarak tutanak tutulmasını istemediği ileri sürüldü. Tüm bu gelişmelerin yanında Başkan Yardımcısı Demir ise hazırladığı resmi evrakla belediyenin özel kalem müdürlüğü kayıt sisteminden evrakı işleme aldı. Özel Kalem Müdürlüğü’nün evrak sistemine sokulan resmi tutanakta deponun “Menderes İlçesi Küner Mahallesi 7801 Sokak 120 ada 19 parsel” olduğu yazıldı.

Müdür hiyerarşiye uymuyor iddiası

Başkan yardımcısı Demir’in belediyenin kayıt dışı stok sistemi ve kaçak depoyu tutanak altına almasının ardından Başkan Yardımcısı Demir, ayrıca tuttuğu tutanakta Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Gürkan Önalan’ı da suçlamada bulundu. Başkan Yardımcısı olarak müdürlüğün yönetim şemasında kendisine bağlı olmasına rağmen yapılan çalışmalardan bilgi verilmediğini, ilgili kanun ve yönetmeliklere aykırı hareket edildiğini ileri süren Demir, sorumlular hakkında başkanlık makamından işlem yapması yönünde talepte bulundu.

Rüzgar Sönmez de dahil oldu

Belediye Başkan Yardımcısı Demir’in belediyede yaşanan olayları tutanak altına alması sonrasında Belediye Başkanı Çiçek’in şehir dışına çıktığı öğrenildi. Ankara’ya gittiği söylenen Çiçek’in yerine vekalet eden Başkan Yardımcısı Rüzgar Sönmez, güven bunalımı yaşandığı iddiasıyla Demir’in görevden alınmasını istedi. Belediye Başkanı Çiçek adına yürütülen çalışmalarla eş zamanlı olarak İnsan Kaynakları Müdürlüğü görevinde bulunan Demir’in kendi hakkında gereken ilgili işlemi kanunen tesis edemeyecek olması nedeniyle Arşiv Müdürlüğü’ne atandı. Demir’in ardından görevi devralan ilgili müdür, Demir’i başkan yardımcılığından alan işlemi kendisine imzalatarak, Demir’i başkan yardımcılığı görevinden aldı. Demir, kısa süre sonra insan kaynakları müdürü olarak yeniden görev yapmaya başladı. Belediyenin yönetim şemasında aynı müdürlük görevine devam eden Demir’de bulunan sahil bölgesi ve ilgili müdürlükler ise diğer başkan yardımcılarına verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/menderes-te-gorevden-almanin-ardindan-dikkat-ceken-gelisme-3308.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/menderes-te-gorevden-almanin-ardindan-dikkat-ceken-gelisme-3308.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/menderes-te-gorevden-almanin-ardindan-dikkat-ceken-gelisme-3308-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/menderes-te-gorevden-almanin-ardindan-dikkat-ceken-gelisme-3308.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/menderes-te-gorevden-almanin-ardindan-dikkat-ceken-gelisme/1153/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Mar 2026 09:53:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bıçaklı saldırıya Güç ve Yücel'den sert tepki!]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Menderes İlçe Başkanı Mehmet Emin Işık’ın uğradığı bıçaklı saldırıya ilişkin CHP İzmir Yönetimi'nden tepki geldi. Menderes’te basın açıklaması gerçekleştiren CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile Milletvekili Deniz Yücel, “Biz buradayız; kimse bizi korkutamaz, sindiremez ve iktidar yürüyüşümüzden döndüremez. Kimse bizi sınamaya kalkmasın” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TUNAY AFYON- Önceki gün uğradığı bıçaklı saldırıda yaralanan CHP Menderes İlçe Başkanı Mehmet Emin Işık’ın yaşadığı saldırıya tepki İzmir İl Yönetiminden geldi. Menderes Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Işık için Menderes Belediyesi önünde ortak basın açıklaması düzenlenirken, CHP’li ilçe ve belediye başkanları da alanda hazır bulundu.

 “CHP sindirilecek bir parti değil”

Saldırıyla ilgili ilk konuşma İl Başkanı Çağatay Güç’ten geldi. “İki gün önce ilçe başkanımız akşam saatlerinde ilçe binası önünde seçim çalışmaları yürütürken son derece üzücü bir saldırıya uğramıştır. Olay sırasında kişilerin ilçe başkanımızın boğazına bıçak dayayarak ‘Bizi işe almak zorundasın’ ifadeleriyle tehdit ettikleri bilgisi tarafımıza ulaşmıştır” diyen Güç, olayı yalnızca adli bir vaka olarak görmediklerini belirtti. Işık’a yönelik gerçekleştirilen saldırının ülkedeki ekonomik ve toplumsal sorunların bir yansıması olduğunu ifade eden Güç, “Şunu açıkça ifade etmek isteriz ki bu olay sadece bir siyasi partiye yapılmış bir saldırı değildir. Bu olay toplumda oluşan büyük sorunların bir yansımasıdır. Türkiye bugün yalnızca ekonomik kriz yaşamıyor, aynı zamanda derin bir sosyolojik buhranın içinden geçiyor. İnsanlar geçinemiyor, gençler gelecek kaygısı yaşıyor. Bu gerilim toplumun farklı kesimlerine ve siyasilere yönelen şiddet olayları olarak ortaya çıkıyor. Bu olayı yalnızca bir adli vaka olarak görmüyoruz. Bu olay ekonomik ve toplumsal çöküşün sonucudur” ifadelerini kullandı.  Gerekli soruşturmaların yapılacağını aktaran Güç, “Ancak asıl mesele, bu ülkeyi yönetenlerin toplumda oluşan büyük sosyal gerilimi görmek istememesidir. Daha dün Çeşme Belediye Başkanımıza iftiralarla algı yaratmaya çalışan yönetim bu gerçekleri görmezden gelmektedir. Türkiye’de vatandaş çözüm beklerken, sadece polemik yaratan bir iktidar görüyoruz. CHP olarak bizler her zaman olduğu gibi bugün de halkın yanında durmaya devam edeceğiz. Bu ülkeyi daha adil, daha huzurlu ve insanların umutla yaşayabileceği bir hale getirmek için mücadelemizi sürdüreceğiz. CHP korkutulabilecek, sindirilebilecek bir parti değildir. Aksine bu saldırı CHP ailesinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha göstermiştir. Olayın yaşandığı günden itibaren on binlerce vatandaşımız ilçe başkanlığımızı ziyaret etmiş, telefonla desteklerini iletmiştir. Bugün de Menderes ilçe başkanımızın ve örgütümüzün yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Biz büyük bir aileyiz. Kimse bizi sindirmeye çalışmasın. Biz buradayız; kimse bizi korkutamaz, sindiremez ve iktidar yürüyüşümüzden döndüremez. İlçe başkanımız yaşanan bu saldırının ertesi günü sahaya çıkmış ve çalışmalarına devam etmiştir. CHP kadroları olarak bu yolda gerekirse her türlü fedakarlığı yapmaktan geri durmayacağız. Bu yoldan asla geri dönmeyeceğiz. İnsanların mutlu olduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye için mücadelemizi sürdüreceğiz. Kimse bizi bu tarz eylemlerle sınamaya kalkmasın” diye konuştu.

“Her türlü önlem ve tedbiri alacağız”

CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel de açıklamalarda bulundu.  Işık’ın uğradığı saldırıya sert tepki gösteren Yücel, “Bugün burada Menderes İlçe Başkanımıza yapılan saldırıya karşı tepkimizi göstermek için bir aradayız. İlçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız, belediye meclis üyelerimiz, il yönetim kurulu üyelerimiz, CHP örgütü ve bu alçakça saldırıya karşı tavrını göstermek isteyen hemşerilerimizle birlikte bu alandayız. Buraya, her kimden gelirse gelsin şiddetin her türlüsüne karşı tavrımızı göstermek için geldik” dedi. “Kimse CHP’ye, CHP’nin yöneticilerine, il başkanına, ilçe başkanına ya da belediye başkanına baskı ve tehditle diz çöktüreceğini zannetmesin” diyen Yücel, “CHP savaş meydanlarında kurulmuştur, köklerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinden alır. Biz CHP’nin tüm kadroları olarak ilçe başkanımızın ve Menderes örgütümüzün yanındayız. Hukuki sürecin de sonuna kadar takipçisi olacağız. Bir daha böyle bir durumun yaşanmaması için gereken her türlü önlemi ve tedbiri alacağız” açıklamasını yaptı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/bicakli-saldiriya-guc-ve-yucel-den-sert-tepki-3376.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/bicakli-saldiriya-guc-ve-yucel-den-sert-tepki-3376.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/bicakli-saldiriya-guc-ve-yucel-den-sert-tepki-3376-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/03/bicakli-saldiriya-guc-ve-yucel-den-sert-tepki-3376.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/bicakli-saldiriya-guc-ve-yucel-den-sert-tepki/1141/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 16:53:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Bağcıoğlu: Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki askeri tatbikatları Lozan ve Paris’in doğrudan ihlalidir]]></title>
			<description><![CDATA[CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Bağcıoğlu, Türkiye ve dünyadaki gelişmelerin yanı sıra Hava Harp Okulu’nda başlatılan uyuşturucu soruşturmasına değindi. Yunanistan’ın Ege’deki gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmaya ve askeri tatbikat yapmaya devam etmesini, Lozan ve Paris Anlaşmalarının ihlali olarak nitelendirdi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[ “Deniz güvenliğini tehdit ediyor”

TUNAY AFYON- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu Türkiye’de ve Türkiye’ye mücavir bölgelerde yaşanan güvenlik gelişmelerine ilişkin konuştu. “Rusya – Ukrayna savaşında, kara cephesindeki Rusya Federasyonu kazanımları verilen kayıplar dikkate alındığında sınırlı kalmış; buna karşın Rusya, Ukrayna’nın enerji, ısıtma altyapısı ve tarım ihracat kapasitesini hedef alarak sivil-ekonomik baskıyı artırmıştır” diyen Bağcıoğlu, “Ukrayna ise Rusya’nın petrol rafinerileri ve enerji tesislerine yönelik derinlikli saldırılarla Moskova açısından savaşın maliyetini yükseltmeyi amaçlamaktadır. Savaşta meydana gelen kayıp ve zayiatların yüzde 80’i insansız araç ve dron saldırıları neticesinde meydana gelmiştir. Bu durum taarruzi harekatta insansız araçların aldığı rolü gösterdiği gibi kuvvet korumasında insansız araçlar ve dronlara karşı savunma planlamasının önemini vurgulamaktadır. Savaşın yeni alanı Karadeniz olmaya devam etmektedir. Geçtiğimiz aylarda meydana gelen tankerler ve ticari gemilere yönelik saldırılar, serseri mayınların oluşturduğu tehdit Karadeniz’de deniz güvenliğini ciddi bir şekilde tehdit etmiştir” ifadelerini kullandı.


“Hayati önemdedir”

Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki gayriaskeri statüdeki adaları artan tempoda silahlandırmaya ve askeri tatbikatlara devam etmesini, Lozan ve Paris Anlaşmalarının doğrudan ihlali olarak değerlendiren Bağcıoğlu, “Yunanistan’ın bu adalardaki askeri faaliyetlerine ilişkin video paylaşımları uluslararası hukuk ihlallerinim belgesi, kural tanımazlığın göstergesidir. Doğu Akdeniz’in milli hak ve menfaatlerimizin korunması açısından önemi her geçen gün artıyor. GKRY’nin siyasi ve askeri girişimlerinin yanı sıra Lübnan ile münhasır ekonomik bölge anlaşması son dönemin dikkate alınması gereken önemli olaylarıdır. Ayrıca Yunanistan'ın Girit'in güneyi ve Mora Yarımadası açıklarındaki dört alan için işletme sözleşmesi imzalaması ve arama alanını 48.000 km²’den 94.000 km²’ye çıkarması da dikkatle takip edilmelidir. Akdeniz’in en büyük araştırma ve sondaj filosuna sahip olan ülkemizin Doğu Akdeniz’de “mevcut durum itibari ile” araştırma veya sondaj faaliyeti icra etmeyen Suriye ve Lübnan ile birlikte üç ülkeden biri olması da izaha muhtaç bir durum yaratmaktadır. Deniz Yetki Alanlarımızda yapılacak her sismik araştırma faaliyetinin, kazılan her sondaj kuyusunun; uluslararası hukuktan doğan haklarımızın tescili ve devlet uygulaması ile uzun vadeli kazanımların elde edilmesi açısından hayati önemi haiz olduğu da izahtan varestedir. Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk çerçevesinde münhasıran haklarımız olan, ancak 2020 yılı aralık ayından itibaren faaliyet gösterilmeyen bölgelerde, “araştırma faaliyeti icra edilerek devlet uygulaması yapılması”, bayrak ve varlık gösterilmesi, milli menfaatlerimiz açısından zorunludur. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin 1 Ekim 2025 tarihinde yaptığı “Türkiye, kendi kıta sahanlığında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin TPAO’ya tahsis ettiği ruhsat sahalarında petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini planlı şekilde sürdürmekte” açıklaması da ne yazık ki sahada karşılık bulmamaktadır. Yapılması gereken "MAVİ VATAN” kavramını seçim dönemlerinde hatırlanan bir slogandan çıkarıp ruhuna ve anlamına uygun eylemselliği Doğu Akdeniz'de göstermektir” diye konuştu. 

“Suriye’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliğidir”

Bölünmüş bir Suriye’yi daha fazla istikrarsızlık ve daha fazla göç olarak tanımlayan Bağcıoğlu, “Suriye’nin toprak bütünlüğü Türkiye’nin güvenliğidir. Bölünmüş bir Suriye; daha fazla istikrarsızlık ve daha fazla göç demektir” dedi. Bu çerçevede 30 Ocak anlaşmasının gereklerinin yerine getirilmesi önemli olduğuna vurgu yapan Bağcıoğlu, “Suriye’de herkes etnik kökenine ya da inancına bakılmaksızın aynı hak ve özgürlüklere sahip olmalı, yönetimde temsil edilmelidir. Bu eşitlik; hak ve özgürlükleri güvence altına alan güçlü bir anayasa, devletin birliğini ve toprak bütünlüğünü koruyan bir düzen, serbest ve adil seçimler yoluyla sağlanmalıdır. Türkiye’nin Suriye konusunda iki temel hedefi olmalıdır: Birincisi; Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve tüm toplumsal kesimlerin haklarının anayasal güvence altına alınmasıdır. İkincisi ve en önemlisi; Suriye topraklarından Türkiye’ye yönelik hiçbir tehdide müsaade edilmemesidir. Bu çerçevede, Suriye’de son günlerde artan DEAŞ tehdidinin de ülkemize etkisi dikkatle takip edilmelidir. Türkiye’de bulunan uyuyan terör hücrelerine karşı farkındalık sağlanmalı ve müteyakkız bulunulmalıdır. Önleyici istihbarat ile karşı tedbirler alınmalıdır” dedi.

 “Türk Silahlı Kuvvetleri toplumumuzun aynasıdır”

Bağcıoğlu, son günlerde basında yer alan haberlerde, Hava Harp Okulu’nda görevli bir kısım sözleşmeli erbaş/er hakkında “uyuşturucu madde temin etme, kullanma veya kullanımını kolaylaştırma” suçlarından yasal işlem başlatılmasına değindi. “Türk Silahlı Kuvvetleri toplumumuzun aynasıdır ve insan kaynağına dahil edilen personel de vatandaşlarımızdan oluşmaktadır. Ne yazık ki son yıllarda toplumun her kesiminde ortaya çıkan uyuşturucu madde temin ve kullanımı sorununun TSK personeline de sirayet etmesi üzücü ve kabul edilemez bir durumdur” yorumununda bulunan Bağcıoğlu, “Bu durum özelinde sorulması gereken soru şudur: Bu personelin mesleğe kabul sürecinde alınan askerliğe elverişlilik / TSK’da görev yapar raporu aşamasında uyuşturucu kullanımları neden tespit edilememiştir? Eğer uyuşturucu kullanımına askere girdikten sonra başlamışlarsa — ki olayın Harp Okulu’nda vuku bulduğu düşünüldüğünde konunun daha da vahim bir hâl aldığı açıktır — göz bebeğimiz olan böyle bir kuruma bu uyuşturucu nasıl sokulabilmiştir? Sorun, adli bir olay olması nedeniyle kendi mecrasında ele alınacak; suçlu bulunanlar için kanunların öngördüğü cezalar ve yaptırımlar uygulanacaktır. Ancak yapılması gereken, TSK’nın bu olayın sebeplerine yönelik gerçekçi bir kök analiz yapması ve analiz neticesinde ortaya çıkması muhtemel sistemsel ve kurumsal hataların giderilmesine yönelik tedbirleri ivedilikle almasıdır” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/bagcioglu-yunanistan-in-ege-denizi-ndeki-askeri-tatbikatlari-lozan-ve-paris-in-dogrudan-ihlalidir-5180.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/bagcioglu-yunanistan-in-ege-denizi-ndeki-askeri-tatbikatlari-lozan-ve-paris-in-dogrudan-ihlalidir-5180.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/bagcioglu-yunanistan-in-ege-denizi-ndeki-askeri-tatbikatlari-lozan-ve-paris-in-dogrudan-ihlalidir-5180-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/bagcioglu-yunanistan-in-ege-denizi-ndeki-askeri-tatbikatlari-lozan-ve-paris-in-dogrudan-ihlalidir-5180.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/bagcioglu-yunanistan-in-ege-denizi-ndeki-askeri-tatbikatlari-lozan-ve-paris-in-dogrudan-ihlalidir/1108/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 12:56:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Tugay’dan üç taşınmaza ilişkin açıklama]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetindeki üç taşınmaza Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmasına yönelik girişimler üzerine açıklama yaptı. Yürütmeyi durdurma kararının kaldırılması sonrası üst mahkemeye başvurduklarını, binaları boşaltmayı kabul etmeyeceklerini belirten Başkan Tugay, mahkeme sonuçlanana kadar binaları tahliye etmemeyi, bu süre içinde de ecrimisil ödemeyi telif etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan Meslek Fabrikası, gasilhane ve Egemenlik Evi binalarına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından el konulmasına yönelik girişimlere ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’dan açıklama geldi. Süreçle ilgili değerlendirmede bulunan Başkan Tugay, yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasına yaptıkları itirazın da reddedildiğini ancak bir üst mahkemeye başvurduklarını söyledi. Kamu hizmetinin verildiği binaları boşaltma gibi bir durumu kabul etmelerinin mümkün olmadığını kaydeden Başkan Tugay, mahkeme sonuçlanana kadar binaları tahliye etmemeyi, bu süre içinde de ecrimisil ödemeyi teklif etti.

“Hiçbiri Vakıflar tarafınca yapılmış, yaptırılmış binalar değil”

Binalarla ilgili son durumu paylaşan Başkan Tugay, mahkemenin henüz devam ettiğini ancak daha önce başvuruları üzerine konulmuş olan yürütmeyi durdurma kararının kaldırıldığını hatırlattı. Binaların hepsinin tarihi yapı olduğunu belirten Başkan Tugay, “Meslek Fabrikası, 1900’lü yıllarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, o dönem başbakan olan İsmet İnönü’nün imzalarıyla kamulaştırılarak belediyeye verilmiş bir bina. Egemenlik Evi zaten belediye binası olarak yapılmış bir bina ve bu bina İzmir halkının o dönemde kendi aralarında topladığı parayla yaptırılmış, doğrudan İzmir’in ilk belediye binasıdır. Gasilhane de yine bu anlamda belediye hizmetine verilmiş bir bina. Bu üç binanın da böyle özellikleri var. Bunların hiçbiri Vakıflar tarafınca yapılmış, yaptırılmış binalar değil” bilgisini verdi.

“Kaldırılmış olası gereken eski şerhleri tekrar gerekçe gösteriyorlar”

Geçen yıl ekim ayında Vakıflar Genel Müdürlüğünün Vakıflar Yasası’nı gerekçe göstererek belediyeye haber vermeden üç binayı tapu dairesi üzerinden kendi üzerlerine tescil ettirdiğini kaydeden Başkan Tugay, “Mülkiyet belediyenin iken Vakıflar Genel Müdürlüğüne alıyorlar ve bunu bir kanun maddesine dayandırıyorlar. Bu kanun maddesinde aslında kültür varlıklarını Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün koruması amacıyla düzenleme var ama bunlar zaten koruma altındalar, kamu hizmetinde kullanıyorlar. Doğrudan belediyenin hizmet binaları. Tapudaki bir şerhi gerekçe gösteriyorlar. Orada Vakıfların şerhi var ve ‘Burayı Vakıflar olarak biz alıyoruz’ diyorlar. Yalnız orada çok enteresan durumlar var. 2007 yılında belediye taviz ücreti diye bir ücret ödeyerek Vakıfların şerhlerini kaldırmış. Gerçekten anlayamadığımız bir şey. Nasıl olduysa o şerhler tekrar tapuya konmuş ve inanılmaz bir hikâye var arka planda. Zaten Vakıfların yaptırmadığı binalar, zaten parası ödenmiş binalar, üzerine 2007 yılında yine parası ödenmiş binalar… Bunlar tamamen belediyenin kullanımı için şerhlerin kalktığı yerler. Nasıl oluyorsa kaldırılmış olması gereken eski şerhleri tekrar gerekçe göstererek bu kanun maddesinden yararlanarak bildiğiniz el koydular. Biz tabi ki buna itiraz ettik. Şu anda mahkeme süreci devam ediyor. Yürütmeyi durdurmayı kaldırdılar. Yürütmeyi durdurmayı kaldırma kararına yaptığımız itirazlar da reddedildi. Ancak biz üst mahkemeye başvurduk. Onların yürütmeyi durdurma kararı almalarını umuyoruz, bekliyoruz” diye konuştu.

“Bunu kabul etmemiz mümkün değil”

“Bu aşamada çok can sıkıcı, üzücü ve bizim için korkunç bir durum yaşayabiliriz” diyen Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hali hazırda her üç binada da yoğun şekilde kamu hizmeti yürütülüyor. Bunlar boş binalar değil. Hele ki Meslek Fabrikası 350 bin kişiye meslek eğitimi vermiş, pek çoğunu iş sahibi yapmış bir kurum. Oldukça yoğun kurs programlarının olduğu bir bina. Bize gelip polis zoruyla ‘burayı boşaltın’ diyebilirler. Şu anda böyle bir durumla karşı karşıyayız. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bu kadar art niyetli tavırla el konulmuş binaları bir de cebren boşaltmaya kalkarlarsa bu bizim için büyük bir sorundur. Bunu hem belediye başkanı olarak belediye adına hem de İzmirli olarak İzmir halkı adına kabul etmiyorum. Böyle bir şey olamaz. Mümkün değil.”

“Hukuki haklarımızı sonuna kadar aramaya devam edeceğiz”

Ortada ciddi bir usulsüzlük ve yanlışlık olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, “Ortada hukuksuz bir durum var. Şuna da inanıyorum; mahkemelerimiz doğru kararı verecektir. Geçmiş belgelere baktığınız zaman ki ikisini Meslek Fabrikası binasının üzerine astık; altında Atatürk imzası olan belge var orada. Kamulaştırılmış, parası verilmiş, Vakıflara da taviz ücreti ödenmiş. Bu şekilde belediyeye verilmiş bu binayı neye dayanarak alıyorsunuz? Bu nasıl bir anlayıştır? Bunu kabul edemeyiz. Dolayısıyla burada hukuki haklarımızı sonuna kadar aramaya devam edeceğiz. Arkadaşlarımız bütün itiraz noktalarından itirazlarda bulunuyor. Umuyorum Vakıflar Genel Müdürlüğü yaptığı bu büyük yanlışın bir an önce farkına varır ve durur; hele hele bizi tahliye etmeye kalkmazlar” diye konuştu.

“Binaları boşaltmayı kesinlikle kabul etmiyoruz”

Açıklamasında bir teklifte de bulunan Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Mahkeme sonuçlanana kadar tahliye etmeden bekleyelim, bu süre içinde istenirse ecrimisil de ödeyelim. Yeter ki oradaki hizmet devam etsin. Mahkeme kararını versin. Zaten bizim lehimize karar verirse sorun çözülecek. Diğer türlü olursa da biz o dönem içinde ecrimisil ödemiş oluruz. Bu binaları kesinlikle boşaltmayı kabul etmiyoruz. Böyle bir şeyin kabul edilmesi mümkün değil. Böyle bir girişimde bulunulmamasını umuyorum. İzmir halkını ve kamuoyunu bu konuda duyarlı olmaya davet ediyorum.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/baskan-tugay-dan-uc-tasinmaza-iliskin-aciklama-7220.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/baskan-tugay-dan-uc-tasinmaza-iliskin-aciklama-7220.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/baskan-tugay-dan-uc-tasinmaza-iliskin-aciklama-7220-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/baskan-tugay-dan-uc-tasinmaza-iliskin-aciklama-7220.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-tugay-dan-uc-tasinmaza-iliskin-aciklama/1100/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 15:49:42 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP İl Başkanı Güç Erken Seçim İçin Çağrı Yaptı]]></title>
			<description><![CDATA[CHP gençlik kolları, CHP'li gençlerin dava süreci, Adalar ilçe Gençlik Kolları Başkanının tutukluluk durumuna ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Partinin İzmir il binasında önünde gerçekleştirilen basın açıklamasından sonra konuşan İl Başkanı Çağatay Güç de erken seçim çağrısı yaptı. Güç, "Yüzde 24 oy oranına sahip bir siyasi anlayış, yüzde 76'yı yönetmeye çalışmaktadır" dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TUNAY AFYON-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Gençlik Kolları, partilerinin il binası önünde CHP Gençlik Kollan Genel Başkanı Cem Aydın'ın devam eden dava süreci, Adalar İlçe Gençlik Kolları Başkanının tutukluluğunun devamıyla ilgili bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Yapılan konuşmanın ardından söz alan İzmir İl Başkanı Çağatay Güç erken seçim çağrısında bulundu.

“Yüzde 24’e 76” Vurgusu

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, “Gelinen noktada tablo nettir. Yüzde 24 oy oranına sahip bir siyasi anlayış, yüzde 76'yi yönetmeye çalışmaktadır. Bu durum; idari, hukuki ve ekonomik açıdan ülkenin yönetilemediğini açıkça göstermektedir” dedi. Güç, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu süreçten sonra en kısa sürede erken seçime gidilmesi gerektiğini düşündüklerini belirterek, “Mevcut siyasi irade bu ülkeyi yönetememektedir. Ne emeklinin karşılığını verebiliyorlar, ne gençlerin beklentilerine cevap olabiliyorlar, ne de emekçilerin taleplerini karşılayabiliyorlar. Toplumun hiçbir kesiminde karşılıkları kalmamıştır. Artık ülkenin Cumhuriyet Halk Partisi ne ihtiyacı olduğu ortadadır. Bu nedenle kendilerine açık bir çağrıda bulunuyoruz: Erken seçim kararı alınmalıdır. Şantiye alanlarında fotoğraf çektirerek, yaşanan her sorunu yalnızca iklim krizine bağlayarak; İzmir'de, İstanbul’da siyasi polemik yaparak bu anlayışı sürdüremezler. Bu siyaset tarzının ülkeye bir faydası yoktur. Bu iktidar, yeni yatırımlar üretmediği gibi geçmişte yapılmış yatırımları da satma yoluna gitmektedir. Oysa biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak yüzde 40 oy oranıyla Türkiye'nin birinci partisiyiz ve ülkeyi yönetecek güçlü kadrolara sahibiz. Artik erken seçim diyoruz” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/chp-il-baskani-guc-erken-secim-icin-cagri-yapti-9124.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/chp-il-baskani-guc-erken-secim-icin-cagri-yapti-9124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/chp-il-baskani-guc-erken-secim-icin-cagri-yapti-9124-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/chp-il-baskani-guc-erken-secim-icin-cagri-yapti-9124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-il-baskani-guc-erken-secim-icin-cagri-yapti/1065/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 14:37:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA["Her yağmurda aynı manzara"]]></title>
			<description><![CDATA[vatandaşımızın gözünden İzmir' diyerek açıklama yayınlayan Saygılı, "Her yağmurda aynı manzara. Taşkınlar, su basan alt geçitler, çukura dönen yollar, ne yazık ki canından olan günahsız İzmirliler…Ve ortada olmayan bir belediye. "Engelleniyoruz" söylemi artık sokakta karşılık bulmuyor. Çünkü İzmirli yaşadığını biliyor, gerçeği görüyor. Ezcümle; İzmir’i önemsemiyorsunuz. İzmir’i öncelemiyorsunuz. İzmir’i yönetemiyorsunuz." ifadelerini kullandı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin her yağmur sonrası meydana gelen sel ve taşkınlarda yetersiz kaldığını ifade eden AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Belediye yönetimine sert sözlerle yüklenerek, "Algıyla hakikat arasındaki köprüyü geçemeyenler, algıların esiri olup İzmir’den hakikati gizlemeye çalışanlar boşuna uğraşıyorlar. İzmir’in İZBB yüzünden içinde bulunduğu; “hizmetsizlik, yönetimsizlik, liyakatsizlik ve yetersizlik” hakikatinin faturasını vatandaşlarımıza ya da sosyal medyaya kesmeye çalışıyorlar. Beceriksizlik siyasetinizle mayaladığınız algı sıvanızla İzmir’in gerçeklerini kapatamazsınız! Her yağmurda aynı manzara. Taşkınlar, su basan alt geçitler, çukura dönen yollar, ne yazık ki canından olan günahsız İzmirliler…Ve ortada olmayan bir belediye. Vatandaşla, sosyal medya kullanıcılarıyla, cesurca gerçeği söyleyen İzmirlilerle kavga etmeyi bırakın. Suçu; doğruları ifade eden insanlarda değil kendi basiretsizliğinizde arayın. 25 yıldır İzmir'i sadece oy kitlesi ve siyasi kale olarak gören CHP, bu şehrin insanına hezimet değil hizmet borçludur. Eza değil vefa borçludur. Hasar değil eser borçludur. "Engelleniyoruz" söylemi artık sokakta karşılık bulmuyor. Çünkü İzmirli yaşadığını biliyor, gerçeği görüyor. Ezcümle; İzmir’i önemsemiyorsunuz. İzmir’i öncelemiyorsunuz. İzmir’i yönetemiyorsunuz." açıklamasında bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/her-yagmurda-ayni-manzara-7906.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/her-yagmurda-ayni-manzara-7906.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/her-yagmurda-ayni-manzara-7906-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/her-yagmurda-ayni-manzara-7906.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/her-yagmurda-ayni-manzara/1051/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 12:54:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DSP İzmir İl Başkanı Osman Kocabıyık'tan önemli ziyaretler]]></title>
			<description><![CDATA[DSP Genel Başkanı Osman Kocabıyık bugün İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin’i ziyaret etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DSP İl Başkanı Osman Kocabıyık, bugün birtakım ziyaretlerde bulundu. DSP İzmir İl Başkanı Kocabıyık, bugün gerçekleştirdiği ziyaretlerde ilk olarak İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel’i makamında ziyaret etti. İl Emniyet Müdürü Celal Sel’in makamında gerçekleşen görüşmede asayiş konularında istişarelerde bulunuldu.

Günün 2. Ziyareti MHP İl Başkanı Şahin’e

Bugün ilk olarak İzmir İl Emniyet Müdürü  Celal Sel’i ziyaret eden Kocabıyık, görüşmenin ardından MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin’i ziyaret gerçekleştirdi. Şahin’le görüşmesinde İzmir yönetimi ve sorunlarıyla ilgili görüş alışverişinde bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/dsp-izmir-il-baskani-osman-kocabiyik-tan-onemli-ziyaretler-3668.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/dsp-izmir-il-baskani-osman-kocabiyik-tan-onemli-ziyaretler-3668.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/dsp-izmir-il-baskani-osman-kocabiyik-tan-onemli-ziyaretler-3668-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/dsp-izmir-il-baskani-osman-kocabiyik-tan-onemli-ziyaretler-3668.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/dsp-izmir-il-baskani-osman-kocabiyik-tan-onemli-ziyaretler/1014/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Feb 2026 16:38:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Buca Belediyesi’ne operasyon: 25 kişi gözaltına alındı!]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir'de Buca Belediyesi’ne ilişkin yürütülen rüşvet soruşturmalarında Ruhsat ve Denetim Müdürü de dahil gözaltı kararı verilen 28 şüpheliden 25’i gözaltına alındı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Buca Belediyesi’ne yönelik İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında 28 kişinin, rüşvet karşılığında imar ve planlarda mevzuata aykırı olan yerleri usulüne uygunmuş gibi ruhsatlandıran ve bu yolla menfaat temin ettikleri tespit edildi. Soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerine, Buca Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürü'nün de aralarında bulunduğu toplam 28 şüphelinin yakalanması yönünde talimat verildi. Düzenlenen operasyonlar sonucu 25 şüpheli isim yakalandı.

Firari isimler için çalışmalar sürüyor

Buca Belediyesi’ne düzenlenen operasyonlarda hakkında yakalama kararı verilen 1 şüphelinin yurtdışında olduğu tespit edilirken 2 firari şahsa yönelik yakalama çalışmaları devam etmekte olduğu öğrenildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-ne-operasyon-25-kisi-gozaltina-alindi-146.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-ne-operasyon-25-kisi-gozaltina-alindi-146.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-ne-operasyon-25-kisi-gozaltina-alindi-146-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-ne-operasyon-25-kisi-gozaltina-alindi-146.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/buca-belediyesi-ne-operasyon-25-kisi-gozaltina-alindi/1003/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 11:35:34 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Buca Belediyesi’nden operasyon açıklaması!]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir'de Buca Belediyesi’ne ilişkin yürütülen rüşvet soruşturmalarında Ruhsat ve Denetim Müdürü de dahil gözaltı kararı verilen 28 şüpheliden 25’i gözaltına alınmasına ilişkin, Buca Belediyesi’nden ilk açıklama geldi. Yapılan yazılı açıklamada ‘hukukun üstünlüğü’ vurgusu yapıldı.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Buca Belediyesi’ne yönelik İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında 28 kişi hakkında yakalama kararı çıkmış ve soruşturma kapsamında 25 kişi gözaltına alınmıştı. Konu ile ilgili Buca Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, “İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, belediyemizin ilgili birimlerinde görev yapan bazı personel hakkında gözaltı işlemi gerçekleştirildiği öğrenilmiştir. Kurumumuz, hukukun üstünlüğüne olan inancı doğrultusunda, adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi amacıyla emniyet ve yargı birimleriyle tam bir şeffaflık ve iş birliği içerisinde hareket etmektedir. Yargı mercilerinin yetkisinde bulunan soruşturma süreci , tarafımızca hassas,yetle ve yakından takip edilmektedir” ifadelerine yer verildi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-nden-operasyon-aciklamasi-4932.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-nden-operasyon-aciklamasi-4932.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-nden-operasyon-aciklamasi-4932-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/02/buca-belediyesi-nden-operasyon-aciklamasi-4932.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/buca-belediyesi-nden-operasyon-aciklamasi/1002/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 11:28:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DSP İzmir İl Başkanı Kocabıyık’tan Eski Belediye Başkanlarına "Basmane Çukuru" Tepkisi]]></title>
			<description><![CDATA[Demokratik Sol Parti (DSP) İzmir İl Başkanı Osman Kocabıyık, İzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanları Aziz Kocaoğlu ve Tunç Soyer’in mevcut Başkan Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerini sert bir dille eleştirerek, kentin kronikleşen sorunlarının sorumlusunun geçmiş yönetimler olduğunu savundu.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[DSP İzmir İl Başkanı Osman Kocabıyık, yaptığı yazılı açıklamada, geçmiş dönem belediye başkanları Aziz Kocaoğlu ve Tunç Soyer’in, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirel tutumlarına anlam veremediklerini belirtti. Kocaoğlu’nun üç dönemlik başkanlık süresine değinen Kocabıyık, şu ifadeleri kullandı:


"Sayın Aziz Kocaoğlu, sizin başkanlık zamanınızda Basmane çukuru yine aynı yerindeydi. Üç dönem üst üste belediye başkanlığı yaptığınız dönemde bu sorunu neden çözemediniz? Yıllardır İzmir’in sorunlarıyla ilgilenmeyenlerin başında siz geliyorsunuz. Beceremediğiniz sorunlarla ilgili Sayın Tugay’a eleştiri ve tavsiyede bulunmayınız."


"Yatırım Yapmak Yerine Algı Yönetildi"

Tunç Soyer dönemine ilişkin de eleştirilerde bulunan Kocabıyık, Soyer’in görev süresi boyunca kente kalıcı bir yatırım yapmadığını iddia etti. Kocabıyık, "Sayın Soyer, İzmir’e yatırım yapmak yerine vaktinizi kişisel işlerinize ayırdınız. Sorunlar sizden sonra başlamış gibi açıklama yaparak aynı partiden belediye başkanını eleştirmek hakkınız değil. Basmane çukuruyla ilgilenmek yerine başka faaliyetlerle zaman geçirdiniz" dedi.

Belediyelerdeki Kadro Yapılanmasına Eleştiri

Kocabıyık, İzmir’in mevcut sorunlarının temelinde geçmiş yönetimlerin personel politikasının yattığını ileri sürdü. Eski başkanların görev sürelerinin sonunda belediyelere ihtiyaç fazlası personel doldurduğunu savunan Kocabıyık, bu durumun belediyeleri yönetimsel bir çıkmaza sürüklediğini ifade etti.

"İzmir’in Gerçek Sorunu Çukur Değil"

Mevcut belediye yönetimine de seslenen Kocabıyık, kentin öncelikli sorunlarının doğru tespit edilmesi gerektiğini vurguladı. İzmir halkının beklentilerine değinen Kocabıyık, açıklamasına şöyle devam etti:


"Sayın Tugay, İzmirli vatandaşlarımızın asıl derdi Basmane çukuru değil; kentsel dönüşüm, denize boşaltılan atıklar, altyapı yetersizliği, çöp, su sıkıntısı ve trafiktir. Vatandaş bu sorunların çözülmesini beklemektedir. İzmir halkı, CHP’li belediye başkanlarını mağdur olmak için seçmedi. Bu sürecin hesaplaşması sandıkta olacaktır."


Kocabıyık, son olarak mevcut başkan Cemil Tugay’ın İzmir’in başkanı olduğunu ve geçmiş dönem başkanlarının eleştiri hakkı bulunmadığını belirterek, DSP olarak kentin çıkarlarını savunmaya devam edeceklerini kaydetti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-eski-belediye-baskanlarina-basmane-cukuru-tepkisi-9219.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-eski-belediye-baskanlarina-basmane-cukuru-tepkisi-9219.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-eski-belediye-baskanlarina-basmane-cukuru-tepkisi-9219-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-eski-belediye-baskanlarina-basmane-cukuru-tepkisi-9219.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-eski-belediye-baskanlarina-basmane-cukuru-tepkisi/974/</link>
			<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 13:23:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP’li Karasu, İzmir’den ses yükseltti: “Emekliyi canlı canlı tabuta gömdüler”]]></title>
			<description><![CDATA[CHP’li Karasu düşük emekli maaşlarına İzmir’den tepki gösterdi. Karasu; “AKP vekilleri emekliye lütuf olarak göstermektedir. Meclis kürsüsünde tabuta dahi tahammül edemediler ama emeklileri canlı canlı tabuta gömüyorlar” dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TUNAY AFYON  Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, CHP Konak İlçe Başkanlığı’nın emeklilerin hakkını savunmak amacıyla Konak Vapur İskelesi önünde kurduğu standı ziyaret etti. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Karşıyaka ilçe Başkanı Levent Güçlü, Karabağlar İlçe Başkanı Volkan Gürboğa gibi isimler ziyarete katılım gösterdi. Stand ziyaretinin ardından heyet, SGK İzmir İl Müdürlüğü önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Karasu, “AKP vekilleri emekliye lütuf olarak göstermektedir. Meclis kürsüsünde tabuta dahi tahammül edemediler ama emeklileri canlı canlı tabuta gömüyorlar” ifadelerini kullandı.

“EMEKLİLER KİMSESİZ DEĞİL”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Siz emekli olduktan sonra rahat yaşamak istediniz, çocuklarınıza ve torunlarınıza zaman ayırmak istediniz ama 24 yıldır bu ülkeyi yöneten AKP, 24 yıldır her yıl sizin cebinizden almaya devam etti. 17 milyon emeklinin ortalama maaşı 23 bin 50 TL. En düşük emekli maaşı da 20 bin TL. Cumhuriyet tarihinde ilk defa memur emeklisinin maaşı açlık sınırının altında kaldı. Açlık sınırının 30 bin TL olduğu ülkede emekli 20 bin TL’ye mahkum edildi. AKP iktidarı da utanmadan sıkılmadan emeklilere gariban diyor. Bu ülkenin emeklileri gariban ve kimsesiz değil” ifadelerini kullandı.

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç de emekli maaşlarına ilişkin konuştu. AK Parti iktidara geldiğinde emekli maaşı ile 8 çeyrek altın alındığına dikkat çeken Güç, şu ifadeleri kullandı:  “Yıllarca bu ülkeye hizmet eden biri torununa harçlık veremediği için başını eğmek, elektrik faturasını öderken mutfağını düşünmek zorunda mı?  Emekli maaşı yaşamak için yeterli olacak, hayatta kalmak için değil. Biz halkımızla AKP gibi inatlaşmayacağız, halkın sesine kulak vereceğiz. İnsanca yaşanacak bir düzen kuracağız”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-li-karasu-izmir-den-ses-yukseltti-emekliyi-canli-canli-tabuta-gomduler-3503.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-li-karasu-izmir-den-ses-yukseltti-emekliyi-canli-canli-tabuta-gomduler-3503.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-li-karasu-izmir-den-ses-yukseltti-emekliyi-canli-canli-tabuta-gomduler-3503-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-li-karasu-izmir-den-ses-yukseltti-emekliyi-canli-canli-tabuta-gomduler-3503.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-li-karasu-izmir-den-ses-yukseltti-emekliyi-canli-canli-tabuta-gomduler/967/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 16:31:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kasapoğlu'ndan "Kaybedecek tek saniyemiz yok" çıkışı]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda yapılan 2025 yılı değerlendirme toplantısında konuşan Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir milletvekili Muharrem Kasapoğlu, “İzmir için kaybedecek tek bir saniyemiz yok” dedi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[TUNAY AFYON/ AK Parti İzmir İl Başkanlığı, 2025 yılı değerlendirme toplantısını il başkanlığı binasında gerçekleştirdi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ev sahipliğinde, AK Parti İzmir milletvekili Muharrem Kasapoğlu’nun katılımı ile gerçekleşen toplantıda İzmir’in sorunlarına değinildi. Spordan, siyasete İzmir’deki sorunlara dikkat çeken Kasapoğlu, “İzmir için kaybedecek tek bir saniyemiz yok” dedi. 2025 yılı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kasapoğlu, “AK Parti, dinamizmin sembolü bir hareket. 2025 partimiz açısından ülke genelinde olduğu gibi İzmir’de de başarılı bir yıl oldu. 11,5 milyon üyenin üzerine çıktı AK Parti. En yakın rakibe 9,6 milyon fark. Bu destan değil de nedir? Bu bir adanmışlığın ve kardeşliğin sonucu. Geride bıraktığımız yolda yeni bir destan yazan, arılar gibi çalışan teşkilatımızı tebrik ediyorum. Bu yıl da yine bu yürüyüş için daha büyük adımlara vesile olsun ifadelerini kullandı.  

“İzmir’in boşa harcayacak tek saniyesi yok”

İzmir ile ilgili değerlendirmelerini, kentin sahip olduğu potansiyele dikkat çekerek sürdüren Kasapoğlu, “İzmir bir dünya şehri, Türkiye için sembol bir şehir. Konumu itibari ile ve çok kucaklayıcı bir şehir olması ile demografisiyle de çok özel bir şehir. Kardeşliği sembolize eden bir şehir. Öğrenci ve turizm şehri, doğası ile çok özel bir emanet bu şehir ve tabi fuar şehri. Marka kulüpleri var, en başta futbol, sonra başka branşlar. Bu şehre karşı sorumluluklarımız var, boşa harcayacak tek bir saniyesi yok bu şehrin. Sosyal belediyecilik ve sosyal anlamda çok üst standartları hak ediyor. Bu şehre dair 2025’te nasıl bir gayret gösterdiysek bundan sonraki süreçte de bu şehrin insanlarına hizmet sorumluluğu ile devam edeceğiz. İki günümüz birbirine eşit olmayacak, boşa geçirecek tek bir saniyemiz dahi yok” diye konuştu.

“Kemeraltı esnafının yüzde 70’ini tanıyorum”

Cumhuriyet Halk Partisi tarafından AK Parti’ye yönelik “sahada yoklar” iddialarına cevap veren AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “Kasapoğlu vekilimiz dahil olmak üzere hepsi geldiklerinde Kemeraltı’na en az bir kere gidiyorlar. Ben dün saat 09.00’dan akşam 18.00’e kadar oradaydım. Esnafın yüzde 60-70’ini tanıyorum. Oraya gittiğimde insanlar bana sarılıyor. Diyaloglarımız çok güçlü. Bizim vatandaşımızla, esnafımızla en ufak bir sıkıntımız yok” diye konuştu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/kasapoglu-ndan-kaybedecek-tek-saniyemiz-yok-cikisi-1466.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/kasapoglu-ndan-kaybedecek-tek-saniyemiz-yok-cikisi-1466.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/kasapoglu-ndan-kaybedecek-tek-saniyemiz-yok-cikisi-1466-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/kasapoglu-ndan-kaybedecek-tek-saniyemiz-yok-cikisi-1466.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/kasapoglu-ndan-kaybedecek-tek-saniyemiz-yok-cikisi/966/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Jan 2026 14:49:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Saygılı'dan İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne Çankaya katlı otopark çıkışı!]]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Çankaya Katlı Otopark altında Kemeraltı esnafı ile bir araya gelerek otoparkın sürecine ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Buluşma sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Saygılı, CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni sert sözlerle eleştirdi.
]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, "Çankaya Katlı Otoparkı, İzmir’in en büyük kapalı otoparkıdır ve kent merkezinde otopark yükünü en fazla çeken noktaların başında gelmektedir. Bu yapı hakkında mahkeme açıkça şunu söylüyor: ' Güçlendirme yapılabilir.' İzmir Büyükşehir Belediyesi Biz burayı yıkacağız’ diyor. Neye göre yıkacaksınız? Yıktıktan sonra buraya ne yapacaksınız? Ortada ne bir plan var, ne bir alternatif, ne de bir vizyon. Sorunlar nasıl çözümsüz bırakılır, CHP belediyeciliği bugün bunu tüm İzmirlilere, özellikle de bu otoparkı kullanan Kemeraltı esnafına açıkça göstermektedir. Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz hak ve menfaatlerinin korunması, bölgenin otopark ihtiyacının karşılanması ve Kemeraltı esnafının mağduriyet yaşamaması amacıyla yapının yeniden kullanıma sunulması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda taşınmazın güçlendirilmesine yönelik iş ve işlemlerin Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülmesi için çalışmalar başlatılmıştır. “diye konuştu.
Başkan Saygılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “CHP belediyeciliği, ‘biz yaptık oldu’ anlayışıyla kenti yönetmeye çalıştığı için sorunlar çözümsüz kalıyor, İzmirli mağdur edilmeye devam ediliyor. Çankaya Katlı Otoparkı, İzmir’in en büyük kapalı otoparkıdır ve kent merkezinde otopark yükünü en fazla çeken noktaların başında gelmektedir. Bu yapı hakkında mahkeme açıkça şunu söylüyor: ‘Güçlendirme yapılabilir.’ İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay, Haziran 2024’te yaptığı açıklamada, ‘Bakanlığımız bu bina güçlendirilebilir derse biz de güçlendiririz’ diyor. Gerekli yazışmalar yapılıyor ve Bakanlık, bu binanın güçlendirilebileceğini, mülkiyet sahibi olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu işlemi yapabileceğini resmi olarak bildiriyor. Bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi, otoparkın ortakları olan Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Ziraat Bankası’ndan muvafakat istiyor. Her iki kurum da hem muvafakat veriyor hem de kendi payları oranında maliyeti karşılamaya hazır olduklarını resmi olarak bildiriyor. Tüm bu süreç tamamlandıktan sonra, tam 17 ay boyunca İzmir Büyükşehir Belediyesi hiçbir adım atmıyor."

Katlı otoparkla ilgili güçlendirmeye esas yönetmeliğin gerektirdiği hiçbir teknik çalışma yapılmadı iddiası

"Bugün çıkıp, ‘Biz çalışma yaptık, buranın yıkılması gerekiyor’ diyorlar. Peki, bu çalışmaları ortaklara resmi yazıyla istediklerinde neden tek bir belge dahi gönderemiyorlar?" diyerek sözlerini sürdüren Saygılı, "İzmir’in kalbinde, Kemeraltı esnafının ve vatandaşlarımızın en yoğun şekilde kullandığı bu otopark için 17 ay boyunca güçlendirmeye esas yönetmeliğin gerektirdiği hiçbir teknik tetkik yapılmadı. Üst katlardan karot alınmadı, zemin etüdü yapılmadı, performans analizi yapılmadı. Yani mühendislik ilkelerine uygun, gerçek bir maliyet hesabı ortaya konulmadı. Sonra çıkıp, ‘Biz burayı yıkacağız’ diyorlar. Neye göre yıkacaksınız? Yıktıktan sonra buraya ne yapacaksınız? Ortada ne bir plan var, ne bir alternatif, ne de bir vizyon. Yaptıklarını açıklayamayınca, otoparkı kapatıyoruz diye girişine afiş astılar. Saatler geçmeden yaptıkları hatayı anlayıp o afişi kaldırdılar. Ardından da adeta ‘Ben küstüm, oynamıyorum’ der gibi, ‘O zaman siz yapın’ dediler. Yoksa burayı da yarım bıraktığınız işler gibi izbe, terk edilmiş, hırsızların ve talanın kol gezdiği bir alan haline mi getireceksiniz? Sorunlar nasıl çözümsüz bırakılır, CHP belediyeciliği bugün bunu tüm İzmirlilere, özellikle de bu otoparkı kullanan Kemeraltı esnafına açıkça göstermektedir." İfadelerini kullandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi bu işin maliyetine katkı sunmayacağını belirtse de Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz, esnafımızı, vatandaşımızı mağdur etmeyecektir  İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mali katkı sunmayacağını açıklamasına rağmen Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluktan kaçmayacağını vurgulayan Saygılı, "Ne planlama var, ne çalışma var, ne de vizyon. Sorunun çözümüne dair resmi süreç de ortadadır. Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz hak ve menfaatlerinin korunması, bölgenin otopark ihtiyacının karşılanması ve Kemeraltı esnafının mağduriyet yaşamaması amacıyla yapının yeniden kullanıma sunulması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda taşınmazın güçlendirilmesine yönelik iş ve işlemlerin Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülmesi için çalışmalar başlatılmıştır.
Bu kapsamda taşınmazın diğer hissedarları olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’nden gerekli muvafakatlar istenmiş, söz konusu muvafakatlar alınmıştır. Buna istinaden, yapının güçlendirilebilmesine esas proje hazırlanmasına yönelik ihale hazırlıkları için Genel Müdürlükten gerekli talimatlar alınmış ve süreç titizlikle, özenle ve şeffaf bir şekilde takip edilmektedir. Her ne kadar İzmir Büyükşehir Belediyesi bu işin maliyetine katkı sunmayacağını belirtse de Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz, esnafımızı, vatandaşımızı mağdur etmeyecektir." dedi.

 

Sorun çözmek isteyen plan yapar, alternatif üretir, çalışır

Cemil Tugay'ın katlı otoparkı kaçak olarak nitelendirmesine tepki gösteren Başkan Saygılı, yapının dönemin plan ve onay süreçlerine uygun bir şekilde inşa edildiğini vurgulayarak açıklamasını şu şekilde sürdürdü, "İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, önce otoparka “kaçak” diyerek geçmiş dönem belediye başkanlarını suçladı. Oysa bu yapı, yapıldığı dönemde yürürlükte olan planlara ve onay süreçlerine uygun şekilde inşa edilmiştir. Bir yapının inşa edilmiş olması zaten plan ve ruhsata dayalı bir sürecin varlığını gösterir. Bu gerçeği görmezden gelmek, konuyu bilmemekten başka bir şey değildir.
Daha sonra alanın 1. derece arkeolojik sit kapsamına girdiği doğrudur; ancak ilgili kurul tarafından sit derecesi 3. dereceye düşürülmüştür. Bu aşamadan sonra plan yapma yetkisi ve sorumluluğu tamamen belediyeye aittir. Yani bugün itibarıyla planlama açısından ortada hiçbir engel yoktur. Şayet Vakıflar tarafından yürütülen güçlendirme çalışmaları sonucunda teknik bir sorun ortaya çıkarsa dahi, bölgenin tarihi dokusuna uygun ve ihtiyacı karşılayacak yeni bir otopark planlaması yapılabilir. Bunun dünyada sayısız örneği vardır. Avrupa’nın tarihi merkezlerinde, “old town” olarak adlandırılan bölgelerde, tarihi dokuya uyumlu modern otopark çözümleri başarıyla hayata geçirilmiştir. Sorun çözmek isteyen plan yapar, alternatif üretir, çalışır. Ancak niyet iş yapmak değilse, ipe un sermek siyaset ve hizmet gibi sunulur. Biz bu süreci tüm hassasiyetiyle ve yakından takip ediyoruz. Teknik çalışmalardan çıkacak sonuca göre de Vakıflar Bölge Müdürlüğümüzün önceliği, yapının güvenli şekilde güçlendirilerek yeniden hizmete açılmasıdır."
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/baskan-saygili-dan-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-cankaya-katli-otopark-cikisi-733.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/baskan-saygili-dan-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-cankaya-katli-otopark-cikisi-733.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/baskan-saygili-dan-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-cankaya-katli-otopark-cikisi-733-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/baskan-saygili-dan-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-cankaya-katli-otopark-cikisi-733.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/baskan-saygili-dan-izmir-buyuksehir-belediyesi-ne-cankaya-katli-otopark-cikisi/959/</link>
			<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 16:29:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[DSP İzmir İl Başkanı Kocabıyık’tan CHP’li belediyelere “üst yönetim” tepkisi]]></title>
			<description><![CDATA[Özel Haber-DSP İzmir İl Başkanı Osman Kocabıyık, İzmir’de CHP’li belediyelerin yönetim anlayışı ve hizmet performansını hedef alarak, parti genel merkezinin bazı belediyelere “kayyum benzeri üst yönetim” uygulaması getirdiğini öne sürdü.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Batuhan Yiğit-Demokratik Sol Parti İzmir İl Başkanı Osman Kocabıyık, İzmir’de Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik sert eleştirilerde bulundu. Kocabıyık, CHP Genel Merkezi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilçe belediyeleri arasında ciddi bir güven ve yönetim sorunu yaşandığını savundu.

“Üst yönetim iddiası”

Kocabıyık, Karabağlar, Konak, Buca ve Karşıyaka belediyelerine parti içinden “kayyum gibi” bir üst yönetim getirildiğini ileri sürerek, bunun CHP’li belediyelerdeki hizmet eksikliklerinin açık göstergesi olduğunu söyledi. Kocabıyık, “Kendi içlerinde hizmet üretemeyen belediyelerden artık İzmirliye fayda beklenemez” ifadelerini kullandı.

Genel merkeze güven eleştirisi

İzmir’in Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 14 milletvekili olmasına rağmen Ankara’dan milletvekillerinin belediyeleri incelemeye gelmesini de eleştiren Kocabıyık, bu durumun CHP Genel Merkezi’nin İzmirli başkanlara ve milletvekillerine güvenmediğini ortaya koyduğunu iddia etti.

Büyükşehir ve ilçe belediyeleri hedefte

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a da yüklenen Kocabıyık, camilere yönelik su uygulamalarına ilişkin iddiaların kamuoyunda büyük rahatsızlık yarattığını savundu. Karşıyaka Belediyesi’nin mali sorunlarına dikkat çeken Kocabıyık, ilçenin borç yüküyle baş başa bırakıldığını öne sürdü.

Konak, Foça ve diğer ilçeler

Konak Belediyesi’nde son dönemde kamuoyuna yansıyan asayiş ve yönetim sorunlarının kabul edilemez olduğunu ifade eden Kocabıyık, Foça Belediyesi için ise altyapı, yol ve dere temizliği konularında ciddi eksikler bulunduğunu iddia etti. Bergama Belediyesi’nde yönetim zafiyeti yaşandığını, Menderes Belediyesi’nde ise CHP’li meclis üyeleri arasındaki anlaşmazlıkların belediye çalışmalarını olumsuz etkilediğini savundu.

“İzmir çıkmaza sürüklendi”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e çağrıda bulunan Kocabıyık, yanlış kadro tercihlerinin İzmir’i geri dönülmez bir sürece soktuğunu ileri sürdü. Kocabıyık, “İzmir iki yıldır yerinde sayıyor. İzmirli vatandaş bu yaşananları unutmayacak” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-chp-li-belediyelere-ust-yonetim-tepkisi-4313.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-chp-li-belediyelere-ust-yonetim-tepkisi-4313.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-chp-li-belediyelere-ust-yonetim-tepkisi-4313-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-chp-li-belediyelere-ust-yonetim-tepkisi-4313.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/dsp-izmir-il-baskani-kocabiyik-tan-chp-li-belediyelere-ust-yonetim-tepkisi/927/</link>
			<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 15:18:08 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tugay: Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar]]></title>
			<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, belediyeye ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesine “İzmir halkının malına çökemezler” diyerek tepki gösterdi. Göreve geldiği günden beri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yurt dışından aldığı hiçbir kredinin onaylanmadığını ifade eden Başkan Tugay, İzmir’in yatırımlarının siyaset konusu yapılmasına tepki göstererek, “Ya hizmet getirsinler ya da engel olmasınlar biz yapalım” dedi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İzmir büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Fuar İzmir’de kapılarını açan IF WEDDING FASHION İZMİR – 19. Gelinlik, Damatlık Ve Abiye Giyim Fuarı’nın açılış töreninde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başkan Dr. Cemil Tugay,  “Kentin tamamına hizmet götürmeyi hedefleyen bir belediye başkanı olarak hükümetimizle, bakanlıklarımızla uyum sağlamaya, İzmir’e hizmet getirmeye çalışıyorum. İzmir’in uzun süredir bekleyen sorunlarını çözmek için yapıcı adımlar atacağız dedim. Bunu da yapıyoruz. İnciraltı planları, Balçova arsa mağdurları, Basmane çukuru gibi örnek konular var. Bunlar devam edecek. İzmir büyük bir kent. Deprem Master Planı, Ulaşım Master Planı hazırlıyoruz. Körfez temizliği için tarihte görülmemiş bir çalışmayı sürdürüyoruz” diye konuştu.

“Hiçbir anlaşma onaylanmadı”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği ve planladığı pek çok projeye ilişkin yurt dışı kredi kullanımına Ankara’dan onay gelmemesine tepki gösteren Başkan Tugay, “Bazı şeyler, bizim yetkimiz dışında ve finansman desteğine ihtiyaç var. Bu finansman için aslında İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi kredi notuyla uluslararası finans kuruluşlarından kredi anlaşmaları yapıyor. Ama bunların bakanlıktan onaylanması lazım. Bakanlıktan onaylanması demek, hükümetin ya da bakanlığın bu krediye kefil olması demek değil. Bir kefil istenmiyor. Ben 22 aya yakın süredir görevdeyim. Bu süre içinde hiçbir anlaşma onaylanmadı. Bunun için Maliye Bakanımıza gittik, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza gittik. İlgili olan herkesle görüştük. Yapılır dediler, olabilir dediler. Yapılandırmalarla bu konuyu hallederiz dediler. Ama şu ana kadar halledilmiş değil” dedi.

“Siyaset üstü görüyoruz”

Başkan Tugay, “Mesela Şakran’a kanalizasyon ve arıtma yapılacak. Bunun için kredi anlaşmamız var, onay gelmemesi bunu almamamız demektir. Pek çok proje var. 4. fazın kredisi var, anlaşması yapılmadı. O nedenle kendi kaynaklarımızla ödüyoruz. Çamur kurutma tesisi gibi altyapı projeleri var. Ulaşım projeleri var. Tramvay alacağız, metro alacağız, Buca metrosunu Gaziemir’e uzattık, elektrikli otobüs alacağız, çöp tesisi yapımı var, bunlarla ilgili krediler var. Bunların hangisi siyaset konusu yapılabilir? Bunları siyaset üstü görüyoruz. Siyaset üstü gördüğüm bu konularla ilgili bakanlıklarımızla, üst düzey bürokratlarımızla gidip görüşüyorum. Görüştükten sonra beklediğim şey olumlu adımların atılması. Nedense İzmir’in AK Partili siyasetçileri, bunları hep siyaset konusu yapıyor. Bir kuruş hükümetin cebinden çıkmadığı halde, bunların hepsi dış kredi olduğu halde sanki kendileri bir iyilik yapıyormuş gibi konuşuyor. Bundan rahatsızım. Bunun değişmesi lazım. İzmirlilerin de bunu anlaması lazım. Biz hükümetten para istemiyoruz. Bizim kendi yaptığımız dış kredi anlaşmalarının mevzuat gereği onaylanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Şapkadan tavşan çıkarmaya çalışır gibi bir sürü ulaşım projesi yapıyoruz”

İzmir’in bekleyen sorunları için çağrı yapan Başkan Tugay, “AK Parti’nin yerel siyasetçileri, özellikle milletvekillerine soruyorum; siz İzmir’e ne hizmet getirdiniz? Özellikle üç dönem milletvekilliği yapanlar var. Bana okul yapıldı deniyor. Okulu İzmirlilerin vergileriyle Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Hamza Dağ aday olduğu zaman ikinci çevre yolunu yapacağız diye söz verdi. O hükümetin sözüydü aynı zamanda. Görüyorsunuz, hala bir şey yok. Altınyol’da, çevre yolunda ne kadar trafik sıkışıklığı olduğunu herkes görüyor. Peki, bizim İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak trafiği rahatlatmak için bir sürü ulaşım projesi yapıyoruz. Ama asıl çözüm ikinci çevre yolunda. Bir an önce başlaması lazım ama adım atılmıyor. İzmir’in temel sorunlarında, altyapıda, ulaşımda, kentsel dönüşümde beklediğimiz desteği görmüyorum. Bunun da siyasi olmaması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“Gerçek dışı açıklamalarla insanların kafalarını karıştırmasınlar”

AK Parti’nin İzmir’de Cumhuriyet Halk Partisi ile yarışacaksa, bunu hizmet getirerek yapması gerektiğini belirten Tugay, sözlerine şöyle devam etti: “Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin hizmet getirmesini engelleyerek siyaset yaparsanız halka zararınız oluyor, şehre zararınız oluyor. Çöp konusu, körfez kirliliği siyaset konusu yapılamaz. Türkiye’nin her tarafında susuzluk var. Yağmur yağmıyor çünkü. Buna çıkıp becerisizlik diyorlar. İzmir, Türkiye’nin en iyi kayıp kaçak oranlarından birine sahip ama bunu da çarpıtıyorlar. Yalan yanlış rakamlarla insanların kafalarını karıştırıyorlar. Biz de sürekli altyapı yatırımları yapıyoruz. Hepsi yer altına gömüldü. Ama doğru şeyler bunlar. Bunu yapmamız lazım. Şehrin sorunlarına gerçek çözümler getirmemiz lazım. Ben İzmirlilerin bunu anlayacağını biliyorum. Sürekli gerçek dışı açıklamalarla insanların kafalarını karıştırmayı bıraksınlar. Onun yerine beklediğimiz şeyi yapsınlar, hizmet getirsinler. Ya da bıraksınlar biz hizmet edelim, engel olmasınlar. Ben göreve geldiğimden beri bir tane bile yurt dışı kredisi onaylanmadı. Geçmişte onaylanan bazı kredilerin ödeme birimleri serbest bırakıldı. Bunu onayladık diyorlar” ifadelerini kullandı.

“İzmir halkının malına çökemezler”

Büyükşehir’e ait bazı mülklerin Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesine geçirilmesi hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Tugay, “Üç tane halihazırda hizmet için kullandığımız binayla ilgili, bizim haberimiz olmadan, ihbarda ve bildirimde bulunmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü bir belge üzerinden tapuda kendi üzerine geçirmiş. Biz bunu sonradan öğrendik. Eşrefpaşa Hastanesi’nin oradaki bina, Egemenlik Binası ve Meslek Fabrikası. Bunların üçü de belediyenin aktif olarak kullandığı, yıllardır bakımını, tamirini, onarımını yaptığı yapılar. Biz bunları ticari bir amaçla kullanmıyoruz. Tamamen eğitim, kültür, insanları meslek edindirmek için ya da hizmet binası olarak kullanılan yerler bunlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne daha doğrusu İzmir halkına ait olan bu binalara el koymak inanılmaz bir şey. Aklımız almıyor bu tavrı, kesinlikle almıyor. Buna karşı hukuki haklarımızı kesinlikle savunuyoruz, savunacağız ve mahkemeye başvurduk. Mahkeme ihtiyati tedbir kararı aldı. Şu anda kesinleşmiş karar yok, bu mücadeleyi sonuna kadar yapacağız. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü aklını başına toplamaya davet ediyorum. İzmir halkının malına çökemezler. Böyle bir şey olmaz, buna izin vermeyeceğiz” dedi.

“Yasal altyapısı yok”

Paylaşımlı yolculukla ilgili teslim edilen imzalar hakkında da konuşan Başkan Tugay, “Bunun yasal altyapısı yok, o yüzden onay vermiyoruz. Yasasının olması lazım. Hükümet buna uygun yasa çıkarsın ona göre karar verelim” şeklinde konuştu.

“Laiklik herkes için çok kıymetli”

Bir tarikat tarafından  İzmir’de düzenlenen gösteri hakkındaki görüşleri de sorulan Başkan Tugay, “Laik bir ülkede laiklik karşıtı yapılanmanın nasıl tehlikelerinin olacağını yaşayarak gördük. Umuyorum burada devletimiz bu tür şeyleri de yakından takip ediyordur ve herhangi yanlış bir şey yapılmasına izin vermez” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/tugay-ya-hizmet-getirsinler-ya-da-engel-olmasinlar-2323.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/tugay-ya-hizmet-getirsinler-ya-da-engel-olmasinlar-2323.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/tugay-ya-hizmet-getirsinler-ya-da-engel-olmasinlar-2323-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/tugay-ya-hizmet-getirsinler-ya-da-engel-olmasinlar-2323.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/tugay-ya-hizmet-getirsinler-ya-da-engel-olmasinlar/926/</link>
			<pubDate>Tue, 20 Jan 2026 15:08:48 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[''Yeni CHP’nin 'istenmeyen politik figüranı''']]></title>
			<description><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, çıktığı bir televizyon programında kendisi hakkında gerçek dışı konuşma yapan CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat'a sert tepki vererek, ''Her türlü iftira ve karalamalarına siyasetlerine; AK Parti’nin İzmir’deki eser ve hizmetleriyle cevap verince dilleri lâl olan yeni CHP’nin “istenmeyen politik figüranı” şimdi şahsımla ilgili gerçekle bağdaşmayan açıklamalarda bulunuyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, yaptığı açıklamada, ''En büyük eserleri milletin parasıyla açtıkları heykel olan nasipsizlerin kadro dışı bıraktığı Mahir Polat şahsım üzerinden mesnetsiz ifadeler kullanmış. Her türlü iftira ve karalamalarına siyasetlerine; AK Parti’nin İzmir’deki eser ve hizmetleriyle cevap verince dilleri lâl olan yeni CHP’nin “istenmeyen politik figüranı” şimdi şahsımla ilgili gerçekle bağdaşmayan açıklamalarda bulunuyor. Bu sayede belki göze girmeye, yeni efendilerine başını okşatmaya ve aferin almaya yelteniyor.Ne diyelim! Yeni efendilerin inşallah başını okşar, sana aferinini verir, iyi ve sıcak bir koltuk hazırlar. Siz meselenin gerçeğini yine de benden dinleyin. Bilal Saygılı Camii ve Külliyesi herhangi bir devlet kurumunun, herhangi bir vakıf ya da derneğin, herhangi bir vergi mükellefinin ya da babam dahi olsa ikinci bir hayırseverin tek bir kuruşuyla yapılmamıştır. İnşaatın yavaşladığı ve finansman konusunda dönemsel zorluklar yaşadığım süreçler olmuştur. Bu anlarda bile kimseden bir kuruş talep etmeden mülküm olan dört adet taşınmazı satarak oluşturduğum kaynakla inşaatı ve külliye projesini Allah’ın izniyle tamamladım. Hatta vergi muafiyeti hakkına sahip olmama rağmen, bu muafiyetten yararlanmadım. Bir hayır meselesini, Müslümanların kullanımına tahsis edilmiş bir ibadethane ve külliyeyi siyasi bir polemik malzemesi haline getiren bu ucuz edepsizliği İzmir kamuoyunun takdirine bırakıyorum.''
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/yeni-chp-nin-istenmeyen-politik-figurani-6933.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/yeni-chp-nin-istenmeyen-politik-figurani-6933.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/yeni-chp-nin-istenmeyen-politik-figurani-6933-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/yeni-chp-nin-istenmeyen-politik-figurani-6933.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/yeni-chp-nin-istenmeyen-politik-figurani/919/</link>
			<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 16:52:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[CHP Çeşme Kadın Kolları, Zübeyde Hanım’ı Vefatının 103. Yılında Andı]]></title>
			<description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çeşme Kadın Kolları, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı, vefatının 103. yılında Ildır Mahallesi’nde bulunan anıtı başında düzenlenen törenle saygı ve minnetle andı.

]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Anma törenine CHP Çeşme Kadın Kolları Başkanı Derya Atalan’ın yanı sıra Çeşme Belediye Meclis Üyesi İbrahim Atalan ve Ildırlı vatandaşlar katıldı. Anıt önünde gerçekleştirilen törende duygusal anlar yaşanırken, Zübeyde Hanım’ın Türk milletinin hafızasındaki yeri bir kez daha vurgulandı.

Törende konuşma yapan CHP Çeşme Kadın Kolları Başkanı Derya Atalan, Zübeyde Hanım’ın yalnızca bir anne değil, Anadolu kadınının sabrını, dirayetini ve onurlu duruşunu temsil eden güçlü bir simge olduğunu ifade etti. Atalan konuşmasında şu sözlere yer verdi:

“Bugün burada, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ı saygı ve minnetle anmak için bir aradayız. Zübeyde Hanım; sabrın, dirayetin ve Anadolu kadınının onurlu duruşunun simgesidir. O, yalnızca bir anne değil; bir millete yön veren bir evladın temelini atan güçlü bir kadındır. Biz kadınlar bugün eşitlikten, özgürlükten ve Cumhuriyet’ten söz edebiliyorsak, bunu Zübeyde Hanım’ın yetiştirdiği Atatürk’e borçluyuz. Cumhuriyet Halk Partisi Çeşme Kadın Kolları olarak, onun mirasına sahip çıkmaya ve kadınların sesini büyütmeye devam edeceğiz. Zübeyde Hanım’ı rahmet ve saygıyla anıyorum. Ne mutlu Atatürk’ün izinde yürüyenlere.”

Anma töreni, yapılan konuşmanın ardından Zübeyde Hanım anıtı önünde saygı duruşu ile sona erdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-cesme-kadin-kollari-zubeyde-hanim-i-vefatinin-103-yilinda-andi-4872.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-cesme-kadin-kollari-zubeyde-hanim-i-vefatinin-103-yilinda-andi-4872.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-cesme-kadin-kollari-zubeyde-hanim-i-vefatinin-103-yilinda-andi-4872-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/chp-cesme-kadin-kollari-zubeyde-hanim-i-vefatinin-103-yilinda-andi-4872.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/chp-cesme-kadin-kollari-zubeyde-hanim-i-vefatinin-103-yilinda-andi/901/</link>
			<pubDate>Thu, 15 Jan 2026 09:59:35 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çağatay Güç: “Bu millet boş lafı sevmez, icraatı olmayan negatif siyasete itibar etmez”]]></title>
			<description><![CDATA[Batuhan Yiğit-Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, düzenlediği basın toplantısında Türkiye ve İzmir gündemine ilişkin değerlendirmelerde...]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Batuhan Yiğit-Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, düzenlediği basın toplantısında Türkiye ve İzmir gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İktidarın İzmir üzerinden siyaset üretmeye çalıştığını savunan Güç, ülkenin temel sorunlarının görmezden gelindiğini ifade etti.
“İktidar herkesi krizin içine sürükledi”
AKP iktidarının vatandaşın geçim, sağlık, eğitim ve adalet sorunlarına çözüm üretemediğini dile getiren Güç, “Emekli umurlarında değil, asgari ücretli umurlarında değil, gençler ve işsizler umurlarında değil. Bugün ‘Türkiye’de her şey yolunda’ diyebilecek tek bir vatandaş yok. Bu tablo herkesin iliklerine kadar hissettiği bir ekonomik kriz ve sosyal çöküştür” diye konuştu.
“İzmir yine üvey evlat muamelesi görüyor”
2026 bütçesinde İzmir’e ayrılan yatırımları eleştiren Güç, kent için somut hiçbir proje ortaya konulmadığını savundu. Raylı sistem, ulaşım, çevre, altyapı ve sanayi yatırımlarının yok denecek kadar az olduğunu belirten Güç, “İzmir üretir, İzmir çalışır ama AKP’li siyasetçiler bu kenti koca bir hiçle baş başa bırakmıştır. İzmir’e yapılan bu haksızlığı unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.
“İZBAN’daki asıl sorun TCDD uygulamaları”
İZBAN’da yaşanan aksaklıkların kaynağının TCDD olduğunu söyleyen Güç, hat kullanım bedeli ve enerji giderlerindeki artışlara dikkat çekti. 2025 yılı verilerini paylaşan Güç, bu iki kalemin toplam gelirin yaklaşık yüzde 66’sını oluşturduğunu belirterek, “Bakım yapmıyorsunuz, hatları siz yönetiyorsunuz ama faturayı Büyükşehir’e ve İzmirliye kesiyorsunuz. Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
“Atamer Mahallesi’nde belediye çalıştı, AKP sustu”
Atamer Mahallesi’nde riskli yapıların tespit edildiğini, kamulaştırma, yıkım, kira ve taşınma desteklerinin sağlandığını anlatan Güç, vatandaşlara üç farklı çözüm seçeneği sunulduğunu hatırlattı. “Şovlar bittiğinde ortadan kayboldular” diyen Güç, AKP’li yöneticilerin mahalledeki yoksulluk, işsizlik ve madde bağımlılığı sorunlarına dair hiçbir çözüm üretmediğini söyledi.
“Bu şehir susuz kalırsa sorumlusu iktidardır”
İzmir’in su sorununa da değinen Güç, su planlamasının DSİ’nin sorumluluğunda olduğunu vurguladı. Yıllardır sağlıklı bir planlama yapılmadığını savunan Güç, “Bu şehri susuzluğa mahkûm eden bir zihniyet bu ülkeyi yönetemez. Eğer İzmir susuz kalırsa bunun sorumlusu iktidardır” dedi.
“Bornova Meydan Projesi siyasi gerekçelerle durduruldu”
Bornova Belediyesi’nin okul, meydan ve müze projelerinin tüm şartlar sağlanmasına rağmen durdurulduğunu ifade eden Güç, belediyenin yaklaşık 1 milyar TL’yi aşan yatırım taahhüdüne rağmen sürecin gerekçesiz şekilde askıya alındığını söyledi. Bunun iktidarın İzmir’e bakış açısını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.
“Bu millet boş lafı sevmez”
Basın toplantısının sonunda iktidar temsilcilerinin sürekli açıklama yapmasına tepki gösteren Güç, “Bu millet boş lafı sevmez. Karşılığı olmayan, icraatı olmayan, sürekli suçlayan negatif siyasete itibar etmez. Bugün vatandaşın tek umudu Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Biz halkın yanındayız, bu ülkenin geleceğiyiz ve bu düzeni birlikte değiştireceğiz” diye konuştu.


Tahmini okuma suresi: 3 dakika.]]></content:encoded>
		    <image>https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/cagatay-guc-bu-millet-bos-lafi-sevmez-icraati-olmayan-negatif-siyasete-itibar-etmez-2684.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/cagatay-guc-bu-millet-bos-lafi-sevmez-icraati-olmayan-negatif-siyasete-itibar-etmez-2684.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/cagatay-guc-bu-millet-bos-lafi-sevmez-icraati-olmayan-negatif-siyasete-itibar-etmez-2684-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.yerelpolitika.com/images/haberler/2026/01/cagatay-guc-bu-millet-bos-lafi-sevmez-icraati-olmayan-negatif-siyasete-itibar-etmez-2684.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.yerelpolitika.com/cagatay-guc-bu-millet-bos-lafi-sevmez-icraati-olmayan-negatif-siyasete-itibar-etmez/893/</link>
			<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 11:47:50 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>